“Dil Kaleme Küsmeden” Ya da Şiiri Kurtarma Operasyonu / Ramazan Seydaoğlu

nvnc3Günümüz yayın dünyasında basımı ve satılması zor, okuyucusu az olan sanatın adı şiirdir. Halbuki şiir bütün sanatların anası
ve temeli olarak kabul edilir. Şiir söz sanatının piri olarak kabul edilse de günümüzde şiiri ve şairi ayağa düşürdüler.

Tarihte devirlere damga vuran şiir, İslam uygarlığından önce Araplarda çok revaçta idi. Söz sanatının üstatları olan Araplar önceleri İlâhî emirler olan Kur’an-i Kerim’i de şiir zanettiler ve Peygamber Efendimize yapıştırdıkları etiketlerden biri de “şair”dir. Ancak kendi içlerindeki şairlerin yalancılıkları ve ahlaksızlıkları Peygamberimizi onların bu yaftalamalarından beri kıldı. Ahlaksızlıkları ve şiirlerinde dile getirdikleri rezilliklerinden dolayı Kur’an-ı Kerim şairleri ‘başı boş salıverilmiş’ hayvanlara benzetmesi uzun zaman İslam Medeniyetinde şiire olan bakışın belirleyicisi olmuştur.
nvnc 1Araplarda, özellikle Divan Edebiyatı’nın vezin tarzı olan aruz çok gelişmiş, onlardan İranlılara geçmiştir. İranlılar Fars dilinin şiirsel söylemleri ile yazdıkları şiirlerle ve divanlarla Arap Edebiyatı’nı geride bırakmışlardır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde İranlılarla siyasi alanlarda ters düşmemizden dolayı şiirde de onlarla bir rekabete girmemize neden olmuştur. Osmanlı şiiri toplumun her kademesine yaymış, hatta bir döneme adını veren Lale Devri’nde doruğa çıkmıştır. Divan Edebiyatı’ndaki eserlerle Osmanlı, tarihi kronolojik sıralamada ağabeyleri olan Arap ve İran Edebiyatı’nın çok geçmiş ve onları geride bırakmıştır.

Geçmişte ihtişamlı bir geçmişi olan şiirin yozlaşması, piyasada olur olmaz binlerce ismin şair olarak dolaşması şiiri ve şiir kitaplarına olan talebi azaltmıştır. Şiirin kurtulması için devletin duruma el koyması ve ilkokullardaki ders kitaplarından başlayarak kaliteli şiir ve şairleri değer verilmesi gerekir. Şiiri ayağa düşürmemek için de özellikle şiir yayınlayan edebiyat dergilerinin bu ürünleri ehil kurullardan geçirmesinden sonra yayınlaması da pratiksel bir çözümdür.

Ayrıca devlet (Kültür Bakanlığı) eliyle şiir kitapları basmalıdır. Bunun için de kitap dosyaları bitmiş olan şairlerin dosyalarını ehil kurullarca incelendikten sonra basılması şiire ve şiir sanatının tekrar canlanmasına yarar gösterecek bir eylem olmuş olacaktır.
Dosyası basılan şaire de teşvik amaçlı bir te’lif ücreti  ödenebilir. Öyle inanıyorum ki böyle bir durumda çok büyük yetenekler ve gelecekte çok büyük şairler ortaya çıkmış olur. Kültür Bakanlığı Yayınlarının dışında özel yayınevleri de parasını veren herkesin şiir kitabını basıp piyasaya sunmasının engellenmesi de şiirin önünü açacak bir diğer çözümdür. Kaliteli şairlerin ve kaliteli şiir kitaplarının artması şiire olan toplumsal bakışı da elbette değiştirecektir.
Toplumun şiire olan ilgisizliğinden dolayı yayınevleri özellikle şiir kitaplarını “satamayız” endişesiyle parasız basmamasıbirçok şiir yeteneklisi insanı zor durumda bırakıyor. Yayınevleri adına basılan şiir kitaplarının birçoğu şairin kendi katkısıyla ancak basılıyor. Piyasada bulunan şiir kitapları ve şiir yayınlayan edebi dergiler hep yürekten çalışan insanların el emeği ile nafakalarından ve çoluk çocuklarının yiyeceğinden keserek yaptıkları çalışmalarla oluyor. Elimizde yayınevlerinde basılmayan ancak okuyucusuna şairinin imkânları ile ulaşan bir kitap var. Bu da Nevin Kılıç’ın “Dil Kaleme Küsmeden” kitabı.

nvnc2Nevin Kılıç “Dil Kaleme Küsmeden” adlı kitabını yaşanmış olaylardan derleyerek yazdığını belirtiyor. Kitap Şubat 2013 yılında Sivas’ta basılmış, ayrıca şiirlere konu olan olayları da bir roman haline getirdiğini belirtiyor.

Sivas Elleri’nin ozanlar ve şairler diyarı olduğunu biliyoruz tüm Anadolu coğrafyası gibi. Duygulu, çilekeş ve olaylara bakışları farklı, toplumsal olaylara ve sevgiye, aşka duyargalarını kapatmayan bir milletiz ya. Nevin Kılıç da kitabında duyargalarının açık olduğunu, yaşama dair hiç bir şeye kayıtsız kalmadığını göstermiş bu kitabında.

İnsanların yaşamları boyunca karşılaştıkları ayrılıklar, ölümler, hastalıklar, yokluklar, sevmeler, ihanetler, sıkıntılı sevinçli her hal kitapta bir mısra veya şiir olarak yer alarak ozanvari bir deyişle karşımıza çıkıyor. Bu yüzden şaireye göre: “tam benlik diyebileceğiniz, size hitap eden bir şiir vardır” bu kitapta.

Dünyanın şiir gibi güzel olması dileğiyle…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

1 thought on ““Dil Kaleme Küsmeden” Ya da Şiiri Kurtarma Operasyonu / Ramazan Seydaoğlu

    Naime

    (2 Ağustos 2016 - 09:52)

    Başarılarının devamını dileriz. Kadınlarımızın başarıları bizim gururumuzdur. İnşallah hak ettiği yerlere gelir. Ülkemizde Kültüre değer verilmese de nevin hanımın çabasını kutluyorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir