Uzun Oğlan / Nilüfer Zontul Aktaş

Hadi anlat dedeciğim demiştim… Biz yaşadıklarımızı değil sadece, dinlediklerimizi de koyduk yüreğimizin bir köşesine…

Çünkü orada dedeler, nineler ve daha niceleri var.

80 -90  yıl evveller…

Dedem zamanın varlıklı ailelerinden imiş. Soyadı uzun. Bu soyadıyla dedemin fiziği uyuşmayınca nasıl bir anı düşmüş kâğıdıma…

Nalburiye dükkanında zamanın nal çivi zincir vs ihtiyaçlarını giderir ticaret için ise bilhassa Maraş’a gider imiş uzun dedem…

At ve katırlarla mal getirildiği o dönemlerde eşkıyalar yol kesenler de çok yaygınmış. Bir tüccarın yolunu kesmiş bir eşkıya.

Tüccar:

‘’ben varlıklı değilim. Üç beş kuruşum, azıcık da malım var. Beni bırak arkamdan varlıklı uzun oğlan gelecek sen onu durdur’’ demiş. Dedemi kastederek

Eşkıyaya mantıklı gelmiş. Başlamış beklemeye. Gelen geçmiş, giden gitmiş. Bir türlü uzun oğlan geçmemiş. Gelen bir tüccara sormuş

‘’Bir uzun oğlan varmış o ne vakit geçecektir’’ demiş. Tüccar:

’’Onlar geçeli çok oldu ‘’ demiş.

İlçeye döndüğünde arkadaşı tüccar, durumu dedeme anlatmış gün bugün nükte konusu olmuş uzun oğlan denilip de benim küçük sakallı dedem lakabını kullandığım nur yüzlü dedem.

Dedem gülümseyerek ‘boyumun kısa oluşunun faydasını orada gördüm’ der.

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir