Bekir / Cihangir Boz

Öğretmenler odasında öğle tatilinde telaşla yiyeceklerimizi masaya diziyoruz. Her ağızdan sınıfı ve öğrencileri hakkında yorumlar, serzenişler…  Koridorlardaki sessizlik, öğrencilerin gelmesini beklercesine mesaiye başlamıştı.
.. Sefer tasında getirdiğim kuru fasulyeyi itinayla masaya koydum. Kaşığımı peçeteyle temizlerken gayri ihtiyarı pencereden okul bahçesine baktım. Öğrencim Bekir bahçede tek başına elindeki taşları atıp tutarak oynuyor. Merakla pencereyi açtım ve kendime ait bir tarzla; “Ula Bekir niye öğle yemeğine gitmedin?” diye sordum.
.. Elindeki taşları avucunda biraz daha sıkıp; “Öğretmenim evimizde kimse yok. Annem doktora gitti.” Koşup yanıma gelmesini istedim. Geldi ve beraber yemek yedik. İkinci günde aynı durum devam etti. Üçüncü gün idareden yediğim bir azar yüzünden hem iştahım yok hem aklımda Bekir yok. Önüme koyduğum yoğurt ve pilavı yemeğe başlayacaktım ki kapı çalındı. Bekir kimsenin gel demesini beklemeden öğretmenler odasının kapısını açtı. Kalabalığın arasından parıltılı ve masum gözlerini bana dikerek “Öğretmenim ben bugün de gitmedim” dedi..

O gün de aziz misafirim oldu tabii…

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir