Yabancı / Hatice Tarkan Doğanay 

Yabancı!

Kim olduğunu, nereden gelip nereye gittiğini bilmiyorum. Bilmek de istemiyorum. Bildiğim tek bir şey var, bir nefeste yüreğime girip işgal ettiğin ve bir gün arkana dönüp bakmadan bir el bile sallamadan gideceğin…

Yabancı!

Sana yabancı diyorum çünkü bedenini ve ruhunu tanımıyorum. Yüreğimden kalkmakta olan bir otobüs var. Bir zamanlar sevdiklerimi, dostlarımı taşıdı uzak diyarlara o otobüs. Sıra sende yabancı. Ben uğurlayacağım seni… Nemli ve parlak gözlerim, kınalı ellerim ve yorgun bedenimle… Sanma ki göreceksin o halimi. Gülen yüzümden, canlı ve güçlü bedenimden ve anlamsız bakışlarımdan başka hiçbir şey göremeyeceksin… sana el sallayacağım kuvvetlice… güle güle diye haykıracağım yalancı gözlerimle. Yaşamında mutluluklar dileyeceğim tüm samimiyetimle… Sen yabancı, sen nasıl davranacağını bilemeyip “Hepsi bu kadar mı?” diyeceksin. Beklemediğin cevap “Evet” olacak ama kafam dik “Evet” diyeceğim. Üzgün halinle daha bir üzülüp bir “hoşça kal” sözcüğünü bile çok göreceksin bana. Ve yavaşça arkanı döneceksin. Birkaç adım ilerleyeceksin. Peki ya ben yabancı… dayanabilecek miyim? Elimi uzatacağım gitme dercesine. Belki de o el görünmeyeceğinden rahatlıkla kalkacak. Dayanmalısın deyip tekrar indireceğim. Ama sen yabancı ciddi olacak, inatla tekrar arkana bakmayacak o süzgün ve mana ile bezenmiş bakışlarını bana uzatmayacaksın. O zaman yıkılacağımı hissedip tutarsızca tekrar uzatacağım sana, bedenimi de birlikte sürükleyen ellerimi… İndirmeyeceğim bu defa. Nasıl olsa dönmeyecek göremeyeceksin. Ama yabancı… belki de ellerimin sana uzandığını hissedeceksin.  Evet evet hissedeceksin. Yüreğin fısıldayacak bunu sana. Ve aniden dönüp, görmemen gereken halimi göreceksin. Sonra yabancı… sonra ne olacak. Süzgün gözlerin canlanacak, gülmez yüzün gülücükler saçacak ve kalbin kahredici umutla dolacak. Umuduna güvenip düşünmeden ve beni de mahveden bir adım atacaksın ileriye doğru. Ama bu girişim bir adımı bile geçemeyecek. Çünkü seni bekleyen dildarın var umudun eteklerinde, randevusuna tam vaktinde gelmiş beklemekte. Sense geç kalacaksın yabancı. Hayır geç kalacaksın değil, geç kaldın yabancı. Biran gerçeklere dönmen gerektiğini nihayet hatırlayıp bana da hatırlatacaksın. İkimizin girişimi de yarım kalacak. Boğazımız düğüm düğüm. Elveda denmesi gereken andır artık. Ama buna ne benim gücüm yetecek nede senin. Artık gücümü bende yitirip sabırsız ve asi gözyaşlarımı bağımsız bırakacağım. Sen uzaktasın yabancı, belki de görmezsin. Ama hissedersin. Kahpelik yapar yine yüreğin fısıldar kulağına ve işte o dem hissedersin. Hissedersin çünkü ben de hissediyorum. Gözyaşların kalbime akıyor, benimki de seninkine. Çünkü ben sen olmuştu sende ben.

Ya sonra yabancı…

Ağır ve hala kararsız edalarla otobüsün ilk basamağına çıkacaksın. “Üzülme ilk ilkler değil” ama sen bu dileğimi duyamayacak ve ikinci basamağa adımını atar atmaz yorulduğunu hissedeceksin. Ferin kalmayacak gözlerinde. Birkaç yaş birden yaşlandığını iyi bileceksin. Ama artık her şey için çok geçtir. Çünkü sen yolcusundur. Zorunlu ve sıkıcı bir yolculuk olduğunu bilir ama sesini çıkaramazsın. Zaten bu kahreder seni. Otobüste yerini alıp beni arayacak gözlerin. Ama beni göremeyeceksin. Birçok kez yıkıldığın yetmiyormuş gibi tekrar yıkılacaksın. Ne yapacağını bilemez bu acıya tahammül edemezsin. Yaşamaktan yorulduğunu hissedip, kafanı nefesinle buğuladığın pencereye dayayacaksın. Yorgun gözlerini bir gayretle kaldırıp farklı bir girdaba girmeyi düşünürken sen, karşında beni göreceksin. Çünkü dayanamayıp son kez yakından görmek istemişimdir seni. Sevinirsin yine…ama neye yarar yabancı… sen yolcusun bense anlık bir hancı..

Yabancı… gitme vaktidir. Yüreğimden kalkmakta olan otobüs kalkıyordur artık. Biraz sonra gidecek ve her şey bitecektir. Üzülme yabancı ben üzülmüyorum. Çünkü güzel yaşadık… güzel paylaştık. Seni de günün en güzel saatlerinde uğurladım.  Her şey yolunda… arkana bakma… dedim ya: “sen bir yolcuydun bense anlık bir hancı”

Her şeye rağmen sağ ol Yabancı…

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

2 thoughts on “Yabancı / Hatice Tarkan Doğanay 

    Sibel

    (26 Eylül 2016 - 00:16)

    Muhteşem 😊

    Ayhan Akdeniz

    (27 Eylül 2016 - 00:26)

    Şiir tadında kaleme alınmış çok güzel bir öykü okudum. Candan kutlarım değerli yazarı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir