Yutkundukça Yutulamayan Yumru; Mümkünsüzlük’ler… / Sevgi Ataş

 

Hemen soru işaretleri, hemen karamsarlık bulutları…! yapmayın…

İnsan yaşamı genellemeli olarak iki kırmızı çizgi ile sınırlandırılmıştır.

Ve oynayacağı rol bellidir bu çizgilerin arasında. Bu sınırların müsaade ettiği kadar güler ağlar çabalar kızar kırar döker neşelenir haz alır ya da almaz yahut haz almış gibi yapar.

Kimiler vardır ki, aslında bir bütün olduğu empoze edilmiş ve inandırılmaya çalışılmış ikinci yarısı ile başka bir bedenden nakledilen uyum sağlayıp sağlamayacağı test edilmemiş organa uyum sağlamaya çalışan bir beden misali çürümeye meyilli diğer yarısını taşır durur.

Yorulur, bıkkınlık çöker omuzlarına da of bile demez salt taşıdığı diğer yarısının çürümesini durdurmak ya da en azından yavaşlatmak için.. of bile demez yutkunur sadece.

Bu insanların, …/ NEYSE defterleri de oldukça kabarıktır. Zira her yutkunuşları bir neyse demektir…

Hani derler ya -Zaman Çok Şeye Gebedir”

Bu bağlamda bilir ki doku uyumu sağlayacak diğer yarısı dünya yüzünde bir yerlerde ya kendisinden acele etmiş ya da biraz geç kalmış bir konumla, O’na da yapıştırılmış bir doku uyumsuz yarısıyla yaşama ve yaşatma mücadelesi içindedir.

Ancak kimdir, nerededir bilmez, fakat olduğunu bilir ve bu duyguyu koltuk değneği gibi kullanır. Ayakta kalması gerektiği içgüdüsüyle.

kırmızı çizgili yol demiştik ya bu yol genel hatlarıyla sınav gözetmeninin çizdiği yoldur dönemeç kavak düzenlemeleri ve bu yoldaki hız tasarrufunu insana bırakmıştır.

Ve bu düzenlemeler sınavın birer parçasıdır aslında.

Sınavın bilincinde olanlar bu yol kesişmesi ve devamındaki yol tayininde ya anayolundan devam edecektir ya da yeni bir yola girecektir. Veyahut da kesişen yol sahibi ile zaman zaman yan yol tali yollar oluşturup sınav sorularından bazılarına bilerek ve isteyerek yanlış cevaplar vermeyi göze alacaktır.

İşte yürekle beyinin çatışması bu noktada kendini çok etkili hissettirir. İsteyip de yapamamak, bunun karşılığında istemeden yapmak zorunda olduğu her şey MÜMKÜNSÜZlüktür artık.

Ve her MÜMKÜNSÜZlük bir kaç tel saçın farkına varılmadan renk değiştitmesidir.

Yutkunmaktır.

Yutkundukça boğaza düğümlenen ham ayva lokması gibidir, bir türlü aşağı inmeyen NEYSElerinden biridir artık..

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir