Su Örtülüyüm / Hanife Bayazıt

Öfkeyi haykırmak ile başlar yara sarma zamanı
Doğum ile ölüm arasında gereksiz geçirdiğim uyuya kalma zamanlarım beyhude.

Ben su örtülüyüm

Mizaç düşüncelerimi derecelere ayırdım,
Sınıflandırdım İnsanları artik.
Derece itibari ile noktalarla süsledim!

Sen
Dilimden anlıyor musun hala?
Doğrularımı yazmaktan bileğim nasırlaşmış´tı
bi çare kazıyarak yok ettim delili.
İhtiraslı kelimelere dayandırmak isterken görüşlerimi,
Dün oturduğum yerde buldum kendimi.
Görünüşe bakılırsa su örtüsü ile tanışanlar
kaldıkları yere geri dönecekler.

Ben
Düşlediğim virane deyim şimdi!
Geri dönmek vazgeçmek değil gülüm
yeniden başlamak !!
Ben O selvi boyundan payımı almak için,
kurumaksızın su ile örttüm üstümü.
Sana kısmet olmadı Gülüm
Pınarlarına yaklaşdın
zira;
örtünmek nasip olmadı.
Hislerime gem vururken ben; sana ulaştıramadım.

Oysa zahmet hiç sayılacaktı ruhun derinlerine inildiğinde,
Yüce gönlüme tembih etmistim…
Kaldı ki olası sövmenin kehanetini umursamadan,
Küfrü dil altımda saklayıp, ihtiyatla kelimeler püskürttüm.

Bu gece haykırdım öfkemi başta bu şehire,
En derininde bulunan Sevgimi hiçe sayan sana,
Göz ucuyla gördüğüm evin çatısına.
Sevilmeyi hak etmeyen onca yüzüne tüküresi İnsanlara
ve en sonunda uçuk nasırıma.

Ben su örtülüyüm

Doğum ile ölüm arasında teklifsiz sunulan oferta´yı tasvip edemedin
kızılötesi kıyıcılığını bir kenara bırakıp
Sıcak neva´nı yüreğimde sonsuzlaştırdım.

 

 

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir