Kovulmuş Şair / Gurbet Duymuş

Sen imgeler dünyasından kovulmuş bir şairsin! Ruhun kara, benliğin kara! Sen bilirsin ki tenin değil acıyan, sızlayan… Ruhun; hüzün, acı çığlıkları atmakta. Sen imgeler dünyasından kovulmuş bir şairsin! Ruhun baştan başa merhamet kokmakta! Sen hassas, sen kırılgan; sen aleme aşina, derde hepten aşina, bu yüzden boydan boya keder, boydan boya acı yağmakta, ruhun etrafa kanlı […]

Bir Avuç -1 / Ramazan Seydaoğlu

Aralık 2006 Yazıları’ndan…    Bana Adını Söyle Sende bir şey var. Beni ilk bakışta mesteden .. Seni böyle çekici kılan esrarın adını söyler misin? Bakışlarınla herşeyi alıp götürüyorsun benden. Kör-kötürüm oluyorum. Renkler soluyor gözlerimde. Sesler kabalaşıyor kulaklarımda. En güzel çiçekler ve rengarenk kelebekler birer toz gibi uçup gidiyor Gecenin karanlığı mı yoksa adın… Ki her […]

Taşları Tuğra, Toprağı Sikke Bursa / Rukiye Yıldız

  Çıkarsın Bursa’nın sokaklarına, başlarsın zamanın yıpranmış elleri ile topladığı hafıza bahçesinin meyvelerinden yemeğe. Her adımda ecdadın bilge ve hami ruhunun soluklarını hissedersin ensende. Elimi attığım şu yaşlı çınarda kaç kişinin parmak izi gizlidir, dedem Osmangazi’nin, Orhangazi’nin, Murat Hüdavendigâr’ın… Acaba şu bastığım toprak Bizans’tan, Selçukludan neler gizledi bağrının en kuytularına. Şu taşa Orhangazi sırtını dayayıp […]

Anne Ölme / Şerife Teber

Bir çığlık oldum, haykırdım yedi cihana. Annemin beyaz gömleği kanlara boyanırken, ürküp koşan insanlara kaydı göz bebeklerim. Hangi dille acıyı anlatabilirim? İnsanlık hangi dille acıyı anlayabilir bilemedim. Çığlıklar içinde koşup çare ararken, çaresizliğim sardı dört bir yana. Koca bir boşlukta çırpınırken Anne Ölme diyebildim. Küçücük bedenim, engel olamadı akan kanlara. Yüreğime damladı acı acı. Bir […]

Deniz Kabuğu / Havva Kalaycı

Bazen geçmişten hatırası olan bir eşyayı bulup çıkarırız gün yüzüne. Eski bir kitap, resim, saat, yüzük vs. Onu ilk gördüğümüz anda ne kadar da seviniriz. Sevinmekle de kalmaz hemen koruyup saklamaya yelteniriz. Hatıralarımızda kaldığı gibi çocuklarımıza saklarız. Aslında korumaya çalıştığımız bir yüzük, bir saat, bir eşya değildir, onun bize hatırlattıkları, hafızamızda canlandırdıklarını muhafaza edebilme gayretidir. […]

Kahve Köpüğü / Faik Kumru

   Bazen iki köpük arasına sinen harfleri okumaya merak salarız. Alfabede olmayan harfleri anlamlandırmaya çalışır, ona göre bir yol çizeriz yürümek için. Bazen hayatımızı, taşmaya yakın bir kahvenin köpüğünü üfleyip söndürdüğümüz gibi rüzgârın önünde sürüklenen kuru bir yaprak misali değersiz kılabiliyoruz. Darbı mesel olmuş, hepsi birbirinden güzel ve hayatın tecrübesi kokan atasözlerimizden “bir fincan kahvenin […]

Bir Niyazımın İzdüşümü / Gülüm Çamlısoy

En hazin meltemi taktım koluma, Kırık bir busede takılı aklım öte yandan; Yine de sırların gıyabında en demli mevki, Varlığın teamülünde saklı tuttuğum. Gözden ırak bir küme. En aykırısından bir ıslık çalıyorum Yüz görümü mutlak bir sevince sığmak adına O gürültülü aksanıyla demir alırken Sırlı bir geceye… Farkındalık yaratan gördüğümden ziyade görmekten imtina ettiğim bir […]

Mey’us Bir Gece ve İkimiz / Ayşenur Akın

  Son sözlerini duyar gibiyim onun. Ağaçların meyvesi birer göbek bağı gibi rahminden ayırdığı yaprakları çalıyor kulaklarımızda. Bedenin, donuk çehreni fitilleyen ılık bir meltemi arıyor bu saatler. Bu gece başka bir ayaz var havada. Dudağında kırağını tutan krizantem çiçeğinin püskürttüğü parçaları topluyor diğerleri. Gecenin alacakaranlığına gelesiye gözleri kopçalı birer kese gibi açılır kapanırdı onun. Yine […]

Bir Bayram Hikayesi / Ahmet Çiçek

Ânın zamana dolduğu, damlanın okyanusla buluştuğu, çirkinin güzele dönüştüğü gündür bayram. Bayramlar şekeri dilde eritmek, sevgiyi gönülde mayalamaktır. Gönül almak için gönle akmak, matemlerin civarında dolaşmak, dertlilerin dertleriyle dertlenmek değil midir? O gece bir rüya gördü. Hiç olmadığı kadar mutluydu kendinden bi haber. Koşmak istiyordu delice, kavuşmak için koşmak.  Dağın buluta, dalın meyveye, öksüzün anneye […]

Aşkla Bakmak / Gurbet Duymuş

AŞK Mananın inşası … Mananın mayası … Mananın noktası … Dünyevi koşturmanın, doyumsuz ruhumuzun kanayan yarası değil midir aşk? Aslında avcumuzda, gönlümüzde, ruhumuzda, zerrelerimizde olan aşk! Dünyayla aldattığımız, dünyayla kirlettiğimiz, özünün etrafını uçurum ve volkanların çevirdiği ve artık ulaşılması imkansız olan aşk! Kırmak lazım kabukları, aşmak lazım uçurumları, söndürmek lazım volkanları yahut da yanmak, pişmek […]

Sevgi Toplumu / Ali Özkanlı

Makama geldim diye insanı kırma Gönül kazan, öfkelenip haykırma. Engin ol yürekteki aşkı bil Tövbe ile günahını durma sil. Sevgi toplumunda, insan insanın kurdu değil insan insanın cennetidir. Sevgi iksirinin cennet haline getirdiği yüreklerinde konaklarlar. Öyle bir yürek ki çarşılarında sevgi satılır, terazilerinde sevgi tartılır, ancak karşılığında para değil yine sevgi alınır. Sevgilerinin faturası yine […]

Benim Hayatım Hiç Olmadı / Hader Elgendy

Doğduğumdan beri hiç şanslı olmadığımı farkettim. Ama yine çok şükür diyelim. Ben çocukken babamı kaybettim. Baba duygusundan mahrum kaldım. Arkadaşlarım babalarıyla konuşurken gizli gizli takip ederdim. Keşke benim babam da olsaydı derdim hep. Hep özlerdim babamı. Kokusunu almaya öyle çok ihtiyacım vardı ki; mezara kadar gidip toprak kokusu koklardım, babanın kokusu nasıl bir şey anlayabilmek […]

Kuşların Ahı Yılanlara Kalmaz! / Ramazan Seydaoğlu

Ovalar sonsuza dek uzayıp gidiyor sanki.. Etraflarında uzanan sıradağlar olmazsa bulutları tutup getirecekler gibi… Dağların doruklarından akıp gelen buz gibi soğuk sular kayaları salise salise okşayıp kemiriyor ama ismi ve cismiyle sadece bir taş olan kayaların bunlardan haberin bile yok. Kayalar başlarına betondan şapkalar geçirmiş gibi duruyorlar. Delik deşik bedenlerinde türlü türlü hayvanat ve nebatat […]

Bir Dünya Şiir Günü’nün Ardından / Gülüm Çamlısoy

Kayıtların yenik düştüğü çok aşikâr aslında kan kusan her cümleyi arındırıyorum kırmızdan ve kırmızı halkalardan. Öykündüğüm mevsime değil sitemim lakin özendiğim kadar da özümsediğim şahikaları dillenen hezeyanların mermer dokusunda serili bir lahit kadar davetkâr ve isyankâr. Göğün temposu muğlâk bir gürültüyü çağrıştırıyor ve bacaklarını aralıyor iblis. Şaha kalkan tabiatın inkârı mı yoksa her edimde rutin […]

Yeşil Sabun / Serkan Güresmer

Banyo taburesine oturmadan önce su döken nesiliz biz. Annemizin sinirlenince kafamıza ‘dank’ diye ses çıkartan taslarla yıkandık, banyodan sonra havluya sarılıp sobanın yanına geçer tir tir titrerdik. Üstüne dayaklar yer gülüşürdük.. Hem döğerlerdi hem de ağlama diye kızarlardı be.. Saçlarımızdan düşen suları sobaya düşürür cıssa sesini dinlerdik. En güzel mahalle maçlarını annemizin zamansız banyo yaptırmaları […]

Aşkın İlamıdır Bu Sözler / Gürhan Gürkan

Yaşanmış bir aşkın kalpçe nasıl bir hükme bağlandığını gösteren resmi bir belgedir bu. Hüzne duçar olmuş bir kalbin kısık sesle feryadıdır cümle âleme. Okurken kalben okuyun ve ona göre hüküm verin. Kalbe takılan kelepçe… Cana yapılan işkence… Aşk bileşkesidir bu canhıraş figanlar. Kâh hayali, kâh sahi… Kâh olası, kâh imkânsız… Vira Bismillah diye başlayalım, kalpte […]

Karanlıkta Aranan Aydınlık / Şerife Teber

Bir hayat var uzaklarda, adını bilemediğim,  kıtalar arasına gizlenen, rengi olmayan, görülmeyen, duyulmayan, hissedilmeyen bir hayat. Bir siyahinin gözyaşı, bir kadının çığlığı, bir çocuğun açlığı gibi mesela. Ama aslında görülen, duyulan ve hissedilmesi gereken  bir hayat. Yaşadığımız, nefes aldığımız bir dünyada kör, sağır ve hissiz birer varlıklar olduk. Biz yalnızlaşan, kendi kabuğuna çekilen ve sadece […]

Sitem / Fadıl Karlıdağ

Uzun kış gecelerinde biriktirdim bu hüznü ben ey sevgili, elbet uzun hikaye ötesi. Yüreğime hoyratça çarparken ayaza yakalanmış duyarlılıklarım, istemsiz birikiverdi efkar. Ne çok bağırdım sanmıştım oysa duyulmamış sesim, işitilmemiş nefesim, kendimeymiş feryadım. Hoyratlığım kendime, zalimliğim nefsimeymiş. Say ki; zaman akmış ben dışında kalmışım. Mevsimler geçmiş ben sonbahara çakılmışım. Yağmurlar yağmış ben duldada, gün doğmuş […]