Gözyaşı ve Deniz / Sevgi Ataş 

Kalabalığın içinde feryat, figan ağlayan sesin sahibini tanıyorum; adımlarımı hızlandırıp, kalabalığı yararak ona doğru giderken… sap sarı kesilmiş yüzünü, ağlamaktan kan çanağı olmuş gözlerini gördüm. Kendisi de beni görüp gözlerime kilitledi gözlerini, yanına yaklaşıp sıkıca sarıldım hiç bırakmamacasına ‘hep yanındayım, seni bırakmayacağım, metin olup, güçlü durmalısın’ deyip yaşlı gözlerini silerken, ben de ağlıyordum. Daha da artırarak hıçkıra hıçkıra ağlamaya, ağlarken de konuşmaya başladı, hem ağlıyor hem de içini çeke çeke anlatıyor: “Vallahi yalnız bırakmadım hiç, siz gidin geliyorum, dedi ama gelmedi, bırakıp gitti beni, oyunbozanlık yaptı O”.

Saçını okşayarak sakinleşmesini, ağlayıp durulmasını bekledim beş on dakika sonra sakinleşmeye başladı: Nasıl oldu diye sordum? Tatil için denize gittik ilaçlarını düzgünce saatini geçirmeden içiyordu, sonuçlar tedaviye olumlu cevaplar veriyor, artık iyileşti diye kutlama yapıp eğlenecektik. “Siz gidin, ben üstümü değiştirip geleyim, dedi, gelmedi”. Sürekli bu sözü tekrar edip ağlıyordu. Ateş düşmüş yüreğine kolay değil elbet bir anayı kaybetmek.

Ne büyük bir kalabalık, ne kadar çok insan bir arada, tanımadığım simalar ve insanı tepeden tırnağa kadar süzen gözler,” ne olmuş, ne zaman olmuş” diyen meraklı sorular, bilerek bilmeyerek verilen cevaplar, sanki acısını paylaşmaya değil de gösteri izlemeye gelen gözler ya da ziyafet var da, midesine bayram yaşatmak isteyenler, para harcamadan karnını doyurup günü kurtarmaya çalışarak hiç doyamayan insanlar, “canım sıkılmasın gidip bakayım etrafa” deyip, muhabir gibi haber merakında olanlar var. Ne bileyim, bazılar gerçekten acıyı paylaşmak isteyen samimi, gönlü güzel insanlar, acısını hissederek: “hiçbir şey yapmasam da bir yudum su verir gözyaşını siler, elini tutar yanında olurum bana ihtiyacı olabilir” diyen,  ne çok insan var, ne çok değişik gözler ve kulağımı tırmalayan sesler…

Sadece teselli edebiliyorum, ölüme kim ne diyebilmiş,  hangi çareyi bulabilmiş ki! Metin ol… Olmalısın da, hayat devam ediyor bak herkes burada. Senin, sizin yanınızda. Teselli cümleleri kurmaktan başka hiçbir şey gelmemekle birlikte, değişik düşünceler uçuşuyor aklımda. İnsanoğlunun kapatamadığı bir kapı bu, nasılsa bir şekilde bu kapıdan geçmek zorunda. Doğduğumuz gün adım, adım bu kapıya ilerliyoruz. Bazen geç, bazense çok çabuk, bunun kararını veren gizli bir güç var, bu karar O’na ait. İstemeden ayrılan bu kadar çok sevdiklerimiz nereye gidiyor? Neden bu tercih bize bırakılmıyor, oysa bir sürü tercih hakkımız var, yaşama dair. Zor bir soru değil mi?

En sevdiklerimizden ayrılmak düşüncesi bile insana ürperti veriyor. Kabristana girerken bile insanı; bilinmeyen bu dünyadan elini eteğini çektiren bir haletiruhiye sarıyor, herkes ne kadar da sessiz uyuyor, ne kadar telaşsızlar, bütün hesaplar bütün işleri yarım kaldı oysa! Hiç merek edipte neden kalkıp sormuyorlar ki? ,  ve tanıdık hiç kimse kalkıp kapı aralayıp bizi karşılamıyor, umurunda bile değiliz yatanların.

İşte o ayrılık zamanı bir daha görmeyecek, sesini duyamayacak, sarılamayacak en kıymetlisini, her şeyi bağrında saklayan, sarmalayan toprağa verme  merasimi;  iki oğul ya da iki kardeş ve yahut  baba. Keder ve gözyaşı eşliğinde, yüreğinde ateşle bırakıyor yeni hazırlanmış taştan yatağına… Ah oda ne! Kürek kürek topraklar, yorgan misali örtüyorlar üstüne. Arkada kalanlar gözyaşı denizinde tuzlu suların kıyısında kumlar alıp başına, başına döküyor:“koyma beni sensiz yâr” diyerek. Bir ayet açık ve net duyuruyor gerçeği. “ Her nefis ölümü tadacaktır”* ve dönüşünüz Allah’a tır.

Hayat insana beklemedik bir zamanda girift yollara kapı açıp, bu kapıdan geçmek zorunda bırakıyor, yaptığın planları tersyüz edecek manevralar yapıyor, hesaplarını altüst edecek inişler, yükselişler ve kendine özgü bir hikâye yazıyor hep.

—————————————————
*Enbiya35

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

4 thoughts on “Gözyaşı ve Deniz / Sevgi Ataş 

    ZİHNİ GÜRÜZ

    (17 Ocak 2017 - 20:28)

    ÇOK GÜZEL İRDELENMİŞ BİR GERÇEK
    KALEMİNİZ GÜZEL KONUŞMUŞ
    YÜREĞİNİZE SAĞLIK

    Ali ÖZTÜRK

    (17 Ocak 2017 - 20:31)

    Yaşamın en gerçek yüzü koyverip de GİDİŞLER.
    Kalanın ilk anlarda ne yapacağını bilemediği ancak zamanla yaşamın akışıyla normalleştiği önceleri salya sümük haller sergileyip de bir zaman sonra sene-i devrinde hatırladığı gidişler.
    Bir taziye evinde sıcak acı üzerine yazmış olduğunuz yazınızı ilgi ile okudum kaleminize sağlık.
    Oldukca koyu duygu ifadesiyle kaleme alınmış birazda ortam tasvirleriyle geliştirilebilir diye düşünüyorum haddim olmayarak. Saygı ile…

    sevgi atas

    (22 Nisan 2017 - 18:29)

    ALİ ÖZTÜRK
    YORUM VE TAVSİYENİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM. TAVSİYENİZİ DİKKATE ALACAĞIM.SELAMETLE KALIN.

    sevgi atas

    (22 Nisan 2017 - 18:30)

    ZİHNİ GÜRÜZ
    TEŞEKKÜR EDİYORUM.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir