Daha Mutlu Yaşamak İçin / Hacer Ertürk

Merhaba  dostlar, uzun bir aradan sonra, yine beraberiz, herkese selamlar.

“Söz ola harman ola, söz ola dimağ dola” vira Bismillah diyelim…

İdrakımın inkarıdır bütün yalanlar
Zihnimin tek itirafıdır, sakladıklarımı kaybettim…

Karanlığa inanmazdı gece güneş sönse de
Ve bir gün
Karanlığa inandı, yokluğunu hissedince

Kimse bedelsiz yaşamaz mutluluğu, bazen veresiye mutluluklardan kalma nakit  hüzünler yaşarız, güler geçeriz bazen mırıldanırız hayat işte…

Peşin peşin ödenmiş bedeller vardır, meyvesi tecrübe olan, hayat okulunun diploması ve sonrası sorular…

Hayat ben niye borçlu kaldım sana, bedelini canımla, dişimle tırnağımla ödediğim halde, hala niye gebeyim sana….

Hayata dair sorular yorar anlaşılmamışlığı, öğle ya zaten anlatmak istediğiniz şey karşı tarafın sizi anlayabildiği kadardır, bu öğle önemli bir varyasyondur ki bazen biz bile anlayamayız anlamanın kapasite meselesi olduğunu, istediğin kadar teferruata gir istediğin kadar sade ve basit anlat, muhatabının anlama yeteneği ne kadarsa o kadar anlaşılırsın.

Kimse göremez seni sen istemedikçe tek kişilik bir hücredir aslında dünyan, her yer ayna ve her yerde sen çıkarsın karşına, bu yüzden yüzleş kendinle…

Sen var mısın, yoksa bir hayalden mi ibaretsin? Kelimeler, sorguya çeksin seni bırak, kendini bulman için gereklidir bu, başını yastığa gömersen, ömrünü kuma gömersin, bırak sen seni çözsün anlasın, yoksa ölüme davetiye çıkartırsın.

Biliyorsun sen de daha yolun en başındasın, ama sanki konuşanı olmayan dilin  bozuk lehçesi yarım aksanısın, kaybetmekten korkuyordun herşeyini kendini ararken, korkma sadece cesurlar bulur kendini….

Hayattan zevk almıyorsun onsuz biliyorum, göğsünün üstündeki saksı gibi bir aşk, koyunca kalbin daralıyor kaldırınca daha beter.

Aşka dair sözler klişeydi, yazıldı ve üstü çizildi.

Duygular standarttı yaşandı, bitti, belki de yaşanmadı ve bütün eller eldivenliydi kimin parmak izi yüreğindeki bilmiyorsun. Kim suçlu kim masum  meçhul böyle düşünüyorsun.

Belki de sendin aranan sanık katil. Uşak değildi…

Sorgularken hayatı sorgularken yaşadıklarını kendinin avukatı olma, çünkü kimse yoğurdum ekşi demez, bir futbol müsabakasının hakemi ol olaylara bakarken, bir hakem gibi adil ol.

Bazen modifiye bir kalabalık sarar etrafımızı, yol yanlış değildir de yalnız giden bir şeyler vardır, hani atsan atılır satsan satılır da bütün kalabalığın dürüst olalım onlarsız da yaşanmaz, onlar olmadan sevinci hüznü başarıyı kimle paylaşacaksın…

Duyuyor gibiyim ülkeyi ne güzel yönetirim insanlar olmasa diyen hükümdar gibisin, havuzda su olmasa da ne güzel yüzeceksin, ama işte bazı şeyler için bazı şeylere ihtiyaç var, onlarsız olmuyor, o yüzden imkansız şeyler için kendini yorma, insanlar olmadan da yaşayamazsın.

Olduğu gibi kabul et geldiği gibi yaşa hayat kısa farkında değilsin ama sahip olamadığın bir tek şey için sahip olduğun onca güzelliğin tadını çıkaramıyorsun bu bir ahmaklıktır, değil mi? Bu yüzden sahip olduklarının kıymetini bil.

Hiçbir şey seni mutlu edecek şeyler kadar değerli değildir, bunu unutmadan yaşa bak o zaman daha mutlu olacaksın.

 

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir