Hepimiz Mülteciyiz! / Derya Titiz

Psikolojik savaş bu olsa gerek. Dibine kadar yaşamaktayım. Yavru ürkek bir tavşan gibi can sıkıntısından kulağımı kemire kemire yarımladım sayılır. Yakında tek kulaklı bir tavşan olarak yaşamımın sonuna doğru yol alacağım. Şaşırmayın.

Sorup duruyorsunuz ya, necisin necisin?
Açıklama yapıyorum ben her gece kendime. Evet, hiçbirşeyci, hiçbirkimseci değilim ben. Humanist de değilim. Bir zamanlar olmuştum tabi. Çeyrek yaşamın yer aldığı bu savaşın içinde o izm’den de  olmadığımı anladım. İnsanlara karşı oluşan o sevgi sanki silinip gitti.

Her insan düşüncesinde başladım gardımı almaya, karar verdim ki “güven” bende çok derinlerimde sakladı kendini kaldı bir yerlerde. Uzun bir süre çıkmaz artık. Tek bildiğim bu..

Dünyada şiddet, zulüm ve ölüm  artıkça, çoğaldıkça radikalizm ya da milli duygular yükseldikçe beraberinde taşıdığı bilgi kirliliği paslı bir çivi gibi oydukça oynaya başladıysa artık canım da yanmaya başlamışsa olacak nedir? Aldı mı bir bilgi kirliliği de benden.

Başladım kendimi suçlamaya, küstüm, kaçtım. Laf soktum, soktuğumu çıkardım. Ardından, kaçışlar kovalamacalar. Yok ben anladım ki insan olarak hayvan gibi yaşam süremediğim için mutsuzluk denen biti  asla yapışan bir yerimden söküp atamayacağımı. Çıkardıkca yuvalamakta. Çitiledikçe köpürmekte. Buz bile denedim. Şokladım. Çık, olmuyor.

Ben ben olmak için verdiğim savaşta halen tamamlayamadığım yolun yol kesişlerinde karşıma çıkan iyi insanlar da olmuştur, pekala.

Kötüler ile verdiğim savaşı kazanamasam da, unutmamış olsam da o da bir yerlerde saklandı kaldı. Çürümeye bıraksam da. Besleyememe rağmen gün gelir başını uzatır. Biliyorum. Nasılsın demek için uğradım bir der. Hazırlıklıyım, taviz versem de vermesem de benim seçimim..

Bu böyle. İçinde yaşatamazsan da öldüremeyeceğini bilerek beraber yaşamaya çalışmak zor olsa da, kulak kemirmene ilerde kulaksız kalacağına bile bile baş eğmekten başka bir şey değil ..

Amacım insanlığa yardım etmekte değil. Bu da değil Nankörlüğün, çıkarın, ben merkezciliğin tavlandığı son psikolojik savaşta bunu anlamak zor olmadı. Galiba ben bana emanet verilen bu hayatta yaşamak istiyorum. Verilen hayatı bana biçilen değer üzerinde yaşamak ahlakına sahip çıkmak istiyorum .

Onun bunun cebi, çeki, şusu busu beni asla ve asla alakadar etmediği gibi merak da ettirmedi. Onun bunun mutluluğu ya da mutsuzluğu üzerinde bir kaçak yapı da kurmadım. Hatta düşünmedim bile. Kendi tekerlekli evimde dümen bende kırdığım direksiyonda yaşayacağım yere kadar yaşamaktır tek istediğim.

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir