Çamura, Ateşe ve Dumana Dair Yazılar – 2

Bazen oturup düşünürsün..

Ya da düşünmezsin belki de.

Geçmişin gelir kurulur gözünün önüne tüm ihtişamıyla!

Senden öç alırcasına bakar gözlerinin içine. Hem de öyle keskin bakışları var ki… Deli edercesine, çileden çıkarırcasına bakar.

Gözlerini kaçırırsın. Yüzleşmek istemezsin, geride durursun, ama o sen bakmasan da o gözlerinin içine bakıyor öyle dimdik ve kaçırdığın yüzüne bir kapak olur yapışır..

Geçmişin kimi zaman bir aydınlık olur, gururlandırır, ihtişamla, allandıra-balandıra anlatır durursun çevrene.

Kimi zaman da bir yüz karası olur yapışır canına. Pişmanlıklar içinde bırakır. Ne kadar da utanırsan, ne kadar da unutmak istersen ayrılamazsın o anlardan/anılardan. Geçmişindeki ihtişamlı anların bir anda sıfıra iner ve dünyalar kadar hayıflanırsın..

İki zaman da geçmiştir gayri. Bunun sen de bilincindesin. Çevren de. Her ne kadar pişman olmuşsan da, geleceğe dair pembe, ter ü taze hayaller ve hülyalar kursan da geçmişinin o ayıpları hep önüne bir dikit olarak dikilir ve ağzının tadını kaçırır fazlasıyla.

***

Şimdi pişmanlık vaktiyse ve biri bir bedel ödeyecekse o da sen olmalısın. Zira geçmişte birilerine bedel ödettiğine dair sabit kalemle yazılmış mahfuz tutanaklar var.

O halde gereği yapılacak ve sen bedel ödeyeceksin, için yanacak ve pişmanlıklar duyacaksın.  Keşke diyeceksin zamana, keşke dememen için yapılan onca uyarılara / ilahi emirlere uymayanların başlarına taş yağdığı andaki pişmanlıkları nasıl para etmediyse bu “keşke”ler de etmeyecektir.

BAKARA-7:  “Ellah onların kalblerine, kulaklarına mühür vurmuştur. Gözlerinin üzerinde de bir perde vardır. Onlar için büyük bir azâp vardır. (Hem dünyada, hem ahirette..)”

***

Mevla kimseyi yaptıklarından vicdan azabı çekenlerden eylemesin !..

 

 

 

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir