mucahit_0

Tefekkür Düşer Hüzünlerime / Mücahit Aydın Aslantaş

Tefekkür soluklanmaktır bir uzun maratonda.

Parçası olunan, hızla dönen ve hayatı eriten dünyadan kopabilmektir.

İnsanın meydana getirdiklerinden uzaklaşıp, Allah’ın yarattıklarını görebilmektir o kopuşta.

Baktığının gerisini görebilmektir her an, yeniden, her yaratılanda.

Kâinatta ve insanlarda gördükleri ile tefekkürü kavramak yetmez hiçbir zaman.

O gözlerin mükâfatıdır.

Gözlerden kalbe ulaşan huzur yetmez.

Gözlerden kalbe aktarılan her görüntü, tefekkürün de kalitesini ve etkisini ortaya koyar.

Gözlerden kalbe ne aktarılırsa, kalp ona dönüşür.

Gözlerin, devamlı devir daim yapan ve her an dönüşmeye meyyal olan kalbe etkisi; aktardığı iyi veya kötü görüntülerde tefekkürü gözetip gözetmemesine göre değişir.

O yüzden kalpten bakıştır önemli olan.

Kalbin gördükleridir gerçek olan.

Enfûs’te gerçekleşen tefekkür; tsunami gibi dalga dalga önce sahibi olduğu bedeni kuşatır ve dönüştürür, sonra ise afaki âleme yönelir gözleri kullanarak.

Tefekkür; kâinatı okumak, insanı okumak ve kendini okumak şeklinde tezahür eder.

Kâinatı ve insanı okumak gözle başlarken, kendini okumak kalp ile başlar her zaman.

Kendini okumak, kalpte Rab’ın hâkim olduğunu ilan etmektir.

Kalbin yönetimi Rab’a verildiğinde ise inkılap gerçekleşir.

Hal böyle olunca gücün, cesaretin, değer yargılarının, korkunun, hüznün, neşe ve mutluluğun kaynağı da Rab olur.

Kalp eğitiminde müfredat bir anda değişir.

Eğiten, terbiye eden, ıslah eden, düzene koyan ve efendi değil midir Rab’bın tanımı?

İşte o an huzurlu bir hüzün kaplar kalbi.

Ne gelecek kaygısı, ne sınav korkusu, ne sevgisizlik psikozu ne de rızık endişesi.

Kalbe ne gelirse elekten geçer.

Değersiz olan, geçici olan ve kalbe yük olan ne varsa elek altına dökülür tek tek.

Hüzünlü olmak dert sahibi olmaktır.

Hüzünlü olmak değersizleşen dünyada değerlerini koruma mücadelesine girmektir.

Hüzünlü olmak kendi derdini yok sayma ve derdi olana derman olma fedakârlığıdır.

Hüzünlü olmak iyidir eğer o bulunamayan ya da kısa süren huzuru barındırıyorsa.

Üzüldüğümüz ne varsa formatını değiştirir.

Canımızı okuyan ne varsa yıllar sonra güler geçeriz ya, Rab’be teslim edilmiş bir kalpten sadır olan hüzün, o çok zor geçen yılları kısaltır.

Yeter ki tefekkür düşsün yüreklere…

Düşsün bir cemrenin toprağa düşmesi gibi, bir yaprağa, bir tomurcuğa hayat veren kırağının düşmesi gibi…

Hayata bir virgül koymaktır tefekkür…

Baş döndüren bir hızla dönen dünya ile dönmekten bir anlık dahi olsa kurtulabilmektir.

Dönen dünyayı ve içindekileri dışarıdan görebilmektir.

Buğulu bir camdan bakıp net bir görüntü yakalayabilmektir.

En değerli psikolojik yardımdır yaralı gönüllere…

Ne kazandığını düşünmeden kazandım diyebilenlerdir yüreğine tefekkürü düşürmeyi başaranlar.

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir