Bayram Ziyareti / Havva Kalaycı

Gittiğime pişman değilim.

Onu çok derinden inceliyorum. Oda beni. Yetmişine yaklaşmış. Ama hala yüzü aydınlık…

Kendimi esmerleşmiş yüzümle ondan daha yaşlı hissediyorum.

“Ne ikram edeyim?” diye soruyor. İkrama gerek yok konuşsun yeter.
“Zahmet etmeyin. Şekerimizi alıp gidelim.”
“ Ne zahmeti… Sana kahve yapayım.”
Kırışmış elleriyle yaptığı köpüklü kahve bayram şekerinden evvel geliyor. Başörtüsünü düzeltip karşıma oturuyor.
“Çok gençmişsin” diyor. Ona genç geliyorum. Belki kendi yaşından dolayı…
“Eşini severim”
“Bende severim.”
“Bi yerde oğlum gibi..”
“O da sizi saygıyla anar.”

Birden susuyor. Bakışları boşluğa karışıyor. Belki de anıları kendisine kalsın istiyor. Birden telaşe kapılıyorum. Sessizliği bozmak için konuşacak bir şeyler buluyorum. Aslında biraz saçmalıyorum. Sırf kendini özlemeyenleri, beklemeyi bıraksın diye.
Sizi bekleyenleri bu bayram bekletmeyin…

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

1 thought on “Bayram Ziyareti / Havva Kalaycı

    Semiramis

    (24 Ağustos 2018 - 22:22)

    Yüreğinize sağlık… Mahzun kalplere dokunmuşsunuz… Sevgi ile kalın…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir