Sinsi, Canı Sıkılan, Yeni İnsan Güvensizliği / Derya Titiz

“insanlara çok çabuk güveniyorsun” diye bağırıp çağırsa da yakınımda olan üç beş kişi, vallahi umursamıyorum çoğu zaman. Eğer insansam, insan ilişkilerimde tabii ki güvenebileceğim seveceğim..

Öğleden sonraların,  o enfes şekerlemeleri olsa da, sıkıcı sıradan bir Pazar günü, yine kendimi akıl çekmecelerimi  elerken, kendimle kavga ederken buldum.. Ben bunu hep yapıyorum..

İnsanız tabi, zaman zaman akıl ve ruh sağlığımız erozyona uğrayabiliyor.. Başkasıyla dalaşmaktansa kendinle kapışmak, kaliteli delirmeler yaşamak , kendi aklın spiritüalizmin de gezenmeceler,  öz eleştiri yapmak hep iyi gelir bana.

Egomu karşıma oturtup bir bir sorguladım. Böyle hesaplaşmalarda yeteri kadar saygı yoksa, biri birini yok eder bilirim.. Tabi, bu da  biraz zaman cesaret ve dayanıklılık gerektirir bunu da tanırım.

Ayıp diye bir kavramın olduğunu anımsamak ve yine bunun ne zaman ayıplaşıyor olduğunu irdelemek, bilinçaltına tıkış tıkış tıkıştırılan tanı ve tedaviyi reddeden, kötü beslenmekten semizlenmiş obur, bir de ukala  arazlarımı  temizlemek için işe koyuldum..

Şu  güven veren, güven diye bir olgunun varlığını hisseder misiniz?

Hani, çok sevdiğimizin hareketlerinin ya da fikirlerinin arkasında dimdik duracağımıza emin olurken duyduğumuz o insani duygu.. O fikrin  ya da hareketin yanlış olduğunu bile bile, inadına tüm kalbinle güvenirsin ya ve yine  o yanlışı ne zaman, nerede yapacağını bilir güle oynaya  kendini teyitlersin..

Amma ve lakin yeni dünya insanında  o duygunun sarsılma olasılığına dair, onlarca olasılık ta mevcuttur..

Bu güvenin kontrolünü elinden bırakmayacaksın, esnek olmak şartıyla da olsa, yeni düzende  fren diye bir aksam olduğunu da unutmayacaksın .

Ha! Ben metafizik olarak görmekteyim dersen , tabi kişisel tercihindir… O zaman da bu olguyu, hangi renk çerçeve, kenar süsü püsü içinde hayatına yerleştirirsin, sen bilirsin ..

Yoksa benim gibi uzun yıllar sonra güvenilirliği bir vesileyle öğrenir vallahi geri kalan hayatını dumur yaşarsın. J

Evcil kedi köpeğin sahip ya da sahibelerine karşı duydukları güveni otur izle bir şey denmiyor. mutlu mesut ol, fakat yeni insan da bu durumlar fasa fiso. Boşuna yemeyelim biri birimizi, bünye meselesi, kaldırabilirsen ..

İşte bütün bu yüzleşmeler, şımarmalar, “iyi  insan olarak kal Derya”  komutları, sonradan edilen dualar, şükürler, ağlamalar,  arınmalar ve  bir süre aklın sınırlarında dolanıp durmalar sonucunda, sarı-sıcak, nemli bir pazar gününü sonlandırmalar ..

Neyse yazıyı sonlarken soruyorum , “Sevince ona güvenince  keşkelerlemi boğuşur insan.” yoksa, yeni  trend insanı hırslarıyla haşır neşir olurken tatmin olmuyor da, daha fazla daha çok mu kemiriyor karşı tarafın güvenini, gözünün bebeğine baka baka, oyarak daha da kendine gelemeyesin diye mi!?

Peki kazancı ne?!

Bilmiyorum .

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir