Könlüm / Fərqanə Yusifqızı

Həsrətinə dayanmağa, Başı qarlı dağdı könlüm. Taqəti yox ovunmağa, Viran olan bağdı könlüm. Ahım çatar göy üzünə, Tanrı inanmaz sözümə, Düşüb qalım izlərinə, Bir səs,bir sorağdı,könlüm. Yandı bağrım,yaman dolub, Göz yaşlarım leysan olub, Arzularım vaxtsız solub, Bu necə bir çağdi könlüm. Çatladı səbrimin daşı, Yüzdür həsrətimin yaşı, Kimlə olum dərd yoldaşı? Ömrümə yarağdı könlüm. Qəm […]

Yarası Yâr Olanın Yâr Sarar Yâresini / Ayşe Rahşan Gürel

Hepimizin, hayat şartlarının ve bünyemizin kendini çevreye karşı koruma güdüsünün yapılandırdığı bir iletişim dili vardır. Bilince çıkmamış en yitik en yenik yanımızdan beslenen bir dil… Onu bir ‘tampon’a benzetebiliriz; derin yaralarımıza koyduğumuz… Her zaman birileri; tamponu gördüğünde, muhatabına iyilik yaptığını düşünerek çekip almak ister vücudundan. Bu bez parçasının ne işi vardır ki orda?!.. Bağırır muhatap: […]

Yusuf Olsan On İki Yıl Zindan / H. Kübra Aydın

  Dağ başını duman alır, başı görülmez olur ya sisten; tıpkı onun gibi, insanın başını da düşünceler alır bazan. Hiç geçmeyecek gibi durur dertler; omuzlar çöker, taşıyamayacakmış, altında ezilecekmiş gibi hisseder kendini insan. Ben de bu düşülmemesi gereken hale düşerim sık sık. Sonra şimşek gibi çakar hocamın sözü; beynim, kalbim ve ruhum hep bir ağızdan […]

Esmer Rüzgarlar / Cihangir Boz

Başımda esmer rüzgarlar, Islık ıslık yaklaşan ecel sesleri. Ben, Azraili gördüm vardiyasız. Keser durur nefesleri. Günler, buhar buhar yükselir göğe. Yetişmek için güneşe elleri açık. Aylar, yıllar yalvarır, gitme, dur diye. Ne bilsinler zaman zalim, saatler kaçık. Siyah mutluluklar dururdu aynalarda. Acemi sevdalar çınlardı kahkahalarda. Aşk doluydu testiler, derman akardı çeşmelerde İçmek varmış beyaz meyleri, […]

Xəbərin Yox / Leyla Metin

Oyan artıq sabahdı yar Gecə sübhə oyaqdı yar Gözlər yenə bulaqdı yar Sənin məndən xəbərin yox. Vəfalıdır həsrət ,hicran Heç buraxmır məni bir an Sənsiz sənli ötür zaman Sənin məndən xəbərin yox. Dəliliksə dəliyəm mən Eşq şah olub köləyəm mən Nə zamandır beləyəm mən Sənin məndən xəbərin yox. Səbəb sənsən günah mənəm Bir eh etsən […]

Dünya / Faik Kumru

Neyine uzansam yere saçarsın Elime alınca kapar kaçarsın Hevesim geçince kucak açarsın Peşine koşmaktan yoruldum dünya Efkârlı gönlüme sıla düşünce Gurbette hasretin seli taşınca Çilenin kazması dibi deşince Firkatin harcıyla karıldım dünya Yıllar boşa geçti huzur vermedin Hedefi gösterdin yayı germedin Misafir belledin sofra sermedin Düş artık yakamdan darıldım dünya Defteri kapadım vardım menzile Derledim […]

Sevda Kalır mı / Emine Savaş 

Azad eyle gülnihâl, gülleri şarkılardan Zemheride açması kolay olur mu söyle Turnaları çıkardım, asırlık türkülerden Pınarbaşı bulanmış, sevda kalır mı söyle Yokuşlar uzun uzun, tâkate hâl kalmadı Çoban yıldızlarına gidecek yol kalmadı Kopan fırtınaları savacak kol kalmadı Satsam canı pazarda, bir dost alır mı söyle Ağaran gün akşama, ayettir hep kavuşur Akar bir damla dahi, […]

Ömür Aralığı / Bukrenur Yılmaz

arınmak mı ayrılmak mı ömür aralığı bilinmez gitmekle kalmak arası bir ay doğar geceme herkesçe görülmez bazen hoyrat fırtınalar yahut hüzün yüklü bulutlar engel olur aymasına aralık ayında demlenirken tüm tasaları yılın kimi geleceğe merhaba der kimi geçmişe veda eder bu arada geçmişle aram hiç iyi olmadı benim oldum olası da öyle ama neyse çok […]

Hüzün Tarlası / Serkan Sayan

Avuçlarında üzgün çiçekler hüzün tarlası Gözü yaşlı geçmiş sessiz ağlamaklı Geceye düşen korku yazgısı Nefesi küçük adımlarda saklı sokağın Düşen cepheler gibi savruk yapraklar Sonbahar toplamış eteklerini kaçtı kaçacak Göçerler gitti kalan birkaç gafil Mevsim dönecek belli buz gibi çatılar Kara kış vurdu vuracak daldaki birkaç yaprağa Ömre düşen ağıt artık solgun güneş Kokusu uzak […]

Hayal Bu ya / H.Kübra Aydın

Güneş perde arasından yüzüme vuruyor… Sabah olmuş belli, mutfaktan geliyor annemin güzel sesi. Kapatayım gözlerimi, öperek uyandırsın annem beni. Babam yine bulamamış pantalonuna uygun çorabı. Sesi geliyor uzaktan: “Hanım hanım ne yaptın benim çorapları?” Annem kızmaya niyetli: “Ne yapacağım ben senin çorapları?” Ardından kahkaha sesi… Ya hu bitmez bunların didişmesi… Uyansam mı, baksana unuttular beni. […]

Kuruluş-Osman Üzerine Psiko-Mitolojik Bir Yorum Denemesi / Ayşe Rahşan Gürel

Gerek fert, gerek kültür olarak insanı anlamak, mitlerin müziğine kulak vermekten geçer. Yaratılış ve kahramanlık mitleri, evrenin ve insanın tekâmül sürecinin, insan ruhunun eyleme dönüşmesinin yansımasıdır. İslâm-Türk psiko-mitolojisi, bizde ihmal edilmiş bir alandır. Nerdeyse bir asırdır, mitoloji denince Eski Yunan-Roma ve Akdeniz medeniyetlerine dair bilgiler gündeme geldi. İslâmlaşmış Türk kültürünün özgün toplumsal eserleri üzerinde dikkat […]

Erkeler Ağlar mı / Eşref Bolukçu

Hayat ızdıraba döndüğü zaman Esen sevda yeli dindiği zaman Yalnız ve çaresiz kaldığı zaman Erkekler de ağlar inanmasan da Yazıma, “Erkeler ağlar mı ya da erkeler ağlamalı mı?” şeklinde sorduğumuz sorumuza gelen cevaplar ile başlamak istiyorum. “Ağlamak, insani bir duygudur.” “Romantik olan erkek ağlar.” “Erkeler de ağlamalı; merhametli olan erkek ağlar.” “Ağlamanın erkek-kadın ayrımı olmaz.” […]

Yorulur İnsan / Rukiye Yıldız 

“İnsan”  beşer, aciz, muhtaç, ölümlü, gücü sınırlı… Yemeden içmeden yaşayamaz insan, bedeni, ruhu, aklı hep bir şeylere muhtaç… Yemek yemez ise bedeni zayıflar, bir şeyler öğrenmez ise aklı,  takdir edilmez ise azmi… Su içmezse midesi… Sevilmezse ruhu zayıflar. Sınırlıdır her şeyi, yorulur insanın en büyük becerisi… Yorulur çok yürüyünce bacakları, yorulur çok sevince kalbi, yorulur […]

Ben de Öğretmendim / Gülüm Çamlısoy

Korunaklı bir dünyanın müridi illa ki sevgi bir de dokunulmazlığı sevginin ve ceketimin önünü ilikliyorum elbette ayağımda yüksek topuklu ayakkabılarım lakin çamura batmış şekilde değil yeni oldukları ayağımda çamurdan bir bulamaç eşlik etmekte ve geç kalma ihtimalini bertaraf etmek adına üstelik düşme tehlikesi ile restleşirken kan ter içinde varıyorum ilk görev yerimin kapısına. Görev aşığı […]

Sadeleştirelim mi Hayati? / Handan Karabulut

Kesirlerdeki gibi sadeleştirme işlemini hayatımıza uygulasak nasıl olurdu acaba? Önce evlerimizde kullanmadığımız veya az kullandığımız eşyalarımızı, kıyafetlerimizi, ayakkabılarımızı verseydik bizden daha çok ihtiyacı olanlara. Yaptığımız bir çok işi gözden geçirsek; Allah’ın razı olacağı işleri ayırıp, gerisini çıkarıversek hayatımızdan güzel olmaz mıydı? İlişkilerimizi de unutmasak! zamanımızı, emeğimizi, enerjimizi harcamamıza rağmen kıymet bilmeyen, bize zarar verenleri de […]

Payıza  Xoş Gəldin Deyək… Ürəyimizdən Keçərsə… / Səfa Vəli

(esse)   Dünya yaranandan insanlar həmişə dörd ünsürü əsas tutub: od, su, hava, torpaq. Sonra illəri dörd fəslə bölüblər: yaz, yay, payız, qış.  Evlərimizin də dörd küncü var, ayrıclar da dörd yol arasındadır. Söhbətimiz dörd rəqəmindən başlasa da, əslində, payızdan danışacağıq- üçüncü fəsildən… Qarşıdan payız gəlir. Xəzanlar fəsli. Şairlər ayrılıq gününü payıza bənzədir, sevgililərinin xəyanətini payızın […]

Kar Rengi Umut / Atakan Daşdan

Sen beni anlayamazsın Müşkünaz senin gözün yükseklerde tepinirken ben kurarım çilingir soframı bir yudum çaya bir dilim ekmeğe kuru bir soğana kına yakarım içine biraz sevgi biraz da şükür katarım Ben bilmem duvar diplerinde kardeş eti yemeği sen hovarda duygularla altın tepside mutluluk düşlerken ben dalarım gönül ummanına yiğit sevdalara inci mercan dizerim paraymış pulmuş […]

Bir Çağrının Yankısı: “Azîzân” / Hatice Kübra Aydın

Tasavvufa hayatımın her döneminde ilgi duymuşumdur. Mutlak yaratıcıya götüren bir yolsa tasavvuf, ilgi duymam kaçınılmaz olmalıdır zaten. Ancak öğrendim ki tasavvuf; bir ilim değil, bir yaşam biçimi imiş. Ve tasavvuf aslında en iyi Peygamber Efendimiz’i (sav), O’nun Ehli Beyt’ini, Ashab-ı Kiram’ı ve Onlar’a âşık olanları tanımakla anlaşılırmış. Manevi bir susuzluğa düşmüş, sağda solda çılgınca susuzluğumu […]