Çakmak Gazı / Aynur Dönmez

Vakit bir gün batımı. Ilık bir yaz akşamı.

Balkonumdayım. Rüzgârın uğultusu, kuşların şarkıları, yaprakların rüzgârın dokunuşlarıyla kuşlara eşliği. Yine bir akşamüzeri,  gün batımına dakikalar var.  Karşı binadaki delikanlı gözüme ilişiverdi. Güvercinlerini uçurmuş, onların dönüşünü bekliyor. İzliyorum. Tıpkı evladının yolunu bekler gibi, eşinin yolunu gözler gibi… Ben de bekliyorum. Bekliyorum ne varsa  yitirdiğim, her ne varsa benden alıp götürülen…

Her şeye ıslanır oldu göz pınarlarım son zamanlarda.. Hatta güvercininin yolunu  bekleyen o  delikanlıya bile. Ya beklediği güvercinler geri gelmezse diye?  Üstelik son zamanlar da çok da huysuzum. Bunun da farkındayım. Ama sadece ben itiraf edebilirim bunu kendime. Başkası söylediği zaman daha da huysuzlaşıyorum nedense. Sanırım yaşlanıyorum. Gidenlerin gelmeyeceğini bildiğim için de bu huysuzluğum. Yaşlanıyorum, ölenler ve yitirilenler tarifsiz sarsıntılar yaşatıyor ruhumda. Her ölüm bir bomba yüreğim de. Her  bir mevsim, her bir gün, her bir insan, her bir canlı. Hepsi birer bomba yüreğim de. Ve ben bilmiyorum kaç bombalık ömür kaldı geriye?

Geçenlerde defter, kalem almak için uğradığım kırtasiyeci ile yaptığımız ayaküstü sohbet bile hüzün sağanağıma birkaç damla ekledi. İki saat ayaküstünde süren bir sohbet… İki saat değil günlerce, aylarca bıkmadan dinleyebileceğim sıcacık, samimi bir meltem sarhoşluğu. Bir zamanlar Cihangir’in ara sokaklarında çakmak gazı doldurarak geçimini sağlarken, bir Rum hanımefendiye duyduğu aşkı, döktüğü mısralara anlatırken anlıyorum ki, bu kırtasiyeci ne sıradan bir kırtasiyeci, ne de sıradan çakmak gazı dolduran bir beyefendi. Tanışmamız bile sıradan değil, tesadüf hiç değil. Bu beyefendi aşkına kavuşamamış, onu doyasıya yaşayamamış, aradan yıllar geçmiş olmasına rağmen gözlerinde, sesinde, sesinde ki ince titremeler de o Rum hanımefendiye duyduğu aşkı yaşıyor ve yaşatıyordu. Onun için yazdığı bir şiiri okudu. Aşk nedir bilmeyen o duyguyla hiç tanışmamış birçok kadına nispet yazılmış, derunî bir aşkın şiiri.

Bende yine o cevapsız kalmış sorular… Sevenler neden kavuşamaz? Aşıklar vuslata ererse aşka mı hasret kalırlar? Aşıkların vuslatı haram mıdır?  Sorular sorular!..

 

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

4 thoughts on “Çakmak Gazı / Aynur Dönmez

    Mine Soysal

    (2 Eylül 2016 - 13:56)

    Yüreğine , kalemine sağlık Aynur Hanım.

      Aynur Dönmez

      (26 Aralık 2016 - 21:45)

      Mine Hanım teşekkür ederim…

    BEHÇET

    (29 Eylül 2016 - 17:07)

    Elinize gönlünüze yüreğinize sağlık Aynur Hanım……

      Aynur Dönmez

      (26 Aralık 2016 - 21:45)

      Teşekkürler…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir