Bir Mevsimin  Neşeli Çocuklardık / Şerife Teber

      Biz sadece bir mevsimin yaşayan  çocuklarıydık. İlk baharda açılan sevgi tohumlarıydı  umutlarımız  serpildik avuçlar dolusu  her bir toprağa   ve günler geçti tomurcuklandı dallarımız rengârenk  çiçeklere boyandı bütün bedenimiz.   Bir güneş doğardı doğudan üzerimize; ışıkları gökleri delercesine, bir rüzgar eserdi sonra bütün açılan çiçeklerimizi savururdu uzaklara  ve alışmaya başlardık  yalnız yapraklarla  yaşamaya. Geçti […]

Gittiğimiz Yere Kadar / Gülüm Çamlısoy

Gönül tanımlamaya çalışıyor, zamanın ırmaklarında süzülen kuğuların gölgesinde yaftalanmak kadar olası bir edimde kök söktüren bir cinnet de neyin nesiymiş, diye haykıran gölgenin yeknesak tınısında bir rahvan beyit kadar da kısalığın akımında kıstas bilmekle eş değer onca kehaneti. Gün ise özrünü sunuyor insana bazen kıskandığı geceye atıfta bulunuyor ne zamanki siyah bir buluta rast gelse […]

Aşk ve Ölümle Bir Yürüyüş / Amine Ateş Kabaktepe

AmHans Königsberger’in Orta Çağ da geçen bir aşk öyküsünü, anlatan kitabın adını başlık olarak koydum. Bu kitap korkaklık üzerine olduğu için, benim konuma uygundu. Korkularımızı nasıl yenmeliyiz? Niçin ve neden korkarız? Korkularımızdan kaçmayı, sakınmayı sürdürdüğümüz zaman, inatla bizi kovalamaya devam edeceklerdir. Korkularımıza karşı yapacağımız en korkunç şey, gözlerimizi kapayarak onlar yokmuş gibi davranmaktır. “Korku, ölümden […]

Yaşıyoruz Öyleyse Varız / Hatice Eğilmez Kaya

“Ay, yeniden dolun olacak ve sabahında yine gülümseyecek bir karanfil budağına…”   Yaşıyoruz öyleyse varız, desek de bu sav, ölünce yok olacağız demek değil. Aksine içinde bulunduğumuz ânı; yani ne geçmişi ne de geleceği, şimdiki zamanı işaret eden bir durum belirlemesi.  Maddenin katı, sıvı ya da gaz hallerinin varlığı ve farklılığı gibi bir şey. Zaten […]

Hayata İnat / Şerife Köksal Badısaba

Hayat bazen çok ağır gelir taşıyamazsın yükünü omuzlarında, yılların yorgunluğuyla içinde buruk bir acı kalır ve yakar tüm benliğini. Geceler bir kurşun gibi saplanır yüreğinin en derinine yaran için için kanar söyleyemezsin kimseye ya onlar seni anlamaz ya da sen anlatamazsın derdini, sadece göz yaşlarının sancısı kalır son noktayı koyduğun geceye. Her nefes alışta çığlıkların […]

Kızıma Mektup-En Güzel Şiirime… / Derya Sırma

Bir romanın sayfalarını telaşla karıştırır gibi geçti yıllar; hızlı ve hoyrat…. Gün geldi yaşananlara yandım, gün geldi yaşanamayanlara. Bazen en acımasız dediğim anda hoş bir sürpriz yaptı hayat ve gülümsedim ağız dolusu, bazen “zaten benim şansım olsaydı” isyanıyla başlayan cümleler kurdum, kime olduğunu bilmeden serzenişlerin… Yine de yenilmedim; En kötü gün bügündü çünkü, her kötü […]

Ah Vefa / Ayse Aslı Tufan

Bugün içimden adı bir semt haline gelmiş vefadan, vefa duygusundan bahsetmek, birşeyler yazmak geldi. Bir fincan kahve hatırının, fedakarlıkların, dostlukların, unutulduğunu, bir kaşık suda insanların birbirini boğduğu kıymetlerin koptuğu, iyi niyetlerin yok olduğu dünyadaki vefasızlıktan… Kısacası vefasızlığın kol gezdiği bir dünyanın tadının tuzunun eksikliğinden… İnsanlar insanlara, insanlar hayvanlara acımasızca kıyar olmuş, vicdan merhamet unutulmuş. Kısacası […]

Suskunluğun Sesi / Merve Akyel

Gecelere gizli bir sempatim var bilirsin. Öyle ya… Gün boyu binlerce gürültü içinde uyuşmaya direnen,  sıkışmış beyinlerimizi adeta özüne döndüren farklı  dinginlik hali bu . Kadınını seven insanlar içinse adeta kendisine kavuşma saatleri. Hepimiz çokta şükür edecek hayatlarımız olsa bile, bir taraftan sadece iplikle bağlıyız, olası zayıf yanlarımıza.  Zayıf, eksik, fazla, çok. Her şeyimiz varken, […]

Vicdan / Ayla Mediha Eser

Dünyaya geldiğimiz andan,  gelişim evremizi tamamladığımız ana kadar bizi biz yapan duyguların başında gelir vicdan. Bu duyguyu taşıyan insanoğlu, kendi özelliklerini kimi zaman erken kimi zaman geç fark eder. Bu farkındalığı yine kişinin kendisi saptar. Farkındalıklarımızdır bizi biz yapan ve hayatı mutlu, huzurlu kılan hatta koruyucu kollayıcı hale getiren… İnsanın fark edebildiği vicdan duygusu, hayat […]

Haziranda Ölmek Zor Derler, Peki Ya Doğmak? / Kübra Aydın

Bir haziran sonu gözlerimi açmışım, yürekleri buz tutmuş insanların yaşadığı dünya denen diyara… Çok da isteyerek gelmediğimi belli etmişim vaktinden çok sonra doğarak… Sanki bütün ayların hüznü haziran sonuna toplanmış gibi, hepsini özümsemiş yüreğim… Yıllar yılları kovalarken hüznüm çehreme yansımış. Dudak kıvrımı gülüşlerimde bir tutam hüzün varmış… Ve sonra dünyayı kurtarabilecek kadar güçlü, kolumu kaldıramayacak […]

Tam / Remzi Babacan

  Tam tufanın ortasında tamtam ve ejderha zamanlarda hasretim sana, anlasana dedim ve üç nokta koydum yarınlarıma… Yaralarım sızıladı, seni andı kanayarak kendi ıssızlığında. Yaralarımı çok severim ben bilirsin, gül bahçesidir onlar sevda iklimlerinden! Bu aralar yokluğun güneşsizlik gibi beni çok yaralar. Bilirsin işte gece kan ter içinde, ıslak bir ay ağlamakta yalnızlığına yanmakta bu […]

Geceyi Aldatmak / Gülüm Çamlısoy

Yeni bir bildirge yayımlamanın zamanı gelmiştir, talebiyle kör ve kurşun kalemimi açıyorum perde perde hem de pas tutmuş kalemtıraşıma rahmet okuyup yoksa küt mü olmalı ucu kalemin? Belki de perde çekili gözlerine minik noktalar da kondurmalıyım ve usulca da bir öpücük. Ne de olsa o yazacak ve ben merakla bekleyeceğim, bakalım derdi neymiş, demenin hâsıl […]

İçim Gözyaşı Ülkesidir / Gürhan Gürses

Onu özlediğim vakit gökyüzüne bakardım ve içim aydınlanırdı. Güneşim olurdu. Karanlıklardan kaçıp sığındığım. Soğuklardan kaçıp ısındığım. Kimin sevdiği vardır böylesine günlük güneşlik? Güneşe eşti bende. O kadar muhteşemdi. Kokusunu duymak istediğimde bahçeye çıkardım ve bahçedeki bütün çiçekleri koklardım. Çünkü onun kokusu bahçedeki bütün çiçeklerin kokusunun toplamıydı. Kimin sevdiği vardır böylesine güllük gülistanlık? Cennet kokuluydu. Sanki […]

Sen / Mehmet Faruk Habiboğlu

Bu şehir artık seni anlatmıyor.. Önceden.. Kaldırımlarda sen siluetinde dolaşırdı kadınlar oysa. Bütün sokaklar sana açılırdı, bütün caddeler, bulvarlar senin adını taşırdı. Apartmanların isimleri sendin. Ve balkonlardan her dem sen el sallardın. Otobüs duraklarında seni beklerdi insanlar ben gibi ve otobüs tabelalarında senin ismin. Biz ya sana gelirdik yahut senden dönerdik. Vitrinlerini senin resimlerinle süslerdi […]

En Çok Neyi mi Özledim?/  Gülüm Çamlısoy

Aldatıların hükümsüzlüğünde olsa keşke bayram sevinçleri. Uzak kederden ve izafi bir yanılsama olsa keşke bayram sabahlarının ıssızlığı. Yanık tenlerin yalıtıldığı, uzakların yakın kılındığı sadece sevgiden mütevellit olsa keşke o bayram sergisi bagajda yüklü sayısız bavul eşliğinde kaçmak adına eşten dosttan. Ne gam… Tatil beldelerinin o hengâmesinde devinen insan suretleri mi yoksa tenhalaşmış büyük şehir sokaklarının […]

Eyüp Sultan’da Sabah Ezanı / Zekeriya Maral

Gün boyu yavan kalabalıkların bıkkınlığının verdiği rehavetle yığılıp kalmıştım gecenin koynuna. Gece yarısını bir kaç saat geçe, telefonum çalıyor, telefondaki dostum; “Hadi kalk! Bugün, sabah namazına Eyüp Sultan’a gideceğimizi bilmiyor musun?” Uykusuzluğun verdiği mahmurluğun eseri bir anda kaybolup gidiyor üzerimden. Bilmez miyim, seher vakti sabah namazında, Eyüp Sultan’da olmanın hazzını… Namaza yetişebilmenin heyecanı ve şevki […]

Gülümseyin Çekiyorum! / Elif Eksi Zorer

Gözlerden doğan bir güneştir tebessüm, ışığını yürekten alır ve enerji yayar etrafa. Söylemek istediğimiz her şeyin bir başlangıcı olur bazen, bazen de söyleyemediklerimize tercüman olur. Hüzne kur yapan nazlı bir sevgili olur, dokunur en hassas dertlere. İlaç olur, vitamin olur, şifa olur da yazılır gönül reçetesine… Gülmeyi bilmeyen yaşamayı bilmez elbet, lezzet almaz küçük mutluluklardan, […]