Ruhlara zamlamaca! / Derya Titiz

Yaz uzun sürdü. Sıcaklar kafa yaktı. Salaklığın müridi olmak için zemin hazırdı.

Etraf, cirit atan hokkabaz, komik maymun, kendini kaf dağında gören şarlatan, takla atan palyaçolarla doldu tıka basa, nefes almak na mümkündü..

Nereye kaçarsan kaç bu salağım psikopat batarya, seni bir şekilde ele geçirir yine boğazından yakalar ya, yine öyle yakayı ele verdik sapıttık vallahi.. Artık sorun açık net.

Yeni dünya modelinde hızla katlanarak süren bu yeni insan figürü, zaten zor olan bu psikolojik yaşamı daha da zorluyor ve içinden çıkılmaz hal alan bu gidişat asap bozuyor.

Nefis denen obez doymak bilmez lanet, sürekli biriktirip kenara yığan, hayatları çöp eve çeviren yalnız ruh, çemberin de mutlu muydu?! Bilinmez tabi.

Bu pörtlek daha da abarttı artık.. Değişik bir virüs gibi dokunuyor kademsiz. Arsızca istemsizce sabahın köründe evin kapısına dayanan gıybetçi komşu gibi elini kolunu bağlıyor ve senden bir yığın güzel şeyi alıp çekip gidiyor. Bir nevi iletişim manyağı!
Ve sen orta yerde dumanı tüten b*k gibi “n’ldu ulan şimdi” modunda kalakalıyor, intikam planlarına yeminbillah soyunur ama bir şey yapamıyorsun ya, hah işte o hesap!

Mal mülk nakit şan şöhret ruh duygu yeme içme olsa iyi paylaş da, artık insan bedeni birikimi de yapmaya başladı bu şekilci değişik!

Yaşını başını almış, kaşını kılını tüyünü ayakkabı boyası ile boyamış, sarkmış pörsümüş beyinli, evli barklı etkili ödem suyu erkek tayfası ise cinsellik peşinde haldır haldır koşup, aynı kelimelerle oyun oynamaktalar.. Ellerinde oyuncakları, beyin odacıklarından pörtleyen o fırsatçılık, suratlarına astıkları o tiksinç maske, dillerinde aynı sufle ile dolaşmaktalar.. Aynı film aynı hikaye.

Gerçi o koskocaman çoluklu çocuklu öte cins daha da berbat.. Gece yarıları on line olan bu şapşal kısım, ne yapmakta ne istemekte kimse anlamaz!.. Bunlara aldanmamak lazım.. Sadaka değil istenilen! Bu öz güveni mısır patlağı sanan, maraz pıtırcıklar dönemidir ki, bu durum uzayan ergen dönemlerinde geçmezse, siz geçirin geçecektir!..

Habercilik de tuhaflaştı. Kocaman kırmızı puntolarla flaş diye insan yüreğini hoplatan sonrası eften püften haberi verip gazeteciyim, yazarım diye kasan patlak mısır doldu ortalık..

Bunların da modası geçti.. Boşuna zaman kaybı!..

Öte yandan TV’ler de bir halta benzemiyor.. çakmak gazı koklayarak kafa olmaya çalışanlar, kediye köpeğe bebeğe çocuğa tekme sallayarak mutluluk arayanlar, ana caddede giden arabadan inerek dans eden, akım diyerek yerlere yatan embesiller, sürekli yemek yapan, yemek yiyen şişman insanlar, buram buram entrika, hırs, kokan fit haset fesat aşılayan ezikleyen programlar, bastıbacak yıldızcıkların ihanet kokulu dizicikleri de travmatize ediyor bizleri!

Artık umursamıyorum da.. Şeytanla işbirliği yapan bu güruha ‘benden ırak, cehenneme direk’ diyor, tarhana ovalayıp, aşure kaynatıp, erişte kesiyor, kavanoz kavanoz turşu basıyorum..

Ve insan güveni üzerine kurduğum dünyamı yama yama üzerine onarmaya çalışıyorum halen ne yazık ki!

Biz ne ara böyle olduk! Hadi şimdi toparla hasta ruhunu ya da toparlan bakalım nasıl yapacaksan.

Allah ıslah etsin !

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir