Kül Kokulu Bir Bayram / Hacer Ertürk

Gönülçelen hercai, bozkırlara mı daldın?
Kokunu gönder bana,gül olayım bayrama
Bakıp geçen firari,dağlara yar mı oldun?
Kervanı gönder bana, yol olayım bayrama.

Bir bayram neşvesine karışırsa kasvetin
Senki tuba dalısın, ömür denen servetin
Ellerimi tutar mı gidecekken nedretin
Gönlünü gönder bana dil olayım bayrama.

Yakınıma uzaksın uzağımda gizlisin
Senki meftun akşama hem sazlı hem sözlüsün
Bir bayram sabahına beklediğim nazlısın
Çiçeğin gönder bana,bal olayım bayrama.

Kalbimi lades ettin aklımda diyemedim
Gökyüzüm bulutlandı güneşe değemedim
Sözlerim başkaldırdı, dilimi eğemedim
Maviyi gönder bana yel olayım bayrama

Tuğla döşeli avlu,bayramlara mihenksin
Yağlığımda harçlığım,bayramıma ahenksin
Açıkhava sinema,neşemize şahenksin
Eskiyi gönder bana, yıl olayım bayrama

Konuşmadım kimseyle dillerimi bağladım
Gidişine değilde kalışıma ağladım
Bakmam artık kimseye gözlerimi dağladım
Bir bakış gönder bana, mil olayım bayrama

Örselenmiş vicdanlar,hadi kıyamet kopsun
Ben senin ellerinden hasret yürekten öpsün
Sana sebep olanlar,ölüm yoluna sapsın
Yârimi gönder bana kül olayım bayrama
Babamı gönder bana, delolayım bayrama

 

 

 

———————————
Yağlık: eski dilde mendil
Delolmak: eski dilde hayranolmak

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir