Ölü Aşklar Mezarlığı / Filiz Dikici Beldüz

bir yağmur bulutuna takılıp
gidiyorsun öyle mi..

gözlerinden ölü kuşlar geçiyor
ve her bakışında
biri yüreğimin tam ortasına düşüyor..
uyuyor muyum
ölüyor muyum bilmiyorum..

sonu okuyucuya bırakılmış
bir roman ikilemi gibiyim..
saniyeler içinde
iyi ve kötü sonla yüzleşiyorum
sen hissetmeden hazırlamalıyım kendimi
çenemi kaldırıp gözlerinin ta içine bakmalı,
ve umursamaz bir bakışa sarılmalıyım..

ama olmuyor
o kadar hazırlıksızım ki..
hayal kırıklığım tüm ihtişamıyla buluşuyor
gözlerinin grisiyle

bir sebep olmalı diyorum..
bir sebep..
susuyorsun
suskunluğun ne acı!
bunca yılın hatırına diyorum
bana tutunacak bir sebep…

//gözlerin uzaklarda
omuzlarını kaldırıyorsun
“sorma diyorsun..
neden öfkeli bir bulut grisiyim,
damağında neden acılı bir türkü tadı bıraktığımı
gamzelerini neden soldurduğumu
sorma..”//

bir zamanlar menevişler oynardı
griye çalan gözlerinde
bir kıvılcımın yeterdi tutuşmama
oysa
kül fırtınası şimdi payıma düşen
bakışların ne soğuk!

ellerinin yerine
yokluğunun yükünü koyuyorsun omuzlarıma
ve bir çöl yalnızlığının tam ortasında
bırakıp gidiyorsun..

kalbimi yokluyorum neden sonra
boşluğu giderek büyüyen kalbimi..
bırak diyor usulca
sevdiğini özgür bırak..

kalbimle aklımın
kıran kırana savaşı başlıyor aniden
sus diyor aklım
kalbimin gümbürtüsünü dinleyip
düşünme diyor kalbim
ve bütün kanı beynime pompalıyor
boğul kendi kanında!

biliyorum
hangisi kazanırsa kazansın,
mağlup benim…

bir zamanlar bal içtiğin
kurumuş dudaklarımı aralıyorum

güle güle sevgilim
bu iç çekişin
sıcak yüzüne son kez bak..

ölüm bana çok yakışacak!

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir