Hesap Günü / Sevgi Ataş

Oturup hesabını verin şu üç yüz atmış beş günün. Bakalım vicdanınız bu faturayı ödeyebilecek mi?  Hele de   harcamayı siz yapıp,  hesabı başkası ödüyorsa yaptığınız harcamanın  sınırının olmaması bir başkadır. Nasılsa hesabı siz ödemiyorsunuz, etikete bakmaya ne gerek var ki  harcayın, gitsin, hatta en pahalı olanı alın ki sizin cebinizden çıkmasın bir şey, hatta güzel bir söz var: “kütüğüne balta değmesin” diye Bazıları çok sever almayı kendi hakkı olmasa bile.

Bir güne kaç can almayı sığdırdınız, canlar kolay çıkmazken. Yaşamak için kendisi yemeyip çocuğuna kolunun altında bir ekmek götürüp sadece bir sıcak çorbaya katık etmek için koşarken. Kaç gariban insanların başına yıktınız dört duvardan ibaret olan bir gecekonduyu, kendi vatanında garip, sefil çaresiz bıraktınız, bir ananın gözleri önünde  evladın can çekişmesi yaşandı, yaşanamayan şu dünyada bir acı  nasıl, kaç çeşit  yaşanıla biliri öğrettiniz; mil çekilesi gözlerinizle göre göre. Yine de yaşanacak  bir yer aradı,  herkes kadar yaşama hakkı olduğu dünyasında, “mülteci” oldu adı o istemese de kendisi, istenmeyen insan oldu ülkesinde. İstemese de başka birileri ikinci sınıf muamelesi gördü her gittiği yerde.

 Vuruyorlar işte bombalarla, atılan kurşun ve kurşun gibi sözlerle, kırıyorlar kolunu kanadını, kanatıyorlar ciğerleri yerinden sökerek, nasıl bir trajikomik oyunun içinde hangi rol ne, rol bile yok.Bir kurşunluk canın var kaç kurtar kendini bu kâbusun içinden.

 Bu şeytana  bile şapka çıkaran ve akıl edemediği  erdiremediği planların içinden, hangi soysuzların kan pazarlığı, dünyayı pasta dilimi gibi dilimleyip, masumların kanlarını kadehlerine doldurup  birkaç kişinin birbirine  ikramı belki,dedim ya şeytanın bile akıl erdiremediği  plan.

 Bugün kırmızı giysili tonton, pamuk sakallı, sırtında torbası ile birlikte sevimli bir amca gelecekmiş. Kalan masumların canlarını almaya, umutlarını bitirmeye, genç kızları zevklerine çerez etmeye , polisimin çocuğunu dört duvar arasında üşümesi için umutlarını elinden almaya, kahkaha atacak belki  keyif müptelası olsun diye; tatlı bir şeker ikram edecektir. Diğer günler en koyu  kırmızıyı yaşatmak için en akla gelmedik bombaları patlatacak, kırdıracak çok Müslüman var. “Sevimli” adam “Aklınızı alırım” dercesine, ruletini çevirecektir. Bugün, tonton, sevimli adam kahkahasıyla masum çocukların kalpleri titretip, kulaklarını çınlatacaktır.

Yeni bir hesabın başlangıç günü bakalım fatura kimin hesabından ödenecek. Elinizi vicdanınıza koyun hesap yaparken.

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir