Ankara Günlükleri / Ahmet Doğru

8 Ekim 2018, 3.57

 

“Geceleri inen inen sessizlik
Umarsız açan eski yaradır
İşte gene yükseldi duvarlar
Etme gözlerim koru kendini”

Nevzat Çelik

Başlıyoruz. Beslenme tünel açmak için patlatılan dinamit. Bugünden düne bakmak için patlattığımız tünelden hatıra seli kopuyor gürül gürül. Ankara Günlükleri şimdilik…

Kuzeyden çeviriyor gene koyu soğuk. Bir dize gene olmadık yerde. Dudağımda tuttuğum hüzün. Orada hayal meyal yirmi yıl evvel, tütün dumanları arasında sevdalı yüreğini susturmaya çalışan çocuk. Yirmi yıl sonra aynı yerde çakışan yolculuk…

Ankara, daima koyu soğuk. Yüreğim dirençli daima. “Tutuşur dizelerim dizelerim sonra”… Yirmi yıl sonra da mısra peşinde. Araç hareket hâlinde ışıklar titriyor… bir şiir yine ağlamaklı, yeni doğmuş titriyor: “Her biri yıldız kendi halinde”.

Otobüsten inen ürkek çocukla göz gözeyiz. Ağır çantalar, bavullar… Daha ağırı gözlerine çepeçevre sarmış kaygılar, korkular… Gurbet, memleket özlemi, platonik aşk, büyük adam olma hülyası, yazar olma sevdası… Epey kalabalık yükü. Sürüyerek, sürünerek uzaklaşıyor gecenin en karanlık köşesine. Gece daha bir uzun, daha bir karanlık şimdi. Şiirin geriye kalan dizelerini ateşliyoruz:

“Sayıklasam dizelerimden
Acıyı duvar nemini
Kirli gömleğimi koklarmış annem
Koklasın türkümü sıcak bir ekmek gibi”

Ankara’dan kaçarcasına çıkıyor otobüs. Ne yandan ne yana gidiyorum? Unutuyorum. Gözlerimi kapıyorum usulca. Bir gün nasılsa her şey böyle kalacak. Ben yine kapayacağım gözlerimi usulca.

 

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir