Yoksulun Aşkı / İsmail Aykanat

kapıları kapattınız üstümüze
bize bir öğün bile özgürlük tanımadınız
kir pas içinde yattık
uyanmak ihtimal dışıydı
yağmurları giyindik tenlerce
biz buna özgürlük dedik
alın yazımız – – kabullendik
bir yoksulun yağmurunu
yanlış mı yaptık şair amca

söyler misin şair amca
siz varsıllar yüzünden
uçurumlar çizdik Allah ile aramıza
bilmedik nedir kulluk
o sürüyle verdi bize
bize her şeye rağmen
bir rüzgâr gibi okşarken yüreğimizden
biz onu unuttuk

onu unutmak dalından koparmak
bir çiçeği baharda
onsuz olmak redif redif yürüyen bir ırmak

emek dediler ısırganları saran
kayıp gülüşümüze
ben bu yüzden anlamsızım
anlayışsız izansızım
şair amca
söyle beni gülüşümden tutan
iğreti bir öpüşün de mi yok

madem bize her yönden yaklaştınız
aramıza zarif bir ünlem gibi
muharebe koydunuz
madem bize her muharebeden mağlup çıkma
diye kabuller bıraktınız
ve madem bize hor bakma gibi
bir devletlu fetva ile aktınız
bir şelale gülücüğü solar solar içimde

ve mevsimler dolanır düşlerimize
şair amca aşkımızın ince gülüşüsün sen
işte o gülüşü öldürdüler
hesap kapandı be şair amca

(23/11/2016, pazar)

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

16 thoughts on “Yoksulun Aşkı / İsmail Aykanat

    Ali Tekumut

    (11 Aralık 2016 - 10:48)

    mükemmel bir şiir.ellerinize sağlık.

    Zeynep

    (11 Aralık 2016 - 16:55)

    nice başarılı şiirleriniz olsun sayın aykanat.

    Sabri Kaplan

    (11 Aralık 2016 - 19:36)

    İsmail Bey, hala o derin şiirlerinize devam ediyorsunuz. Sizi tebrik ederim.

    Zeynep

    (12 Aralık 2016 - 14:52)

    sosyal şiirlerde de başarılısın ismail bey, çok güzel olmuş şiir.

    Hüseyin Aydın

    (13 Aralık 2016 - 14:32)

    Aykanat’ın şiirlerini okurken insan farklı bir atmosfer içinde yaşar gibi oluyor.
    Bu atmosferi herkesin yaşaması lazım.

    İsmail Aykanat

    (14 Aralık 2016 - 23:52)

    Hüseyin Bey, şairin yaşattığı atmosferi yaşaması için okurun istekli olması lazım. Şair karşısında
    okurun hazır bulunuşlu olması yetmez. Şairin sunduğu atmosferi yaşaması için duyargalarını
    açık tutması gerekir.

    Ali Tekumut

    (15 Aralık 2016 - 07:54)

    Size iki tarz da yakışıyor: İmgeli şiir ve sosyal şiir. Yolunuza devam edin.

    Zeynep

    (15 Aralık 2016 - 10:15)

    Dergilere göndermeye devam edin İsmail Aykanat. Bu size daha çok yarar.

    Hilmi Ocak

    (16 Aralık 2016 - 12:04)

    şiirin tadı tuzu olacak ki okunsun. piyasadaki şiirler rezalet. o halde farklı bakmak lazım İsmail beye.

    Zeynep

    (17 Aralık 2016 - 12:07)

    Sayın İsmail Aykanat, Ellah seni başımızdan eksik etmesin. Şiire seninle doymaya başladık.

    Hasan Hüseyin

    (17 Aralık 2016 - 17:21)

    enfes bu şiir.

    İsmail Aykanat

    (18 Aralık 2016 - 00:04)

    Şiir bir kelime oyunu, bir anlam oyunu değildir. Sadece müzikalite de değildir. Bizim yararımıza sergilenmiş bir imge yumağıdır. Ama tehlikeli bir şekilde ortaya konmuş bir imge yumağı da değildir. Ama bunların hepsinden yapılmış bir karışımdır.

    İsmail Aykanat

    (18 Aralık 2016 - 06:31)

    Şiirin çok tanımı yapılmıştır. Ama şiir bunların hiçbiri değildir. Şiir bunların hepsidir. O yüzden şiiri tanımlayanların hiçbirini tek başına haklamamak gerekir. Öncelik hepsine birden bakmakta.

    Hüseyin Aydın

    (19 Aralık 2016 - 06:41)

    aşk, bir psikolojik rahatsızlıktır. şiirse bunun tedavi yolu. sizin böyle bir ilacınız var. bizler de tedaviye muhtaç. Devam terapiye.

    Elif Zorluer

    (23 Aralık 2016 - 12:11)

    şiirin sıcaklığı vuruyor alnımıza bu kış kıyamette. sayın aykanat, ilaçsınız bize.

    Hüseyin Aydın

    (24 Aralık 2016 - 11:58)

    hocam kaleminize bereket versin Allah. bu şiirleriniz de çok güzel.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir