Şenol Ceviz – Yeraltından Gökyüzüne / Gözde Karadağ

Grafik tasarımcı ve manyak bir kitap kurdu olarak kitabı ilk keşfettiğimde ismi ve kapak resmi oldukça ilgimi çekmişti!. Sanırım bu konuda biraz daha şanslı olduğumu söylemeliyim. Çünkü yazarı ile tanışma fırsatım oldu ve(tabi ki kitabımın imzalı olması da cabası) bu kitabı okumamdaki merakımı daha çok artırdı!

Gözlerimi resimden ve isimden zorla da olsa almayı başarıp arka kapak yazısını okumayı neyse ki akıl ettim 🙂 İlk bıraktığı izlenim konusunun oldukça ilginç olduğuydu.

“Uzun yıllar boyu devam edecek mücadele o gün başlamıştı. Artık dönüş yoktu. Her asker, her yetişkin satın alınabilirdi fakat doğduğundan beri devlet tarafından sadece vatan sevgisi ile büyütülmüş; annesi, babası vatan olan bir insan asla satın alınamazdı. Bu mücadelede tek çare onlardı. Ya milyonlarca insanın katledilmesine dur diyeceklerdi ya da dünya acı çekmeye devam edecekti. Tek amaç bu yapıyı yok etmekti… (Tanıtım Bülteninden)” Arka kapak yazısında okuduğum, tam olarak beni cezbeden bu kısmı olmuştu.

Mısırlı bir ailenin, ülkelerinde çıkan bir iç savaş sonucu yaşadığı sıkıntıları anlatan bir giriş yapılmıştı hikâye başlangıcında. Mısır kültürüne hayran ve meraklı birisi olarak bu kitap daha ilk sayfadan beni kendisine çoktaaaaan bağlamıştı bile. Kitabı okumak demeyelim de yalayıp yuttum desem daha doğru bir tabir olurdu sanırım. Çünkü son sayfasına kadar aksiyon durulmadı! Sanki yaşadığım şehirdeki baskın sıcaklık yetmiyormuş gibi bir de kitabın aksiyonuna kaptırıp iyice terlediğimi hatırlıyorum!

Kitap üçüncü tekil ağızdan yazılmış, yer yer de iç sesler konuşturulmuştu. Kader daha doğmadan alına yazılır derler. Sanırım bu kitabın ana teması da, Halime’nin hayatı da bunun üzerine kuruluydu. İç savaş sadece insanlığı öldürebilir kaos değil, tüm umutları, hayatları, yaşanmışlıkları ve anıları da öldüren bir olgudur… Allah hiç bir topluluğa yaşatmasın İNŞALLAH. Barış varken, güzelliklerle yaşamak varken, bunca karışıklık ve yaşamı zora sokma neden? Her türden canlı içinde barındırabilecek ve tek bir canlıyı bile dışlamayacak güzelliklerle dolu, tertemiz bir dünyaya gelmişken, hırsların, öfkelerin, paylaşamamazlıkların, kanaatkârsızlıkların tüm güzellikleri bozmasına kendi ellerimizle izin vermemiz neden? Bunu hiç bir zaman anlayamadım. Sanırım neden tüm bunlar oluyor, muhtemelen kimse de anlamıyor. Bilinen tek birşey varsa o da kötülüğün dünyaya daha çok hakim olduğu…
Bu kitaptaysa bir konu üzerinden bir çok hikâye çıktı diyebilirim. Bir çok ülkelerin başkanlarının katıldığı gizli toplantılar mı desem, sıfıdan kurulmuş bir hayat mı desem ve insanların akıllarını zorlayacak stratejiler mi desem bilemiyorum. Bildiğim birşey varsa o da konuyu anlatmaya başlarsam kitabı baştan sona anlatmam gerekir! Çünkü 260 sayfanın hepsi bir zincir ve anlatmak için bir halkasını kopartıp öne çıkarsam kitap da konusu da eksik kalır… Bu sebeple size verebileceğim en güzel tavsiye bu kitabı mutlaka okumanız…

Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen anlatımı oldukça güzel buldum. Elbette her yazarın ilk kitabında olduğu gibi eksiklikleri vardı ancak konunun güzelliğinin eksiklikleri kapattığını söyleyebilirim. Uzun uzun anlatımı sevmeyenlerin severek okuyacağı bir kitap! Yazar olayları uzatmadan hızlı bir şekilde aktarıp, okurları sıkmadan sonuca ulaştırmış. Bunun yanında hikâyenin konusunda hiç bir açık alan ve insanların aklında soru işaretleri bırakacak hiç bir hata yoktu. Ancak her kitapta olduğu gibi edisyon hataları vardı! Yine söylüyorum ki kitap manyaklarının sevebileceği bir kitap türü!. Ve yine kesinlikle bir kez daha tavsiye ederim…

Yazar Şeol Ceviz’in kalemine, ruhuna sağlık. Bu güzel kurgu eseri bizlerle buluşturduğu için kendi adıma teşekkürü bir borç bilirim. Sevgili yazarın başarılarının devamını diler, mürekkebinin ömür boyu solmamasını temenni ederim…

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir