“BİR” Kardeş Olalım / Eylül Yasemin Erener

Ananem anlatıyor; “Bizim zamanımız da…” diye başlayan her cümlesiyle ona odaklanıyoruz hepimiz. Evet, onların zamanın da vefa varmış dile vurulmayan minnete çekilmeyen, “Birine iyilik yaptığımız da susardık, bilmezdi hiç kimse. Üzülür diye öyle saklardık ki kendimizden korkardık, duyulursa diye… Şimdilere bakıyorum yaptığı iyilik bilinmeyecek de ona yanar onu konuşur ve belki minnet değilse bile minnete açık duyurmalar yaparlarken buluyorum. O iyilik vefa bil ki, Allah için olsaydı daha kıymete mazhar olurdu, bilmiyor, diyeceğim lakin cin gibi mübarek.” diyerek de bizi kahkahaya boğuyor.

Eski ve şimdi.

Bir şeylerin değiştiği gerçek.

Kardeşliğimiz bile değişti ve sahteliklere açık. Dost, bulamaz haldeyiz artık. İnsanların birbirlerine yaptıkları iyilikler menfaat tabanlı olmaya başladı. Birine yaptığın iyilikler tükenince ya da kesilince tepki almaya başlıyorsun, nerdeyse yaptığın iyilik senin görevin haline geliyor, Birilerini kullanmayı seviyoruz insan olarak.

Eskiden varolanlar şimdi neden yok, nereye gitti, kim aldı elimizden bunca güzel duyguları? Savaşları yarışları konuşmak bile istemiyorum. Kıyamet mi kopuyor demekten kendimi alamıyorum. Önümüzden ölümler geçiyor, cesetlere şahitlik ediyoruz da şu aklımızı öleceğimiz gerçeğine inandıramıyoruz. Sonsuz değiliz oysa. Neden bu kadar kötülük, neden bu kadar kötüyüz? İyilikten korkulur mu hiç? Maalesef korkar hale geldik. Korkuyoruz da. Biri bize bir iyilik yaptığında altında bir neden arar olduk. Ya da biz başkasına elimizi uzattığımızda, “acaba!” ile karşılaşıyoruz.

Sahip olduklarımızın daha fazlasını isteriz hep. Kanaat edemedik bir türlü. Doyamayınca da biribirimizi yemekle uğraştık. Bunu gören düşmanlar da bizi toprakla doyurur oldu. Kaybettiğimiz kardeşlik duygularımızı yeniden kazanmaya başladığımız bu günlerde yaptıklarımızı ne için, kim için değil de Allah için yaptığımızı düşünüp sustuğumuzda buna devamlılık kazandırmış olacağız. En önemli nokta bu susmuyoruz susulması gereken yerde.. Çok şey öğreniyoruz hayattan, unutarak da geçmişte bırakarak devam ediyoruz. Kamburlaşıyoruz böylece. Zaman’la yükten ziyade ağır bir yük haline geliyor kazandığımız tüm olgular neyi nerde harcayacağımızı kullanacağımızı tüketeceğimizi bilmediğimizden belki de. Sahip olduğumuz enerjiyi “kardeşlik” ve “birlik” için kullanırsak eminim ki kısa zamanda çok mühim işler becereceğiz. Bizim bu “BİR” olmamıza çok umut bağlayan çok kardeşimiz var. Ortadoğu ve Afrika gözlerini dikip bizim “BİR”liğimizi bekliyor.

 

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir