Gül Budağından Heybem / Serpil Öztürk Özküçük

Gül Budağından Heybem

 

Sırtımdaki heybe
yıkık, dökük
taşırım işte.

Hüzünler biriktiririm
ağır aksak bir hamal
suskunluğunda seherin

Menzile kurulu saat
susmuş andelib gibiyim
beklerken gül budağını
vuslata çeyrek var.

Sermayem hüzün
saat çaldı çalacak
boşalt heybeni saç diyorum.
vasıl olamasam da yâre
Gülistan’ına hasretim yağdı yağacak…

Açtı sırrını zeytin yaprağı
sardı vahiyle kulaklarımı
“Hüzünler biriktiren gonca” aç
aç avuçlarını “Nur”la dolacak.

O Hay o Hâbir seni şefkatle saracak…

2016

 

Bahar Delisi

Doruklarına kar yağmış dağım şimdi
çetin bir kış gibi geçtin
ülkemden.

Dehlizlerimde kuru dallar
Denizlerimde ala bora gemiler var
savuruyor sensizliği
yamaçlarımda fırtınalar.

Üflüyor hayallerini
üşüyorum
gecenin ayazı deldi
sert kayalarımı

Dağılıyorum
uzat ellerini uzat
ufala buz kesen
topraklarımı.

Kapat gözlerini “Akrep Avcısı”
can gözün aç dinle!

Anlatıyor bak
sus neler neler
üzüm Karası..

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir