Ararat’a Öykü / Mustafa Işık

Savruk yelesiyle dörtnala uçarı sağrısı köpükten ak kısraklar ölüm şaklar kırbaç şafağında Ararat’ı gözlerinden öperdi Vakit zemheri, uzanırdı bir el eski zaman masalıydı okunan kan damlayan sarnıçlarda, ak sarılarla nergisler salınır en güzel türkü dağlara yakılırdı Bir dağ nasıl uyanır bilemem neresinden öpülür ki şaha kalkınca beyaz at, bu bir seyyahın kavlidir vedalar utanırdı sahibinden […]

Bodrum Sizin Olsun, Trabzon Benim / Nargis İsmayılova

Bir başka bakar bana Trabzon, Bir başka severim Trabzon’u Yeşilin büyüsü sinmişken ovalarına Ruhumu okşar sessizce Karadeniz… Masmavi bakar dünyaya… Çınar kokusu dolunca simsiyah arabaya Bir bebek mutluluğu bırakır kalbime, Trabzon! Bodrum sizin olsun, Trabzon benim… Sarılsın boynuma sımsıkı, Selamlasın eski ahbap gibi… Birkaç damla göz yaşı akıtsın omuzlarıma… Uzungöl gibi berrak, Ayder gibi kadınsı, […]

Unutmuş Güzel / Emir Şıktaş

Ay gibi doğmuşsun, gözlerin yıldız, Yaratan ruhundan ruh katmış güzel. Seni gören güneş kıskanır gündüz, Sanki gök semada mah yatmış güzel. Kudretin kalemi deymiş kaşına, Serap’sın, girersin eller düşüne, Serpilir gelirsin tamam yaşına, Sevdan gönüllerde baş tutmuş güzel. Gece olur uyku tutmaz gözleri, Akıldan çıkmıyor yürek sözleri? Sevdim desen, çekilmiyor nazları, Mecnunu çöllerde çürütmüş güzel. […]

Gece Ağıtları’ndan / Ramazan Seydaoğlu

Dokunma içim acıyor… Yılların kabuk sardığı yaralarım var orada… Rüzgardan, havadan, güneşten bile nem kapınca ağrıyan yıllarım var orada.. Seni sevdiğim, ümit bağladığım, hayaller kurduğum nice günlerim vardır. Sonunda bir yudum ayrılık zehrini içtiğim o karanlık bulutların üstüme göğerdiği geceler vardır. Dokunma içim acıyor… Seni yitirişimin kaçıncı yaprağı düştü hayat dalımdan? Kaç yaprak yırtıldı bilmiyorum […]

Hedonist / Gulsade İbrahimli

Ben mutsuz insanların kendi hikayelerine inandığı o memleketin çocuğuyum. Uçurtma yapmışım hayallerimden, kaç hecemde haykırmışım aşkı ulaşılmazlığa. Ben kendi şiirimin çocuğuyum. Orospusu masum, şerefsizi zavallı, milyonlarca hayalin ve binlerce düşün bir deniz kıyısından dalqalara bırakıldığı o şehrin çocuğuyum. Öksüz sabahların kara gecelerini sürmüşüm güneşin gözlerine. En son trenini daha dün kaçırmış umutsuz geleceğin yolcusuyum. Uzanıyorum […]

Ağac Ananın Ədəbi “De-Şifrəsi” / Şəfa Vəli

Günümüzün ədəbiyyatında ağlımıza gələn, hətta, gəlməyən mövzuları tapmaq elə də çətin deyil. Yetər ki, axtarmaq həvəsi, görmək eşqi, anlamaq istəyi olsun… Bax, bu həvəs+eşq+istək; üçünün birləşib yaratdığı bir əhval var ki, məhz odur oxuculuq qabiliyyəti… Bu dəfə də, nədənsə, mənim oxuculuq qabiliyyətim işə düşdü. Mən də ədəbiyyatımızda Ağac Ananın “de-şifrə” olduğunu gördüm. Özü də məhz […]

Çerâğıma Püf Diyenin Hak Yandırsın Çerâğını / Ayşe Rahşan Gürel

Anadolu irfân ocaklarında, dışardan gelen kişinin o mecliste irfânî konular konuşulduğunu anlayabilmesi için köşede bir çerâğ yanarmış. Çerâğ yanmıyorsa, o mecliste her şey konuşulabilir, anlamına gelirmiş… Buna göre “çerâğı uyandır”demek, “gözünü kapat da içindeki gönül mumunu tutuştur” anlamına gelir. Zira ışık sönmez ki ‘yak’ denilsin. Nur yok olsa, âlem çöker. Bizim ışık dediğimiz, İlahî nurun […]

Yorgun / Gurbet Duymuş

An olur öyle yorulursunuz ki hayattan, insanlardan… Anne karnına mı sonsuz boşluğa mı hiçliğe mi kaçmak istersiniz bilinmez. Ruh yorgundur, beden yorgundur! Duygular yorgundur! Adeta bir kelebek kanadına dağlar binmiştir, dağlar yorgundur! Ses yorgundur, gönül yorgundur! Tahammül yorgundur! Katlanamaz hiçbir şeye, karşı koyacak gücün kendi de yorgundur! Çökmüştür her şey üstüne, her şeyin kendi de […]

Bembeyaz Öldük / Osman Avanoğlu

İstikamet Sarıkamış’tı, Kar, tipi yollarını, Buz gibi hava nefeslerini kesti. Geçit vermedi, Ölüm kustu Allahuekber Dağları. Ve Allahuekber’de son Türk müfrezesi… İlk sırada diz çökmüş dokuz kahraman, Ahmet, Mehmet, Hasan ve daha nice can. Mavzerleriyle nişan almışlar, Tetiğe asılmak üzereler ama asılamamışlar… Kurşun sıkamadan donduk, Bembeyaz öldük. Sessizdi kar beyaz ölüm… İkinci sırada cephane taşıyanlar […]

Sesimi Duyan Var mı? / Şule Ok Polat

“Saat gecenin dibi, sabahın karası. Akreple yelkovan ölüm uykusunda sanki. Zifiri karanlık sinsi bir yılan gibi sarmış her yerimi. Nefes almak ne zormuş meğer enkazın altında kurtarılmayı beklerken… Beklemek ise en azılı düşman. Dişlerini geçiriyor sanki her saniye etime. Bir de balyoz sesi vuruyor yüreğime. Güm güm, güm güm. Bir bebek ağlıyor benimle yarışır gibi. […]

Ölüm / Kübra Öztaş

Zaman bellidir azizim. mahşer günü uykuya dal. Üşüme sakın, Sakın korkma. makberin serildiğinde Cihan- ı alem erise sen sakın yanma, Sakın kavrulma. Bir vakit vardır,dardır, yakındır. Hayat kısa hudud aşikardır. Kervan geçmez bu diyardan. Yükü ağır, Yolu çakıldır. Yürümekte vardır bu yolda sürünmekte. Sen koş azizim Sufiye derya yakındır. İnşiraha koş, Yolun açıktır. Bir ses […]

Galiba Toplumsal Değişim   Geçiriyoruz / Cihangir Boz     

Evvela şunu belirtmekte fayda görüyorum, hiç kimse durup dururken adam öldürmez. “Adam öldürmeyi Hasan, oyun mu sandın?”  türküsünde olduğu gibi.  …Son zamanlarda kadına şiddet konusu gündemden hiç düşmüyor.  Her gün “Boşanmak istemediği eşini canice öldürdü.”  Haberlerini izleyip duruyoruz.  2020 Yılının ikinci günü benzer bir haberle sarsıldık. Dileğim yanılmamdır ancak 2020 yılı bu cinayetler sayısında   2019 […]

Edebiyat Uğruna / Gülüm Çamlısoy

Zincirleri kıramadığımdan hayattaki durağanlığa rest çekip sığındığım sadece ve sadece boş sayfanın zaafına yenik düşüp içimdeki kopuk düğmeleri elimden geldiği kadar iliştiriyorum o iliğe ve biliyorum ki peşi sıra da kopacak düğmeler ve ben yine düğme arayışına girişeceğim maviden mıntıkam; pembeden dünyam ve siyahtan ibaret iken içine gömüldüğüm saksının dibini boyladığım. Mutlak bir zafer tatmaksa […]

Hayata Sevgi ile Bak / Eşref Bolukçu

Sevgi, insanın kalbinde tomurcuklanan nadide bir çiçektir. Mühim olan, onu yara almadan yaşatabilmektir. Sevgi, seçimlerimizin sonucudur. Hüzün de seçimlerimizin sonucudur. İyilik yapmak seçimlerimizin sonucudur. Kötülük yapmak da seçimlerimizin sonucudur. Hüznü de seçeriz, mutluluğu da seçeriz. Daha çok sevgiyi mi yoksa hüznü mü saklıyoruz yüreğimizde? Yüreğimizde sakladıklarımız, seçimlerimiz değil mi? Yüreğimizde sakladıklarımız değil mi hayata bakışımızı […]

Allâh’tır Asıl Vatan / Ayşe Rahşan Gürel

Bazen en derin konuları anlatmak için kıssalar bize yardımcı olur. Bazan bir mesel, aklın tıkanmış damarlarını açar da kana karışıverir. Bunun içindir ki Arifân-ı İlahi dediğimiz büyük akıllar kıssalardan kaleler kurmuşlardır. Bahaeddin Veled Hazret Anadolu’ya göçerken kendisine “Kimsiniz, nereden gelir nereye gidersiniz?” denildiğinde; “Afganlıyım, Türkmenim…” demez. “Allah’tan gelen Allâh’a gidenleriz” der… Asıl anavatan Allah’tır çünkü. […]

Karatahta Karalamaları / M. Faruk Habiboğlu

Hep bir şey eksik, hep bir şey yarım. Keşkeler ne çok! Yürekte bir burukluk mütemadiyen, bir türlü geçmeyen. Teselli makamında önemsiz iyikilerle kendini kandırsan da, iyileşmeyen bir yara var, bitmeyen baş ağrısı, gelmeyen mektup, silinmeyen karatahta karalamaları. Ne dua ne beddua; ne selam ne kelam derman. Sanki damla damla aşınan ama o kadar da kavi […]

Özledim /  Cihangir Boz 

  Tepeden dereye deli rüzgarın Uğul uğul esişini özledim. Kaynağından revan billur suların Çağıl çağıl akışın özledim. Engin çayırların sarı çiçeğin Çeğil kenarında nefis çileğin Lale sümbül ile mor menekşenin Boğum boğum kokuşun özledim. De Cihangir hani eveliyatın Hani cemaatın vel saltanatın Seherde ezanın gül salavatın Yanık yanık okunuşun özledim.   KARS   2019 Bu gönderiyi […]

Soğuk Haziran / Ayşe Arslan

Bir buğday başağı dikilir karşıma Altın sarısı edasıyla sabah erkenden Sabah ezanı vurur rüzgar esintisiyle Kalk diye penceremin camına Hep yorulmuş nasırlıydı annelerin eli Oysa benim annem pamuk elleriyle Dokunurdu yanaklarıma Sıcacık değerdi dudakları alnıma Ve kalkardık güne bir umutla Ömürden bir gün daha eksiltmek için Sevinçle sevincimizi çoğaltmak için Rüzgâr eserdi buğday tarlalarına Asil […]