Pınar Gencal’dan Roma Ben Geldim / Gözde Karadağ

Uzun zamandan sonra, okuduğum polisiye tarzımın dışına çıkıp, merakla beklediğim ve geldiği gibi bir günde yalayıp yuttuğum romantik kitaplardan oldu bu kitap!

Severek okuyacağımı biliyordum ancak bu kadar çok bağlanacağımı bilmiyordum!

Kapak tasarımı, puntosu, konusu, anlatımı, dili kısacası herşeyi muhteşemdi. Bilmiyorum okuyucular, eleştirmenler, bloggerlar bu konuda ne düşünür ancak ben çok sevdim, kanım çok ısındı bu kitaba. Ve gerçekten de şevkle, aşkla ve en hızlı okuduğum bir kitap oldu!

Konusu; Çiçek adlı başkahramanın Roma’ya ilk kez adım atmasıyla başlıyor ve sonu konsoloslukta bitiyor…

Roma aşığı bir kız olan Çiçek, liseyi de üniversiteyi de kısacası eğitim hayatını İtalyan Dili ve Edebiyatı bölümünü okuyarak tamamlamış. Bu sebeple, İstanbul’da yaşadığı acı tecrübesi -hem aşk hem ailevi- yüzünden kimseye haber vermeden (en yakın arkadaşı Merve hariç) kalacağı yeri ve çalışacağı işi önceden öğretmeni sayesinde ayarlayıp  Roma’ya gitmiştir. Ancak hiç birşey sandığı kadar kolay, hayal ettiği kadar güzel olmamıştır, ta ki kasıntı, gıcık, despot ve sinir bozucu Dom ile tanışana kadar!

Bu kitabın bir “wattpad” kitabı olduğunu öğrendim. Esasında bir zamanlar ben de wattpad kullanmış ancak çok memnun kalmamıştım. Amaç dışı, saçma sapan yazıların (Bir kaç kişi hariç) bulunduğu bir ortam olduğu kanaatine vardığım gün üyeliğimi sonlandırmıştım… Böyle güzel öykülere denk gelseydim, sanırım devam edebilirdim!

Yazarın ilk kitabı olduğunu duyduğumdaysa şaşırmadım desem yalan olur. Zira bana göre çok profesyonelce anlatılmış. Eksikliği yoktu, sonunda soru işareti de bırakmadı. Bir kurguda olması gereken en önemli özelliğin bu olduğunu düşünüyorum.

Ayrıca bu kitabın, edebi özelliğinin olmadığı, popüler kültür saçmalığı vs tarzında olumsuz yorumlarda okumuştum. Ancak bu tarz karalamalar bence bu kitabı gölgeleyemez… Zira ben de popüler kültüre epey önyargılı bakmaya başlamıştım birkaç zaman önce. Şimdi aslında, popüler kültür de olsa önyargı sayesinde bazı güzellikleri kaçırdığımı düşünüyorum bu tarz kitapları görünce…

Neticede kitaplar kurgu da olsa, anlatılanlar mutlaka birinin yaşantısına denk düşer! Aşk, ayrılık, sevgi, aile kavramı; tarzı ne olursa hemen hemen her kitapta yer alıyor. Akademik, tarihi, felsefik vb. kitaplar hariç.

Romayı gezmeyi, karakterler ile tanışmayı istiyorsanız bu kitabı izlemenizi, pardon okumanızı öneririm.

Gerçek aşkı, sevgiyi, bağlılığı, sıcaklığı, özlemi tatmak istiyorsanız aramıza gerek yok! Bu kitap tam size göre!

Yazar Pınar Gencal’ın başarısının devamlılığını diliyor, Ephesus Yayınları’na; bu güzel, kaliteli kitapları biz okuyucular ile buluşturduğu için kendilerine çok teşekkür ediyorum..

Yorumumu ve kitap hakkındaki düşünsel yazımı hep söylediğim söz ile sonlandırmak istedim;

“Bir kitabı okumazsanız birşey kaybetmezsiniz ancak güzel şeyleri kaçırırsınız!”

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir