nilüfer.0

Kavak Pamukları / Nilüfer A. Zontul

Çocukluğumun anneliği hissetmeye en elverişli anısıdır bu. Belki de anasıdır. Upuzun boylarına baktığım kavakların ılgıt ılgıt sesi, iki katlı evimizin yamacından akan Tohma suyunun sesiyle birleşir düşlerime bir bir işlenirdi.

Sesin ne mühim olduğunu bilir benim yüreğim ve unutmaz. Tepede şıngırtılı sesin sahibi yapraklar döne döne düştükçe yüreğime başka bir şeyler düşerdi…

Düşerdi işte.

Hala aradığımız özlediğimiz çocukluğumuza sır gibi gizlense de dokunur her karşılaşış her bakış…

İşte o beni benden alan kavak ağaçlarından savrulan pamukları bana hediye sanırdım. Uzun boylu dev ağaçların minnacık bir kız çocuğuna hediyesi.

Onların tohumlarını çoğalmak için yeryüzüne savurduklarını nereden bilecektim ki. Rüzgârla kıyıda köşede biriken pamukçukları toplar biriktirirdim.

Anneciğime yönelmiştim büyük bir iş yapmış edası ile;

‘artık bunlarla bebeğime güzel yataklar, yorganlar vakti anneciğim. Bir sürü pamuk biriktirdim.

Kırmayıp yatak yorgan yapışı ve benim hiç usanmadan başını bekleyişim. Büyüklerin yatağı gibi ipekli kumaş ve danteller geçirmesiyle de mutluluğum katmerlenmişti.

Ben annemden anne olmayı öğrenirken bebeğimin yattığı yatak da huzur içinde olduğunu hissediyordum.

Minnacık ayaklarımda el emeği yastık da bebeğimi uyutmak ise bambaşka idi. Küçük analık oyununda

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir