“Sivas’ın Yollarında” / Hatice Türkmen Yurtseven

Türkünün hikayesi şöyle anlatılır:

Uzun yıllar önce Sivas ilinden bir kervancı Halep’ten mal getirir götürürmüş. Bazen bu yolculuk gidiş dönüş bir iki yılı bulurmuş. Yine böyle bir kervan yolculuğu tam üç yıl gibi uzun bir zaman almış kervancılar yurtlarından, baba ocaklarından kimi eşinden çocuğundan kimi sevdiğinden ayrı düşmüş.

Halep’ten aylarca yol ala ala, en sonunda, karlı fırtınalı bir kış günü Sivas’la Kayseri arası yıkık bir Selçuk hanına kendilerini zor atmışlar. Handa yüklerini çözerek fırtınanın geçmesini beklemişler. Ama özlemden hasretten ev ocak burunlarında tüter olmuş. hava biraz sakinleyince Sivas çok yakında olduğundan bir an evvel gitmek isteyen kervancılar kervanı toplayıp gece yola çıkmışlar

Fırtınanın büyüklüğünü hesap etmeyen kervancıların kervanı yolda kara ve fırtınaya teslim olmuş oracıkta hepsi ölmüşler. Onların ölüme teslim olduğu yere Şu an kervan kıran denir.

Hasretle kavuşacakları günü bekleyen ailelerde bu haber üzerine yıkılırlar her biri ayrı ağıt yakar gidip de dönmeyenine..

Ve bu olay üstüne Anadolu insanı, olayı kim duyup ta yüreği yandıysa ver yansın etmiştir.Sivasın yollarına türküsü de bu olay üzerine yazılmıştır.

Siyah saçım dolam dolam
Boynunda kurbanın olam
Eger baska yâr seversen
Bu ellerde nasıl duram.

Sivasın yollarına
Çıkayım dağlarına
Bırak ben beni vuram
Ölüm gitmez zoruma.

Selvi boylum salın da gel
Bir bakışın ömre bedel
İkimizi ayırdılar
Kör olası zalım kader

Sivasın yollarına
Çıkayım dağlarına
Bırak ben beni vuram
Ölüm gitmez zoruma.

 

 

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir