Bin Yaşında Bir Kadındı / Filiz Dikici Beldüz

 

Bin yaşında bir kadındı gözbebeklerimde oturan
Bugün öldü..

 

Savaşlar gördüm..
Süper güçlerin iplerinin ucunda sallanan kukla devletler
Silahlar patladı içimde,
Ağır yaralı ruhumla seyrettim olanı-biteni
Bir hiç uğruna ölen/öldürülen masum insanları..

Devrilen ağaçların çatırdayan dallarından baktım bazen
Yakıp yıktığınız ormanların içinde,
Soluksuz kaldım
Boğuldum..

Depremler gördüm sonra,
Yıkımlar..
Kimsesiz kalan çocuklar
Acıdan deliren insanlar gördüm.
Yok olan hayatlar yaktı içimi..

Emeği sömürülen bir babanın
Sımsıkı sıktığı yumruklarından,
Onurlu duruşundan seyrettim bazen sizi..
Yağmaladığınız hayatların üzerlerine basarak
İçinizde yükselttiğiniz Babil Kulesini gördüm..
Bitişler sonra
Diplerde kayboluşlar..

Kimliksiz sokak çocuklarının
Kirli yüzleriyle baktım size..
Sahte gülüşlerinize,
Pahalı mücevherlerinize
Parlak çizmelerinize..

Bazen feryat figan
Yavrusunun cansız bedenini yüreğine sarmış
Bir annenin dinmeyen gözyaşından..
Ki, dinse de gözyaşı
Dinmezdi içinin sessiz feryadı..

Bir çocuğun narin bedeninin
Hoyratça!
Kabaca!
İnsafsızca yağmalandığını gördüm!
Kırıldım
Dağıldım
Parçalandım
Öl/e/medim..

Siz
İnsanlığı bölüp-parçalayan, yok eden zalimler!
Bir tek umut kırıntısı bıraksaydınız içimde
İhtimal ki,
Yine ölmezdim!

 

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir