ayse_karaca_0b

Sen Gittin Ya / Ayşe Karaca

Hani gittin ya sen…  Ardından  dönüyor, dönüyorum. Kayıtsız, kifayetsiz, bensiz. Kollarımı açmış, güneş gibi, ay gibi, Rumi’yle Şems gibi…Kimya gibi dönüyorum. Alabora olmuş kimyamla sen gibi dönüyorum. Hani yoksun ya… Ben duruyorum, bedenim dönüyor. Ruhum dönüyor, başım dönüyor. Ellerim açılmış semaya, gövdem karışmış ışıltılara, ayak uçlarım yükselmiş, döndükçe dönüyorum. Sensizlik  yüklenmiş omzuma,  karışıyorum kâinatın “Sen […]

ahmet_dogru_0

Kaygının Kıyısında Çekilen Fotoğraf / Ahmet Doğru

“Yaşamak, ölüm kaygısını yüklenmektir.” Böyle bir söz iliştirilmeli bu fotoğrafın bir köşesine ya da bitişik eğik yazıyla, mürekkepli bir dolma kalemle, fotoğrafın arkasına. Bu yaklaşımla elime aldığım fotoğraf, eylül gazeline dönecek kuşkusuz. Lakin ne gazelin ne ölümün güzelliğini dillendirileceğim. Zaman kaybının oluşturacağı telaşla mümkün mertebe kaygıları göz atacağım. Ebru çalışmasında olduğu gibi resmin hâkim olan […]

FB_IMG_1504707084809

Tavrına Kurban Olayım / Betül Taştekin

…Sonra biri gelir gerçeklerle kalırsın. İş bu yazımız, hikayelerin ilk düğüm sonralarında çıkagelen o birinin tavrının arka bahçesindeki güzellikleri anlatır. Sebeb-i yazmamız telifsiz hükümler iledir. Çünkü Nahl süresi 60. ve Bakara Suresi 269. ayetler gayet açıktır. Neyse ki yollara akmalıdır. Sana verilmiş yarınına kavuşmuş şu dünde akpak olmalısın. Masumiyet planlarının harfi olmaz mottosuyla çıkılan yollar dere […]

gulum

Bayram Güncesi / Gülüm Çamlısoy

Mutluluk damıtıyorum ve sayarken üçer beşer. Şiirlerle avutuyorum günümü, tehir ettiğim yarını da mimlerken dünün kayıtsızlığı. Belgeler ihbar ediyor sessizliğimi ki neye delalet sonra da sarı benizli çocuklar peyda oluyor aklımın pazarında. Günlerden de Pazar ve azalan ikramlar bir o kadar azalan nüfusu hanelerin oysa ki ürer biliriz eğer ki söz konusu evlenen genç insanlarsa […]

celalettin

50 Yıl Sonra Doğacak Torunum Bayramı / Celalettin Koz

İleride ne olacağını sen bilmezsin; ama o günleri göreceksin de. Benden haber sorma çocuk, ben de bilmiyorum; nasıl bayramlarla karşılaşacağını. Bugünkü haller, neler getirir sana bunu da kestiremiyorum. Ve bugünkü yok sayışlar. Sahip olunana kıymet bilmez hallerimiz, neler getirir bilmiyorum. Soruların çoğalmasın lütfen, ben artık yaşamıyorum. Fakat ilerde, soru(n) diye bir şey kalmayacak, sen rahat […]

nuran_taydas_cal_0

Yürek Yangınları / Nuran Taydaş Çal

Kalem, kâğıda yapışıp kalıyor. İç döküşlerin yoğunluğu yansıyor yorgun dizelere… Kırık dökük bir yüreğin, sessiz duygularını dile getiriyor. Çorak bir vadide, çatlamış bir topraktan, başını göğe yükselten bir çiçek misali umutlu… Köküne zuhur eden hastalıklardan kurtulmak istercesine çırpınıyor. Bir tek filizden, yeniden yeşermenin umudunu taşıyor. Zaten insanoğlu, kırık dökük hikâyelerden sonra düştüğü yerden yeniden filizlenmiyor […]

ayse_karaca_0

Ağlasam geçer/mi? / Ayşe Karaca

Amaçsız, başıboş dolaşırken önce kendimi keşfettim. Sonra da seni… Önce bende buldum beni. Sonra da sende beni… Gün geldi, güneşe doğru kanat çırptığımı zannederken kayboldum gözlerinin en karasında. Gün geldi, oksijen diye seni çektim içime. Tuzlu denizi çektiğim gibi çektim, canımı yaka yaka… Sonra ahı alınmaz boşlukları sıraladım ayın gözbebeğine. Gün geldi, önce kalbimden kayıp […]

nur_dinçkan_0

“An” İçinde Yaşamak / Nur Dinçkan

İnsanın şimdiki zamanın içinde yaşadığı söylenir.  Şimdiki  zaman  sürekli   olarak oluşmakta olan “an” dır.  Zaman  bir  bütün  halinde  insana verilmez.  Zaman  kavramı  her an  yenilenmekte  olan  “an” ların   toplamıdır. Ecel,  başlangıcı   ve  sonucu   belirlenmiş  zaman  dilimine  denir. Ama  biz gündelik  hayatta,  dünya  hayatımızdaki  bu  sürecin  bitişi   için  kullanıyoruz. Esasen varlık alanına çıkışımızla   beraber  başlamış  oluyor.   Fakat  bu eceli […]

semra_utsundag_0b

Yalnızlığın Büyüsü / Semra Üstündağ

‘’Bir resim sergisinde ahşap çerçeveli bir portrede gördüğüm donuk bakan gözler kadar soğuktu benim yalnızlığım…’’ Bir beyaz kâğıda yazmışım. Yıllar öncesinde. Yalnızlığın buğulu güzelliğini henüz keşfetmeden evvelce… Hangi duygularla yazdığımı hatırlamıyorum! Demek ki o zamanlar bir yalnızlık sorunum varmış. Kimin yalnızlık sorunu olmamıştır ki bu dünyada? Benim olmasın… Aradan uzun uzun yıllar geçti. Yalnızlığın ne […]

amine_kabaktepe_engel

Sessizliğin Sesini Duymak / Amine Ateş Kabaktepe

İnsanların engelli olanlara karşı tavırları, çocukluk hatta bebeklik yaşlarında kendini gösteriyor.  Henüz küçücük yaşta olan çocuklara, benzer görüntüde olanlara karşı pozitif tepki, farklı görüntüye sahip olanlara karşı ise negatif tepki verme durumları, daha sonraki yıllarda ciddi sorunlar ortaya çıkarıyor. Bu şekilde yetişen insanlar, engelli kişilere karşı, anlayışsız, acımasız olabiliyorlar. Ama engelli olan insanlarda yetiştirilirken, diğer […]

sevgi_bayram

Keşke Ana / Sevgi Ataş

Bir gariplik çöker içime her akşam. Derin bir nefes aldığımda annem kokar sağım solum. Burnumun direği sızlar. Uzaklarda adına gurbet dedikleri bir yerdeyim. Yine de derin bir nefes alır, esen rüzgârın kokusundan buram buram içime çekerim, içim dışım annem kokar. Elini öptüğüm anam ben sana hasretim. Başındaki kenarı oyalı beyaz tülbenti ile namaz sonrası ettiği […]

ayse_karaca_0

İstanbul Gülüşlüm / Ayşe Karaca

Yâr, yârim… Sen İstanbul’sun.  İstanbul  ise sen… Gün geliyor bir gülücüğe teslim oluyor insan. Saf temiz duru bir gülümsemeye… Hele de bu gülümseme İstanbul kokuyorsa, Yeditepe’li bir şehir gibiyse… En onulmaz bir zamanda güllere bezenmişse hayatın en karanlık noktaları.  Tamamlıyorsa eksik yanını, bir gülücüğe teslim eder işte ruhunun tüm açık yaralarını. Hayatımın en çekilmez yerinde, […]

hikmet_kizil_0_b

Aşkın Odu Sönünce Söner Bütün Mahlukat! / Hikmet Kızıl

İdeolojik engeller, bariyerler, blokajlar, modern dünyanın zihni iğdiş eden iğvaları, tutucular, yerel sancılar, sanrılar, bilgisiz ve bilinçsiz hükümler, kardeşliğe açılan yollara kurulan barikatlar, mücerret duvarlar, birleştirmeye mani senaryolar, içimizdeki zihinsel çukurlar… Çürüyen anlayışlar, ruhunu kaybeden insanlığımız… Bizi bize yabancılaştıran mantaliteler… Bu kaotik sancıların menşei hep aynı. Maneviyatı yitik bir aşkın kodlarını bize enjekte eden güç […]

gamze_boynukara_0b

Neden Okumak? / Gamze Boynueğri

“Neden Okumak?” Ya da niçin Okumamız gerektiğini önceleri hiç düşündünüz mü? Aslında böyle bir sorunun cevapsız kalmaması gerekmektedir. “Neden?” ya da “Niçin?” gibi kafamızı meşgul eden soru ekleriyle kafamızı kurcalamak bile başlı başına bir keşmekeş yapılabilecek hatadan ibarettir. Her şeyden öncesi kendimiz için okumamız gerektiği gerçekliği bu noktada es geçilmeyecekler arasındadır. İki kulvar altında incelemeye […]

hamdi_temel_0

Yoksa Topraktan Değil miyiz ki? / Hamdi Temel

Her nedense toprak denince aklıma hep fedakârlık gelir. Çünkü toprak hep karşılıksız sevmiştir bizleri. Yaratıldığından beri hep bizlere hizmet etmiştir. Bir gün olsun yaptıklarının karşılığını da istememiştir. Zaten karşılık bekleyerek bir iş yaparsan ona fedakârlık denmez ki… Bunun adı olsa olsa ticaret olur. O kadar mucizevi bir şeydir ki toprak, en acı biber ile en […]

ziya_dogan_0

Hangisi Sizsiniz? / Ziya Doğan

Dünyanın hemen hemen her yerinde üç tip insana rastlamak mümkündür. Bu tipler; veresiye, peşin ve alacaklı yaşayanlar. Bu insanlar, birbirleriyle karakter ve mizaç yönlüyle zıt oldukları için anlaşmaları da ortak paydada buluşmaları da imkansızdır. Sırasıyla bu birbirine karşıt üç tip insanları kısaca tanıyalım. Veresiye yaşayan insanlar; sonuca hemen ulaşayım, hemen alayım, bedeli erteleyeyim hırsında olanlardır. […]

rmzn_sydoglu_0

Hayat Sana Güzel / Ramazan Seydaoğlu

Ne çok isterim bir bilsen seni, işveyle bakan canan. Lakin ben panzehirini zehirden önce yutan naçarım. Karanlıklar ve sancılar içinde kıvranır dururum. Seninle yeniden doğsun isterim bir güneş şuâsı. Yosun bağlamış duygularıma heyecan için, zor basamaklarında tırmanmak için hayatı, ince dudaklarından eksik etme ey sevgili mutluluk duası.. Yıkılmak üzereyim kendi altımda. Yığılmış kalmışım yıllardır. Her […]

hanife_baris_0b

Mutluluğun Sırrı / Hanife Barış

Sorgusuz, sualsiz, karşılık beklemeden  yaptığımız her güzel şey bize mutluluk olarak geri döner.. Mutluluk   başkasının mutluluğunda gizlidir oysa.. Biraz empatik ve  diğergam bir gönüle sahip olan kişi, gerçekten mutlu  olan kişidir.. Ne olursa olsun insan yaşamı boyunca mutluluğu hak eden bir  varlıktır.. Mutluluk kanatlandırır, mutluluk var oluştur, mutluluk  içinde büyüttüğün, kilitlediğin korkuların ve duyguların anahtarıdır.. […]