Aynı Derdin Duacılarıyız / BukreNur Yılmaz

Hiç olmadığımız kadar eşitiz şimdilerde. Korkularımız, endişelerimiz, tedbirler ve tavsiyeler eşit… Dünya; tüm kutuplaşmaları, siyaseti, ırkçılıkğı, ideolojileri bir tarafa bırakıp insan sağlığının devamı için aynı düşmanla savaşıyor. İnsanın varoluş gerçeğinde; acının, korkunun, endişenin ve kaybetmenin dili tüm toplumlarda aynı olmalı. Şimdi bu küresel salgın tüm duyguların yönünü din, dil, ırk, toplum ayırmadan bir noktada birleştiriyor… […]

İyinin Gayreti Kötünün Çenesini Yorar / Ayşe Rahşan Gürel

“Ne zaman tevekkül edeceğim, ne zaman gayret göstereceğim; bunu çözemiyorum. Bu kafa karışıklığı beni daha çok atalete sevkediyor ” dedi derviş. Şeyh gülümsedi: “Evlat”dedi. “Tefekkür, dürüstlüğün fikrî yönüdür. Önce dürüst olmanın gereğini kavra sonra dürüst ol. Sözünde işinde riya bulundurmamaya gayret et. O zaman sana ‘tefekkür’ nimeti lutfedilir. Çevrene bir bak; bu dünyada hiçbirşeyin sebepsiz […]

Dostun Elindeki Hain Hançer / Ramazan Seydaoğlu

Kendimi çiğniyorum ayaklarımın altında. Başka kime gücüm yeter ki… Dünyayı dize getirebilen biri olarak en yakınındaki insana sözünü geçiremeyen aciz biri olarak, dostun, “dost” diye ünlendiklerimin ihanetleri karşısında ne yapabilirim ki gayri. Kendimi çiğnemekten başka. Anladım ki, boş yere gerinmenin faydası yokmuş. Kendimi kandırmanın da. Ancak kendimi çiğneyebilirim. Elimde roketler, füzeler, uzay üsleri, denizaltılar, savaş […]

Güle Sitemkâr Bülbülüm / Ayşe Ciplioğlu Kaş

Gülün şebnemleriyle parladığı o işrak vakitlerinde aktı gönül muhhabet bahrine… Sultanın kadem-i mübarekinden ümitle uçtu Huma kuşu aşkla çırptı kanatlarını gayretle. Gözlerden gönüllere akan yaşlarla arzulanan vuslat duaları okunduğunda attı şafak fecr deminde… Cennet yüzlülerin haberlerini beklemekteydi sabah kaderin ördüğü nakışlar içinde… Gama sebep olmuş maşuğun aşığın sevdasından bihaber olması… “Ne olurdu o sevgili ok […]

Sevgidir Hepsi  / Rukiye Yıldız

En sıkıntılı en karanlık günleri, bir anda güneş vurdukça parlayan yeşil yapraklara çeviren enerjidir, sevgi. Kurumaya yüz tutmuş ağaçları, köklerinden gövdesine doğru can suyu verip, canlandıran şeydir,  sevgi. Anaların ağlayan yavrusunu kucakladığı anda, küçük yüreklerin hissettiği kalp çırpıntısıdır,  sevgi… Korkunun kol gezdiği bir demde, üzüm taneleri gibi birbirine tutunma, birbirini koruma birbirine sokulma hissidir, sevgi. […]

Öyle Bir Ölmeli ki İnsan Toprağa Bahar Gelsin / Ayşe Rahşan Gürel

“Üşüyorum” dedi genç adam kitaplarını koltuğunun altına sokup ellerini ovuşturarak. Sahlep satan bir el arabasının önünde durmuştu. Bir anda gözü sahlepçinin sevgiyle ışıldayan gözlerine değdi. Gayri ihtiyari döküldü kelimeler dilinden: “Nereye baksam soğuk vuruyor yüzüme. Yılmadan yürüdüğün yollar soğuk, okumakla geçirdiğin yıllar ürkütücü, itinayla kucak açtığın dostluklar nemli” Bu benzetmeler de nerden aklına gelmişti böyle… […]

Gece Ağıtları’ndan / Ramazan Seydaoğlu

Dokunma içim acıyor… Yılların kabuk sardığı yaralarım var orada… Rüzgardan, havadan, güneşten bile nem kapınca ağrıyan yıllarım var orada.. Seni sevdiğim, ümit bağladığım, hayaller kurduğum nice günlerim vardır. Sonunda bir yudum ayrılık zehrini içtiğim o karanlık bulutların üstüme göğerdiği geceler vardır. Dokunma içim acıyor… Seni yitirişimin kaçıncı yaprağı düştü hayat dalımdan? Kaç yaprak yırtıldı bilmiyorum […]

Yorgun / Gurbet Duymuş

An olur öyle yorulursunuz ki hayattan, insanlardan… Anne karnına mı sonsuz boşluğa mı hiçliğe mi kaçmak istersiniz bilinmez. Ruh yorgundur, beden yorgundur! Duygular yorgundur! Adeta bir kelebek kanadına dağlar binmiştir, dağlar yorgundur! Ses yorgundur, gönül yorgundur! Tahammül yorgundur! Katlanamaz hiçbir şeye, karşı koyacak gücün kendi de yorgundur! Çökmüştür her şey üstüne, her şeyin kendi de […]

Sesimi Duyan Var mı? / Şule Ok Polat

“Saat gecenin dibi, sabahın karası. Akreple yelkovan ölüm uykusunda sanki. Zifiri karanlık sinsi bir yılan gibi sarmış her yerimi. Nefes almak ne zormuş meğer enkazın altında kurtarılmayı beklerken… Beklemek ise en azılı düşman. Dişlerini geçiriyor sanki her saniye etime. Bir de balyoz sesi vuruyor yüreğime. Güm güm, güm güm. Bir bebek ağlıyor benimle yarışır gibi. […]

Edebiyat Uğruna / Gülüm Çamlısoy

Zincirleri kıramadığımdan hayattaki durağanlığa rest çekip sığındığım sadece ve sadece boş sayfanın zaafına yenik düşüp içimdeki kopuk düğmeleri elimden geldiği kadar iliştiriyorum o iliğe ve biliyorum ki peşi sıra da kopacak düğmeler ve ben yine düğme arayışına girişeceğim maviden mıntıkam; pembeden dünyam ve siyahtan ibaret iken içine gömüldüğüm saksının dibini boyladığım. Mutlak bir zafer tatmaksa […]

Rüzgar  / Gülüm Çamlısoy

Çelişkilerimle rükûa vardığım özneme dair bir özlem benimki ve kopamadığım iç savaşlarım hele ki lenduha gezegende sözcüklerden firar etmeyi yeni yeni söktüğüm. Yamaların arasında benekler saklı ve serpintisi hüznün, telaşlı bir fani olmaya sebebiyet veriyor. Aklımın ucunda takılı iplerle zıplayıp duruyorum ve başım göğe erecekmişçesine sevmeyi ve yazmayı içselleştiriyorum ne de olsa çakramda saklı o […]

Yaralar ve Yaraya Deva Olanlar / H. Kübra Aydın

Kıymet verdiğim, yaralara deva Hocam der ki: “Her yara, sahibine özeldir ve yaralarıyla güçlenir insan. Ve insan en çok da yaraları sebebiyle sevilesidir.”Çok acıyor dediniz mi hiç? İşte burası, tam da burası, dokunduğun yer işte, evet orası çok acıyor… Bunu diyebilmek için dokunulması lazım yaranın tam üstüne ama acıtmadan… Kanatmak için değil sarmak için… Bir […]

Yusuf Olsan On İki Yıl Zindan / H. Kübra Aydın

  Dağ başını duman alır, başı görülmez olur ya sisten; tıpkı onun gibi, insanın başını da düşünceler alır bazan. Hiç geçmeyecek gibi durur dertler; omuzlar çöker, taşıyamayacakmış, altında ezilecekmiş gibi hisseder kendini insan. Ben de bu düşülmemesi gereken hale düşerim sık sık. Sonra şimşek gibi çakar hocamın sözü; beynim, kalbim ve ruhum hep bir ağızdan […]

Erkeler Ağlar mı / Eşref Bolukçu

Hayat ızdıraba döndüğü zaman Esen sevda yeli dindiği zaman Yalnız ve çaresiz kaldığı zaman Erkekler de ağlar inanmasan da Yazıma, “Erkeler ağlar mı ya da erkeler ağlamalı mı?” şeklinde sorduğumuz sorumuza gelen cevaplar ile başlamak istiyorum. “Ağlamak, insani bir duygudur.” “Romantik olan erkek ağlar.” “Erkeler de ağlamalı; merhametli olan erkek ağlar.” “Ağlamanın erkek-kadın ayrımı olmaz.” […]

Yorulur İnsan / Rukiye Yıldız 

“İnsan”  beşer, aciz, muhtaç, ölümlü, gücü sınırlı… Yemeden içmeden yaşayamaz insan, bedeni, ruhu, aklı hep bir şeylere muhtaç… Yemek yemez ise bedeni zayıflar, bir şeyler öğrenmez ise aklı,  takdir edilmez ise azmi… Su içmezse midesi… Sevilmezse ruhu zayıflar. Sınırlıdır her şeyi, yorulur insanın en büyük becerisi… Yorulur çok yürüyünce bacakları, yorulur çok sevince kalbi, yorulur […]

Yazmak İlaçtır / H. Kübra Aydın

Bazen insanın kafasına silah dayasalar hani, iki cümleyi bir araya getirip de yazamaz. Bazen de cümleler zihinde, gönülde ‘yaz beni’ diye haykırırlar da; kafasını yastığına koymuş, derin uykulara dalmaya hazırlanan insan yazmaya üşeniverir. Eğer talihliyse bir nebze yazılacak olanlar, sıyrılıverir kucak açmış yastıktan ve başlar yazmaya insan… Ne yazıldığının, nasıl ve nereye yazıldığının pek bir […]

Ah’Sen! / Ziya Doğan

Ah, sen yok musun sen! Yüce Yaratıcı seni ‘ahsen’ üzere yaratmışken kendi yaptığına bir bak! Sahi, ömrünü ne ile ve nasıl tükettin, tüketiyorsun? Meşguliyetin nedir? Hayalin, gayretin, say’ın, amacın, hedefin ve zikrin nedir ve niçindir? Dönüp baktın mı hiç? Zerre miktarınca da olsa mahcup olup utanmadın mı, yaptıklarından, söylediklerin ya da yapmadıklarından? Sen ne nankörsün! […]

Seni Dinliyorum Anne Gözlerim Kapalı / Eşref Bolukçu

  Özledim anne özledim! Seni, sesini, Ve şefkatle bakan gözlerini… Özledim anne, seni özledim! Yürüyorum patika yoldan. Yolun etrafındaki ağaç yaprakları toz tutmuş. Yolun hemen yanında uçurum ve derin bir dere… Düşünüyorum: Acaba annem çeşme başında beni bekliyor mu? Ağaçların arasında yürüyorum. Söğüt dalları aşağılara sarkmış. Yanında geçtiğim ceviz ağacının kokusu burnumda… Su sesine karışan […]