Mavi Bir Huzurun Ellerinden Tutuyorum  / Elif Ekşi Zorer

 

      Mavi bir huzurla uyanır gökyüzü… Mavi bir huzurun kanatlarından serpiştirir kırıntılarını insanlığa. Penceresinin kenarlarından görünen; kar beyazı dantel gülüşleriyle davet eder gökyüzü ilk güvercinleri, ezan vaktiyle uyanan tüm güvercinler uçuş uçuş mavi bir huzurun imzası misali… Böyle bir manzara karşısında ekmek kırıntıları ne ki, teşekküre kelimeler mana vermez, dile gelmez insanın nefesine maviler süren o huzurun tarifi…

     Ah aziz İstanbul, ah âşıklar diyarı, ah gönül tınısı… Mavilerine yürek banıp da uyanmak dünyanın cennetten kopmuş bir dilimi midir? Bir tebessüm müdür gökyüzüne; varlığın, bir şükür müdür; ömre, gözlerine mavi değen herkesin dilinde, bir dua mıdır bu “mavi düş”… Yağmurlar mavilerden damlayan huzur taneleri olduğundan mı böyle inşirahı olur yüreğin… Kokusu gönderenin huzuru üfleyişinden midir?

      Bazen hiç umursamadan, üzerine basıp geçtiğimiz minik çakıl taşlarının ayağımıza batışı gibi; usulca bir yürek ısırığı olur da rengini sürer hissedene, mavi…

    Mavi bir telaş olur, çırpınışlarından ebruli motifler yapar gönül kafesine… Mavi bir ses olur da dokunur yüreğin en can kulağına; narince… Hatırı kalan hatıraları uyandırır bazen, gönül evinde. Yüreğin en kalabalık sükûnetinden ıslıklar çalar; “Hala umut var burada” dercesine… “Bak hala ayaktayım ben, üzerime dökülen tüm karalara nispet yaparcasına, mavilere boyuyorum ellerimi; dokunma bana ey acı, bulaşma bana ey çile!” dercesine “mavi bir huzurun ellerinden tutuyorum” der. O vakit bir güçtür “mavi”, bir duruştur, en delikanlı rengidir umudun; en çaresidir çaresizliğin…

     Aksi takdirde; uçurtmalar böyle korkusuz nasıl havalansın maviler üzerinde… Martılar nasıl sığınak bilsin, gece nasıl pes edip de çeksin karanlığını…

      Gözbebeklerinin etrafını çevreleyen bir gülüşün adı “mavi”… Bir annenin şefkatine yansıma olan huzurun ismi; bir sevgilinin hayallerine dokunan ümit, bir uyanış, bir diriliş, gönlüne dokunan herkes için bir nimet “mavi”…

      Notaları belirsiz bir musikisi yüreğin. Kıtaları sınırsız bir şiiri; hislerin. Gönle bir bardak su, ömre bir avuç deniz ;”mavi”…

         Martılar hiç üşümesin diye, güneşe ılık bir rüzgâr diye, geceye bir vuslat diye, sevdaya bir ömür diye; huzurun sahibinden bir ikram,”mavi”…

       Bazen de; şairinin kim olduğunu bile bilmeden seslendiği, bu minik seslenişi avuçlar içinde gizlediği, hiç bilmediği bir yüreğe tüm lügatini esir ettiği; şairin de bahsettiği ve hayata “mavi bir ölüm” diye yazılı bir şiir ;”mavi”…

 

 

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir