Çocuklara Sorumluluk Duygusu Nasıl Kazandırılır? / Şirin Şinikçi

 Sorumluluk’ kelimesinin sözlük anlamı; başkalarının haklarına saygılı olmak ve kendi davranışlarının sonuçlarını kabullenmektir. Kişisel özellikler belirleyici olsa da genel olarak sorumluluk duygusu öğrenilen ve kazanılan bir beceridir. Çocuğun hayatındaki birçok beceriyi öğreten ve geliştirmesine yardım eden anne-baba, sorumluluk duygusunun gelişiminde de başrole sahiptir. Anne-babalar için çocuklarının sorumluluk sahibi olması daha çok çocuğun sosyal hayat içerisine girmesi ile ( kreş, oyun grupları, kurs vb.)  gündeme gelir. Eşyalarına sahip çıkmak, aldığı bir objeyi yerine koymak, ev ödevlerini yapmak, kurallara uymak, bir çocuğun sahip olması gereken en temel sorumluluklardır. Ancak sorumluluk bilincini geliştirmek için okul yıllarını beklemek bazı kazanımlar için gecikmiş olmaya neden olabilir. Oysa okul öncesi dönemdeki bir çocuk pek çok şeyin sorumluluğunu tek başına üstlenebilir.

Mesela; kendi başına giyinip soyunmak, yatağını – oyuncaklarını toplamak, kıyafetlerini katlamak, sofra kurmaya yardımcı olmak gibi. Yatak biraz dağınık kalabilir, kıyafetler ters giyilebilir ama önemli olan kendisinin başarmasıdır.

Bu minik sorumluluklar yaşla paralel olarak çocuğa mutlaka verilmelidir.

Ancak bu sayede çocuklarımız sorumluluk bilinçlerini geliştirebilirler. Sorumluluk sahibi bir çocuk kolay iletişim kurabilen, özgüveni gelişmiş,  belli bir disiplin anlayışı olan, ayakları yere sağlam basan bireyler olarak yetişir.

Hayat ile ilgili öğrenilen tüm diğer beceriler gibi sorumluluk sahibi olmak için de pratik yapmak gerekir. Sorumluluk duygusunu geliştirmek için anne-babanın çocuğun yaşına, cinsiyetine ve kişisel özelliklerine uygun görevleri çocuğun yapmasına fırsat vermesi, istenilen davranışlar için model oluşturması ve çocuğun gösterdiği olumlu davranışları pekiştirmesi gereklidir.

İki ve Üç Yaş Çocuklarının Alabilecekleri Sorumluluklar

  • Oyuncakları toplamak ve onları yerlerine koymak,
  • Kullandığı herhangi bir objeyi aldığı yere koymak
  • Sofranın kurulmasına yardımcı olmak
  • Kendi kirli tabaklarını kaldırmak,
  • Yardımla giyinmek ve soyunmak.

Kendi başına yemek yiyebilmek ( çatal – kaşık kullanmak)

 

Dört Yaş Çocuklarının Alabilecekleri Sorumluluklar

  • Toz alma gibi basit ev işlerinde yardımcı olmak,
  • Alışveriş dönüşü malzemelerin yerleştirilmesine yardımcı olmak,
  • Basit bazı yiyeceklerin hazırlanmasına yardım etmek ( kek yapılırken ununu dökmek gibi)
  • El yüz yıkamak, diş fırçalamak
  • Kendisiyle ilgili bazı durumlarla ilgili seçme imkanının sunulması sonucunda karar verme yeteneğinin gelişmesi,
  • Telefona gerektiği şekilde cevap vermek

Beş ve Altı Yaş Çocuklarının Alabilecekleri Sorumluluklar

  • Sofrayı, her şeyi yerli yerine koyarak hazırlamak,
  • Yatakları düzeltmek ve odasını toplamak,
  • Basit bir kahvaltıyı hazırlamak, masayı toplamak,
  • Giyeceklerini önerileri dikkate alarak seçmek ve kendi başına giyinmek,
  • Kirli giyeceklerini sepete atmak,
  • Ayakkabılarını bağlamayı öğrenmek,
  • Kendi kendine hazırlanmak (saçını tarama vb).
  • Çiçekleri sulamak

Küçük Adımlar ve Sabır:

Büyümek, bir birey olarak yetişmek uzun bir yoldur ve anne-babanın rehberliğine her zaman ihtiyaç vardır. Nasıl çocuğun yeni öğrendiği davranışları bir kerede mükemmel olarak yapmasını bekleyemiyorsak sorumluluk bilinci için de bunu beklememek gerekir. Küçük yaştan itibaren sorumluluk bilincini geliştirmek için fırsatlar yaratmak, çocuğun acemice denemelerini sabır ve sevgi ile desteklemek önemlidir.  Sorumluluk yaşamın ilk yıllarından itibaren kazanılan ve küçük adımlarla geliştirilen bir beceridir. Küçük adımları takip ederken çocuğun gelişen becerileri ile orantılı olarak kendisi ile ilgili sorumlulukları alması için desteklenmesi önemlidir. Çocuk çatal kaşık kullanmaya başladıktan sonra “becerebildiği kadarıyla” yemek yemek onun sorumluluğudur. Doğal gelişimin işaretlerini dikkate almak sorumluluk bilincini kazandırılmasını kolaylaştırır.

Yaşayarak-Yaparak Öğrenme:

Çocuklar en etkili olarak yaşayarak ve yaparak öğrenirler. Bu nedenle sorumluluk duygusunun gelişmesinde en etkili yöntemlerden biri çocuğun davranışının sonucunu yaşamasına fırsat vermektir. Anne-babalar genellikle çocuklarını olumsuzluklardan koruma içgüdüsüyle hayatı çocuklar için kolaylaştırmaya çalışırlar. Sabahları okul için giysileri giydirmek, ayakkabıları bağlamak, ödevini yapmadan okula gidip de öğretmeninden uyarı almasın diye ödev

ile ilgili araştırmaları yapmak… tüm bunlar kısa vadede çocuğu olumsuz sonuçlardan korur gibi görünse de uzun vade de gelişimini olumsuz olarak etkiler. Biri her gün sizin için işlerinizi yapsa siz işinizi yapmak için çaba gösterir miydiniz? Çocuklar da doğal olarak anne-baba tarafından desteklenen becerilerini geliştirmeye ihtiyaç duymazlar, daha doğrusu duymuyor gibi görünürler ama bir gün anne-baba desteğini azalttığında o zaman büyük zorluklar yaşarlar. Çünkü zamanında gelişmeyen becerileri sonradan kazanmak için çok daha fazla emek harcamaları gerekecektir.

Basitten Zora Doğru Basamaklandırın:

Çocuğunuza öğretmek istediğiniz davranış ne olursa olsun mümkün olan en basit basamaktan başlayın. Bir yetişkin bile dağınık bir odaya girdiğinde nereden başlayacağını bilemeyebilir. Eğer çocuğunuzun odasını toplamasını istiyorsanız öncellikle işleri basamaklandırın. Birinci basamak oyuncakları kutularına yerleştirmek, ikinci basamak kirli ve temiz çamaşırları ayırmak, kirlileri kirli sepetine, temizleri ait oldukları yerlere yerleştirmek vb. Motivasyon başarı için birincil koşuldur. Çocuğunuzun kendisi ve ev ile ilgili sorumlulukları yerine getirmesini sağlamak için yaratıcılığınızı kullanın; örneğin bir günü müzik eşliğinde ev temizleme partisine ayırmak gibi.

Olumlu Davranışları Ödüllendirin:

İnsan davranışları ile ilgili en temel kurallardan biri ilgi gösterilen davranışın tekrar etmesidir. Bu nedenle çocuğunuz verilen sorumluluğu yerine getirdiğinde bu davranışını fark edip ona bundan duyduğunuz memnuniyeti belli ederseniz bu davranışın tekrar etme olasılığı yükselecektir.  Ödül kullanmak özellikle yeni bir davranışın kazandırmak ya da çocuğun motivasyonunu arttırmak için etkili bir yöntemdir. Burada önemli olan kazandırılmak istenilen davranışın çok açık bir şekilde çocuğa anlatılması ve ödül sisteminin nasıl işleyeceğinin açıklamasıdır.

Model Olun:

En önemli nokta ise anne babanın çocuğa model olmasıdır. Eğer anne baba günlük hayat ile ilgili kendi sorumluluklarını aksatıyorlarsa ya da isteksizce yapıyorlarsa çocuklar da sorumlulukla ilgili olumsuz duygular yaşayacaklardır. Sorumluluk duygusu ile özgüven gelişimi arasında oldukça güçlü bir ilişki vardır. Kendi ihtiyaçlarını tek başına karşılama becerisini kazanan çocuğun anne-babaya veya diğer yetişkinlere duyduğu bağımlılık giderek azalır. Davranışlarının sonucunu yaşadıkça, gelişen becerilerini kullandıkça çocuğun kendine olan güveni artar.

 

Kaynakça: Yavuzer, H. (2002). Çocuk Eğitimi El Kitabı. İstanbul: Remzi Kitabevi.
Bayhan, P.  Artan  İ.(2007). Çocuk Gelişimi ve Eğitimi, Morpa Yayınlar

 

 

Şirin Şinikçi
Psikolojik Danışman 

 

 

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir