Aşk Mektupları / Songül Özcan

Görüldüğü gibi konuyu anlatmada kullanılan nesne aynı olmasına rağmen eserler içerisindeki aksiyon hep bambaşkadır. Ancak odağında hep insan vardır. Kullanılan nesne yani ayakkabılar araçsal varlıklarını kaybetmişler ve insan hakikatini anlatmada imge olarak kullanılmışlardır. Sunay Akın’ın Bir Çift Ayakkabı kitabında olduğu gibi nesne bir çift ayakkabı olsa da hikaye hep başka başkadır.
Aşk ve söz, birbirini kuşatan ve besleyen derin sularmış. Edgar Morin’in söylediği gibi “Aşk yaşam şiirinin bir parçası, Şiir yaşam aşkının bir parçası”ymış…

Yazık ki zamanımızın en derin ve en tutkulu aşkları “Seni Seviyorun” dan daha ince daha etkili insanı kendinden geçiren sevda sözleri bulamıyor. Bir mektuba hitap cümlesi bile yazamayan genç aşıkları dedelerinin aşk mektuplarındaki incelik var mıdır?

“Aşk mektubu sancılı bir metindir” diyor Enis Batur. Mektup üzerine yazdığı denemelerde… Ne mektuplarmış onlar!… Şimdi her biri eski ölümsüz bir aşkın belgesi olarak arşivlerde, kitaplarda…

Ahmet Mithat Efendi’nin şair Fitnat Hanım’a yazdığı bir mek-tupta “Biricik rüzgarım, zariflik ve güzellik şairem”, “Memlukem” sözleri adam akıllı şaşkınlığa ve acze düşürüyor insanı. Ahmet Arif’in Leyla Erbil için yazdığı bir mektupta “Küçüğüm, korkunç dahim, sevgilim, senin istediğin gibi de olsam, kayıtsız şartsız kö-len de olsam, daima asıl sen beni affedeceksin.” Sabahattin Ali: “Ömrümde yıllar kadar yar sevdim. Her biri bir başkasının eşidir” diye yazdığı dizelerdeki aşık olduğu kadınlardan Ayşe Sıtkı’ya, bir bölümü “İki gözüm Ayşe” diye başlayan, çoğu cezaevlerinden ya-zılmış 67 mektup, şiirler ve öyküler gönderiyor. Abidin içinse, aşk Güzin demekti.” Abidin Dino, Güzin Dino’ya yazdığı bir mektupta, “Can, sensiz her şey renksiz” diyordu. Abidin’in bu aşk seslenişi, bu kitaba adını verir.

Ne aşklar yaşanmış edebiyatımıza damgasını vuran buraya aktarmak uzun sürecektir ama bir kaç aşkı en azından başlık ha-linde aktarmak isterim… Ümit Yaşar Oğuzcan – Mihriban’a Şiirler Mektuplar, Behçet Necatigil & Huriye Necatigil, Bedri Rahmi Eyü-poğlu&Eren Eyüpoğlu, Cemal Süreya&Zuhal Tekkanat, Özdemir Asaf&Sabahat Selma Tezakın, Nazım Hikmet&Hatice Piraye Altı-noğlu, Nazım Hikmet Piraye’ye Mektuplar, Orhan Veli Kanık&Nahit Fıratlı, Cemil Meriç&Lamia Çataloğlu…

Kendimi bazen aşkın sürgülü kapıları önünde dili bağlı his-sediyorum…

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir