Sevgi Toplumu / Ali Özkanlı

Makama geldim diye insanı kırma Gönül kazan, öfkelenip haykırma. Engin ol yürekteki aşkı bil Tövbe ile günahını durma sil. Sevgi toplumunda, insan insanın kurdu değil insan insanın cennetidir. Sevgi iksirinin cennet haline getirdiği yüreklerinde konaklarlar. Öyle bir yürek ki çarşılarında sevgi satılır, terazilerinde sevgi tartılır, ancak karşılığında para değil yine sevgi alınır. Sevgilerinin faturası yine […]

Benim Hayatım Hiç Olmadı / Hader Elgendy

Doğduğumdan beri hiç şanslı olmadığımı farkettim. Ama yine çok şükür diyelim. Ben çocukken babamı kaybettim. Baba duygusundan mahrum kaldım. Arkadaşlarım babalarıyla konuşurken gizli gizli takip ederdim. Keşke benim babam da olsaydı derdim hep. Hep özlerdim babamı. Kokusunu almaya öyle çok ihtiyacım vardı ki; mezara kadar gidip toprak kokusu koklardım, babanın kokusu nasıl bir şey anlayabilmek […]

Kuşların Ahı Yılanlara Kalmaz! / Ramazan Seydaoğlu

Ovalar sonsuza dek uzayıp gidiyor sanki.. Etraflarında uzanan sıradağlar olmazsa bulutları tutup getirecekler gibi… Dağların doruklarından akıp gelen buz gibi soğuk sular kayaları salise salise okşayıp kemiriyor ama ismi ve cismiyle sadece bir taş olan kayaların bunlardan haberin bile yok. Kayalar başlarına betondan şapkalar geçirmiş gibi duruyorlar. Delik deşik bedenlerinde türlü türlü hayvanat ve nebatat […]

Bir Dünya Şiir Günü’nün Ardından / Gülüm Çamlısoy

Kayıtların yenik düştüğü çok aşikâr aslında kan kusan her cümleyi arındırıyorum kırmızdan ve kırmızı halkalardan. Öykündüğüm mevsime değil sitemim lakin özendiğim kadar da özümsediğim şahikaları dillenen hezeyanların mermer dokusunda serili bir lahit kadar davetkâr ve isyankâr. Göğün temposu muğlâk bir gürültüyü çağrıştırıyor ve bacaklarını aralıyor iblis. Şaha kalkan tabiatın inkârı mı yoksa her edimde rutin […]

Yeşil Sabun / Serkan Güresmer

Banyo taburesine oturmadan önce su döken nesiliz biz. Annemizin sinirlenince kafamıza ‘dank’ diye ses çıkartan taslarla yıkandık, banyodan sonra havluya sarılıp sobanın yanına geçer tir tir titrerdik. Üstüne dayaklar yer gülüşürdük.. Hem döğerlerdi hem de ağlama diye kızarlardı be.. Saçlarımızdan düşen suları sobaya düşürür cıssa sesini dinlerdik. En güzel mahalle maçlarını annemizin zamansız banyo yaptırmaları […]

Aşkın İlamıdır Bu Sözler / Gürhan Gürkan

Yaşanmış bir aşkın kalpçe nasıl bir hükme bağlandığını gösteren resmi bir belgedir bu. Hüzne duçar olmuş bir kalbin kısık sesle feryadıdır cümle âleme. Okurken kalben okuyun ve ona göre hüküm verin. Kalbe takılan kelepçe… Cana yapılan işkence… Aşk bileşkesidir bu canhıraş figanlar. Kâh hayali, kâh sahi… Kâh olası, kâh imkânsız… Vira Bismillah diye başlayalım, kalpte […]

Karanlıkta Aranan Aydınlık / Şerife Teber

Bir hayat var uzaklarda, adını bilemediğim,  kıtalar arasına gizlenen, rengi olmayan, görülmeyen, duyulmayan, hissedilmeyen bir hayat. Bir siyahinin gözyaşı, bir kadının çığlığı, bir çocuğun açlığı gibi mesela. Ama aslında görülen, duyulan ve hissedilmesi gereken  bir hayat. Yaşadığımız, nefes aldığımız bir dünyada kör, sağır ve hissiz birer varlıklar olduk. Biz yalnızlaşan, kendi kabuğuna çekilen ve sadece […]

Sitem / Fadıl Karlıdağ

Uzun kış gecelerinde biriktirdim bu hüznü ben ey sevgili, elbet uzun hikaye ötesi. Yüreğime hoyratça çarparken ayaza yakalanmış duyarlılıklarım, istemsiz birikiverdi efkar. Ne çok bağırdım sanmıştım oysa duyulmamış sesim, işitilmemiş nefesim, kendimeymiş feryadım. Hoyratlığım kendime, zalimliğim nefsimeymiş. Say ki; zaman akmış ben dışında kalmışım. Mevsimler geçmiş ben sonbahara çakılmışım. Yağmurlar yağmış ben duldada, gün doğmuş […]

Neden yazıyorum? / Bahriye Gürpınar Geredeli

Yazdıklarımı kim ne düşünecek diye yazmıyorum, tamamen o an aklıma gelenleri döküyorum yazıya. Biliyorum ki herkes aynı düşünmeyebilir, ya da yazdıklarımı farklı yorumlayabilir, ben sevgiyle yazarım başka biri nefretle okuyabilir. Herkesin baktığı pencere farklı olduğu için, nereden bakıyorsa ordan görecektir. O yüzden yargılamalar olacaktır, hakkımda farklı düşünceler kınamalar, hatta hakarete varan değerlendirmeler olacaktır. İnsanların görüşlerine […]

Al Yalnızlığımı Üzerimden / Gürhan Gürses

Nereye kadar sürecek bu işkence? Ne vakte kadar? Göğün sonu var mı, yerin ya da? İşte hüznümün de sonu yok! Bil istedim bunu. Bu âcizane satırlar yüreğimden kopup gelen feryadımdır. Gözyaşlarımın sesidir. Ahımın yankısıdır. Sevgili, ruhum artık bu ağırlığı taşıyamıyor. Kafese kapatılmış bir vahşi hayvan gibiyim. Beni kafesin içine, seni dışına koymuşlar. Etrafım demir tellerle […]

Delikanlı Kadınlar Tanıdım Ben / Kadriye Kader Çakır

Kendi kendine yetebilen, hayatı tek başına göğüsleyen kadınlar tanıdım. Ne yaşamış olurlarsa olsunlar, Dik duran, ayakta kalan pes etmeyen ve hayata dair girdikleri her savaştan, zaferle çıkan yürekli kadınlar tanıdım. Yakalandıkları onca fırtınaya rağmen gemisini terk etmeyen, mücadeleye devam eden, limanlara sığınmayı reddeden, gözü kara kadınlar tanıdım ben. Tüm asi rüzgârlara yelken açan, kime yapılırsa yapılsın […]

Bu Olsa Gerek Sevmek / Şerife Köksal  Badısaba

  Dipsiz bir kuyudan güne kavuşmak, güneşi bakışlarında yakalayıp yüreğinde ılık bir meltemin esmesi, yeni doğmuş bir bebeğin gözleriyle bakmak hayata masumca saf ve yalın. Aynalara baktığında bütün acılarına rağmen hayatın sana  verdiği bir ödül, yüzünde beliren hafif bir tebessümle günaydın demek bütün güzelliklere. Dokunduğun her nesnede ona ait bir şeyler bulmak baktığın her manzarada […]

Coğrafyamın Esmer Yüzlü Çocukları / Şerife Teber

      Hangi rengin sembolüsün sen çocuk? Yaşadığım diyarın bulutlarında biriken sessiz bir çığlık gibisin. Yorgun bakışlarına binlerce hayali sığdırmış ve yürüyorsun, çıplak ayakların sımsıcak kurumuş toprağıma değiyor ve biraz daha yaşarıyor gözbebeklerim. Çatlamış ellerinden kanlar damlar şimdi susmuş yüreğime. Koşup bir ağacın dibinde soluklanıyor bedenin. Dallarında nöbet tutan yaprakların fısıltılarına misafir oluyor kulaklarım. […]

“Eski Kafalıyız Biz, En Güzelinden” / Kadriye Kader Çakır

İlkel şartların halâ hüküm sürdüğü çağlarda, Papatya kokulu köylerin, ahşap evlerinde geldik dünyaya. Semalarını kuşların ve ezanların süslediği köylerde doğduk. Dikenli tarlalardan çıkan nimetlerle doldu sofralarımız, Patika yollarda düşe kalka büyüdük.. Umurumuzda olmadı kanayan dizlerimiz, yürüdük. Sobanın dumanı yaktı genzimizi. Zemherinin ayazında üşüdük, Temmuz kavurdu bizi. Yazı yaz, kışı kış, her mevsimi hakkıyla yaşadık. Asi […]

Ah Bir Sarmaşık Gibi Saran Olsaydık, Sarılsaydık / Mehmet Aluç

Sarmaşık neydi ismini aşkla sarılmaktan almış olmasın kim bilebilir ki, araştırmadım belki de doğrudur doğru değilse, sarılmak sarmaşık aynı yola çıkmakta, düz yerlere yapışarak tırmanan bitki olan sarmaşık sarıldıkça büyümekte var olduğu yeri kaplamaktadır tıpkı aşk gibi, gitmelere izin vermeyen bir bitki sarılarak sımsıkı saran, gitmelerle darmadağınık yaşamaya izin vermeyen bir bitki… Bizlerde bir sarmaşık olsak […]

Hasbihal / Fadıl Karlıdağ

Sana anlatamadığım o kadar çok şey var ki dostum,  hangisinden başlasam bilemiyorum. Hayır, alınma hemen, mevzunun senle alakası yok. Dinlemek istediğinden ve anlayacağından emimim de benim anlatmaya mecalim, söylemeye dermanım yok. Korkum eksik anlatacağımdan, endişem yetersiz ifademdendir. Musa’nın yüreğine düşüp de diline dökülen dua gibi dua  dökülüyor ise  çoğu zaman dilimden.  “Rabbim, göğsüme genişlik ver, […]

Sevgi Nedir? / Şerife Köksal Badısaba

Sevilmek için önce sevmeyi bileceksin demiş ünlü bir düşünür ne güzel de söylemiş önce sevmek. Ve sevgiye o kadar açıktır ki yürekler güneş ışıkları nasıl evin penceresinden dolarsa odamıza sevgi de öyle dolar gönüllerimize zamanı mekanı yoktur sevginin nereden ne zaman geleceği belli olmaz karşılama töreni yapılmaz sevgiye, kuralı yoktur yasal olarak bütün kuralları yürek […]

Yüreğimde Sızısını Bıraktı Giderken… / Derya Sırma

İnsanların hayatında “miladım” dedikleri anlar, olaylar ya da günler vardır ya; İşte benim miladım dediğim gün de, O’nun gittiği gündü… Artık yaşayamam diye düşünürken hala nefes alıp yaşıyor olmaktan utandığım anlar oldu yıllardır. Bazen isyan boyutuna vardı bu serzenişler, ne zaman yaşlı bir insan görsem “Allah’ım neden benim babamı bu kadar erken aldın” diye hayıflanmalar, […]