Ramazan ve Hatırlattıkları / Ziya Doğan

Üstat Necip Fazıl, Sakarya şiirinde insanı suya benzeterek, “insan bu su misali, kıvrım kıvrım akar ya” der. Ben de insanı değil ama zamanı yani hayatı akan suya benzetiyorum.

Akrep durmadan yelkovanı kovalıyor. Mevsimler birbirinin peşini bırakmıyor. Kış.. yaz.. ve tekrar kış.. Tıpkı insanın yaşadığı duygular gibi.. Hepsi birbiri ve ardı sıra.. Müthiş takip, muazzam bir ahenk.. Varlık adeta doğum sancısında ve ölüm kuyruğunda…

Hani bir filozof; “değişmeyen tek şey, değişimin kendisidir.” dediğini doğrularcasına. Bu değişim atmosferinde yine ve yeni bir Ramazan’a kavuştuk. Kavuşturana nihayetsiz hamdolsun… Öylesine bir ay ki, içi tefekkürlerle, şükürlerle, feyizlerle, aflarla, bereketlerle, ibadetlerle ve mağfiretlerle dolu..

Öylesine bir ay ki, nefislerin zincire vurulduğu; dünyanın geçici, insanın misafir, dünyalıkların gidici olduğunu idrak etmenin kaçınılmaz zaman dilimidir.

On bir ayın sultanı olan Ramazan, inançlı insan için değişim ayıdır. Sıkıntılardan huzura, sancılardan saadete dönüşen bir değişim. Bu değişim, bu aya has olmakla sınırlı kalmamalı..

Ramazan, oruç ayıdır. Oruç ise verilen nimetlerin kıymetini bilme için çok önemli bir fırsattır. Kul bu dönemde, aczini, zaafını ve fakrını itiraf eder. Ramazan, farkına varma ayıdır.

Fakirin, garibanın, yolda kalanın, yetimin, öksüzün hatta sokakta yaşayan hayvanların yani aç ve susuz kalmışların farkına varır. Onların yaşadıklarını yaşama; açlıklarını ve susuzluklarını hatırlatır. “Halime binlerce şükür!” deme/ diyebilme ayıdır.

Ramazan, maneviyat için yatırım, ibadetler için de en kazançlı, en bereketli aydır. Ramazan, evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu günahlardan, kirlerden, pisliklerden arınma ve kurtulma ayıdır. Ramazan, toplumsal barışın, toplumsal huzurun ve toplumsal ekonomik dengenin sağlandığı, sağlaması gerekli aydır.

Ramazan, ele, dile, kulağa, ağza ve göze sahip çıkma ayıdır.

Ramazan, sahura ve teheccüde uyanma ayıdır. İman nurunun gönüllerde yayılma sevgiye, merhamete ve şefkate uyanma.. Fakirin, gurebanın, açın imdat çığlığına uyanma..

Ramazan dokunma ayıdır. Katılaşmış gönüllere, Firavunlaşan nefislere, kurumuş vicdanlara ve çölleşen kalplere dokunma..

Bir nebze olsun aslına döndürme çabasını gösterme gayreti içinde olma ayıdır. Ramazan, mağdurun, mazlumun, mahkûmun yanında saf tutma ayıdır. Ramazan, gündüz saim, gece kaim olma ayıdır. Ramazan, Yaratıcının kelamı olan Kur’an ayıdır. Kur’an’la buluşmadır. Yoldaş olmadır.

O’nu anlamadır. O’nu hayata rehber yapmadır. Öylesine ki, insanın kibrini sıfırlayan ve acizliğini haykıran bir rehber.. Çünkü Kur’an hayattır. Vicdanın, ahlakın, insafın, şefkat ve merhametin her saniyesinde olduğu bir hayat…

Ramazan, verilen iftarlarla ve dağıtılan kumanyalarla zengin ile fakir arasındaki köprüdür. Ramazan, mağfiret ayıdır. Zira Allah, bütün mağfiret kapılarını açmıştır. Ramazan, sevap ve mükâfatın oluk oluk aktığı rahmet ayıdır.

Ramazan, Allah’ın helal kılmış olduğu yemeyi ve içmeyi sırf O’nun rızasını kazanmak için terk etmektir. Ramazan, “Cennet kapılarının açıldığı, cehennem kapılarının kapandığı ve şeytanların bağlandığı” aydır.

Ramazan, sabrın, duygunun ve insanlığın en iyi öğretildiği okuldur. Ramazan mübarek aydır. Ondan başka hiçbir ay Kur’an’da kendi adıyla beyan edilmemiştir.

Ramazan, anlayış, hayır ve bereket ayıdır.  İslam coğrafyasını düşündükçe, iftarda, sahurda, sofranın her kabında her su bardağında ve teravihin her rekâtında hüzün damlıyor. Tüm hüznümü ve kasvetli bu karanlıkları dağıtacak bir Sur bekliyorum adeta.. Reyyan kapısı açılsın istiyorum..

Bugünkü Müslümanların durumu bana Kerbala’yı anımsatıyor. İçimi kanata kanata… Hz. Hüseyin’e ve Ehl-i Beyt’e yapılanları hatırladıkça takatim kesiliyor… Dudaklarım kuruyor, gözlerimin feri sönüyor. Bu hatırlatmalardan dolayı imsak vakti gelsin istemiyorum. Zira teheccüd bittiği an, bittiğim an oluyor. İftarın yaklaşması, tükendiğim andır…

Acımı, hasretimi dindirmek adına duanın çelik halatına sımsıkı sarılıyorum..

Biliyorum ki, dua dilekçemdir. Ne dilekçe vermekten vazgeçiyorum ne de dilekçemi geri çekiyorum… Kur’an şahittir, aynı dilekçeyi Hz. İbrahim (as), Hz. Yusuf (as), Hz. Yunus (as), Hz. Zekeriyya (as), Hz. Eyyüb (as) ve daha nice bağrı yanıklar verdi. Ben de dilekçe vermeye devam edeceğim.

Ve dilekçem;

“Ya Rab! Ramazanı tüm gönüllere duyur, özellikle ve öncelikle katılaşmışlar kalplere..  Tüm Müslüman coğrafyasına, İslam güneşinin nuru yayılsın…”

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir