Sen Erguvansın!  / Aynur Dönmez

Ansızın gelir ansızın gidersin.
Gelişin bahar, gidişin hazandır.
Sen bahar sarhoşluğu, renklerin ve kokuların iktidarı…
Sen selatin camilerinde sabah namazı huzurunun kokusu,
Sen “her akşam camlarında yangın çıkan Üsküdar”…
Sen konaksın, yalısın, yüzyıllardır güzellikte hüküm süren soy’sun.
Uzaklardan fark edilir yakınlardan hissedilirsin.

Sen tarihsin sayfalarda; edebiyatsın romanlarda, şiirlerde;
Sen resimsin en gözde tablolarda…
Sen şehirsin. Şehre gelen bahar sensin. Bursa, Edirne, İstanbul’sun…
Sen denizsin, boğazsın… Yalı bahçelerinin, boğaz sırtlarının süsü sensin.
Sen şehirlerin en güzeli, İstanbul’sun.
Sen aşksın, aşkın habercisisin, Yürekteki aşkın nar’ısın…

Bakışların pembe, mor, eflatun… Yazman, örtün yeşil… Eteklerin boğaz mavisi…
Sen yeşile renk katansın. Ne renklerin hepsi ne de hiç birisin! Asilsin, asalettensin…
Sultanların rengisin. Saray hanımlarının zerafeti hem de esaretisin.
Sen Nisan’sın. Ne soğuksun ne sıcak! Sen mevsimlerin en en güzelisin.
Sen yağmursun, bulutsun;

Sen İstanbul sırtlarında, boğazın caddelerinde buram buram kokan kor’sun.
Sen koca şehri insanın elinden kurtarıp “ben hâlâ varım” diyen doğasın, doğalsın…
Sen ne Kız Kulesi ne Galata. Sen doğal güzelliğin simgesi, iktidarısın.
Sen Tanrı’dan hediyesin.

Her sene hükmünü sürer gidersin ama hep gelip hatırlatırsın kendini…
Kaybolan yaşama sevincini gönüllere aşkla dolduran baharsın, kelebeksin, kırlangıçsın, renksin…
Sen yaşama sevincimizi tutuşturan ateş, saadet ve huzursun…
Yüreklere hep bir kor bırakır kaybolursun nagehan!

Sen aşksın!
Sen İstanbul’sun
Sen Erguvansın!

 

 

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir