Umuda Bir Yolculuktur “Mayıs” / Elif Ekşi Zorer

Kalbin de baharı olurmuş, mevsimini değişirmiş gönül. Geçmez sandığın kışları bitermiş meğer!! Meğer bir gün benim için de doğarmış güneş, gözlerime yaz sürermiş; ıslak kirpiklerimi kuruturcasına başımda esen fırtınalarını sustururcasına… Yüreğimin; dönmez sandığı göçmen kuşları, geri gelirmiş; kanatlarına sakladıkları mutluluklarla. Cemrelerini bile hissetmediği bir baharın, yazına yazı olurmuş ümitlerim… Ümit ya; ne uzun, ne derin […]

Ne Çabuk Geçti Bahar! / Sevgi Ataş

Dünya bana sâki. İçip içip sakil kafamla yaşıyorum işte boş vererek! Hayat böyle güzel!.. Hayat bana güzel. Haykırsam dağları yerinden oynatırım. Bir radikal kararımla her şey emrime âmâde! Dünyanın neşesi, hazzı, sefası, enerjisi ve renkleri öyle cezbedici ki!  Altın kâseye konup tadına bakmam için sunulmuş bal gibi. ‘Bal tutan parmağını yalar’  parmağımı yalıyorum dünya bal […]

Rüyanın Rengi / Muhittin Ece

 Uyan Ey Firari! Uyan artık uykudan! Uykulardan… Uyuklamadan… Daha ne zamana kadar kaçıp uykulara sığınacaksın? Bu kaçışın kimden?  Benden mi; yoksa iki büklümlük anne karnını-cennetini- terk-i hâl ederken gördüğün senden mi?  Sizden mi?   Heidegger dünyaya gelmeyi “Varlık sahasına fırlatılmışlık” olarak tanımlar.  Varlık esasen ayrılıktır. Sevgiliden…  Hakikatten… Şekli ve rengi ne olursa olsun ayrılık; tekrar kavuşma ümidiyle, birleşme namına  en […]

Hayaller Hayatlar Çelişkisi / Elif Ekşi Zorer

Küçüklüğümüzde sorulan “büyüyünce ne olacaksın?” sorusuyla öğrendik ilk kez umud edebilmeyi.   Belki hâyâl edebilmeyi.. Bizdeki ileriye yönelik plânlar kurabilme tekniği,  annemizin kışa hazırlık turşu kavonazlarına nispet yapar gibiydi. Doktor olacağım diyenler problemler çözedursun, mimar olacağım diyenler taslaklar çizedursun, pskolog olacağım diyenler okuyadursun, yazadursun, konuşadursun. . . Biz insan olabilmenin vasıflarını toplayalım çocuk kalbimizin yemyeşil bahçelerinden.. […]

Sevgili Babam / Aynur Dönmez

Beni ilk kıskanan, benim ilk kıskandığım adam. Gözünde hiç büyüyemediğim, gözümde hep büyük kahraman. Narinliğimi, nihanlığımı bana bakışlarınla öğretenim. Gücümüz, sevgimiz, dayanağımız… Şehrimizin, köyümüzün, yüreğimizin mimarı. Fotoğraflarda siyah beyazım, kalbimde rengarengim. Ağır yüklerimizin taşıyıcısı, acılarımızın merhemi, gözyaşlarımızın mendili, dayanağımız… Yakışıklım. Gençken de ihtiyarken de en yakışıklım. Hep yakışıklım. Oğlumun gözlerine bakıp yüzünü yüreğini gördüğüm adam, […]

Masum Çocukluğumuz / Mehtap Kaplan

Keşke çocukluğuma geri dönebilsem dediğin anlar vardır; herşey çocukça duygulardan ibarettir… Küsmeler, kırgınlıklar ve öfkeler şimdilerde herşey ne kadar başka oysa! Büyüyünce insan anlıyor ki hiçbir şey çocukluktaki gibi değil; herşey masumiyetini yitirmiş şimdilerde, duygular bile sahte olmuş birçok insanda, herkes birilerine bir şeyler ispatlama derdinde, kimi mutluluk oyunu ile kendini kandırıyor kimisi mutsuzluktan boğuluyor […]

Gönül Yoksuluyum / Şerife Teber

Gönül yoksuluyum bu diyarda; kervanlara sarılır giderim ardı sıra. Tenim yanarken çölün sıcaklığından, yüreğim su serper ter olur akar yavaş yavaş alnımdan. Biraz yalnız, biraz dertli, biraz ıslak kirpikli… Koşarım dağlara, taslara, ovalara sığınırım sonra sessizliğimde boğulurum usulca. Çöllerin sıcak kumlarına dökülür düşlerim yorulurum onları toplamaktan ve bir bakmışım ki gömülüp dururlar, hapsederler bu mezar […]

Aşk Sapağı / Hacer Ertürk

Çiçeğini aldatmayan ağaç,  her mevsim aynı   yemişi veren sadık çiçek,  akdin önemini sadece söz veren bilir.  Sadıklar her mevsim güneşi doğrular, sadık meyveler gibi. . . Bir nem değer toprak kokulu gökyüzüne, sızlar burnumun sütunları,  tam koklarken zamansız frizyaları. Burnuma bir nem değer gözlerimin kışkırttığı, ah toprak kokulu frizyalar, özledim yine ağacın dibindeki gökyüzünü… […]

Gerçekliğin Algısal İzdüşümü / Muhittin Ece

 Eyy Yolcu! Nereden geldin?  Varlıktan mı geldin?  Hiçlikten mi yoksa?  Yoksa varlığın umursamaz tarafına mı denk geldin?  Yoksa varlığın yokluğundan yoksun, duygusal fedakârlığın en nükseli yaratılışı ana yüreğinin merhametsiz(!) şefkatinden mi? Kimin umrundasın? Bendeki senin mi, yoksa sendeki benim mi? Sen hep yalnızdın… Hep susamış… Neye mi susamıştın? Anne karnındaki iki büklümlük cennete… Cennet ve […]

Çiçek Ormanı / Gürhan Gürses

Gözleri dünyaya bedeldi.  “Onun gözlerini görmeyen yaşadım demesin.” diyordu her konuşmasında adam. Ben onun gözlerine vuruldum. Onun gözlerine takıldım. Ona avlandım. Ona tav oldum sonra. Nerede bir bahis geçse ondan yana kalbim göğsümden sökülecek gibi atmaya başlardı. Tutmazdım kendimi. Tutmak istemezdim de! – Gözlerinin güzelliğine o denli müptelayım ki! dedim bir gün ona. O da […]

Bir Çocuğun Dünyası / Şerife Teber

Bir uçurtmam olsaydı göklerde süzülürken, mutlu mutlu izleseydim ipini dolasaydım parmaklarıma çekiştirip dursaydım hiç dinmeseydi rüzgarlar koşsaydım ovalardan tepelere sokak aralarında dilediğimce top oynasaydım düşüp yararlanan dizlerime merhem süren annemin hüzünlü hüzünlü bakan bakışlarına sarılsaydım ömrümce. Çamurlara bulansaydı kirlenseydi en güzel elbiselerim, ayağımdaki kunduram… Bir akşamüstü saklambaç oynasaydım gül kokan bahçemde, dökülseydi üzerime yapraklar birer […]

İstanbul / Nuhan Nebi Çam

İstanbul’u sevmek imandan olmalı… Sonbaharın son günleri. Soğuklar, hırçın lodos, çığlıklarıyla martılar… Sararmış, balçığa dönmüş toprağa düşmüş, ıslanmış ve sonra çürümüş yapraklar kokuyor kent. Camlarımdan ovalar, vadiler ve art arda dizili tepeler boyu uzanan İstanbul’u görüyorum. Kara taş döşeli sokaklarında bol tüylü kürküne sarılmış bir beyzade yürüyor. At arabacı tahta köprüden hızla geçmek için kırbacını […]

Bir Şiir Ölüsüyüm Hatta Bir Hikâye Artığı / Gülüm Çamlısoy

Dünümde kayıtlı satırlardan çaldım seni, son bildiğim yalanlarında ömrün tokuşturdum hayat iksirimi. Ölgün güncemin hangi hücresine hapsolduysam ve soytarı fıtratımda bir rahmet diledim Tanrıdan. Öncemle yüklemiştim yarınımı ve kıtalar aştım önsözü olmaktansa bir kayıp bellediğim satırlarla mahlasımı kaynattım, kaynak yaptım örgülerine aşkın. Nedamet yüklü çekincelerim vardı. Öngörülerim yoksuldu çünkü sondum ben. Hep sonlanmayı dilediğim… Sonlandırdığım […]

Kendi İçindeki Mutluluğu Keşfet / Mehtap Kaplan

Yalnız kaldığında anlarsın aslında yanında kimse olmadığını… Sevdiklerin, sevenlerin şimdi neredeler hiç düşündün mü? Her insan bir gün gider, en gitmez dediklerin, en güvendiklerin bile… En beklemediğin anda can evinden vururlar seni. Sen belki de onları yere göğe sığdıramazsın. Onlar beni sırtımdan vurmaz, onlar nankör değil dersin. Ama bilmezsin ki herkes bir parça nankördür. Sen […]

Serzeniş / Elif Ekşi Zorer

İnsan doğar, büyür, yaşar ve ölür felsefesiyle ömür öğütüyoruz… Elimize sıkıştırılmış mutluluk harçlıklarından sermayelerle, inşa ettiğimiz gönül evimizin anahtarı kayıp gider gibi bazen avuçlarımızdan. Oysa sahibini bile bilmediğimiz bir his buketiyle süslü neşelerimiz hep emanet değil mi bize? Biriken bütün sevgiler ve sevgililer ömürlük değil mi gönül kumbaramızda? Hep sorgular dururuz en sevdiğimizi; anne olunca […]

İklim Gözlüm / Ayşe Karaca

Bugün yine gözlerime Afrikalı çocukların burukluğunu ve gönlüme iklim iklim benden kopuşunu çiziyorum… En zamansız anda yağan yaprak misali iri taneli karların soğukluğu ile üşüyorum, sen diye sarılıyorum gecenin en koyusuna. Dua meltemiyle ıslanıyorken yanaklarım “Ey gece, en aydınlık sabaha gebesin bunu biliyorum.” diyorum. Ne yüreğimi açabiliyorum sana ne yolumu çizebiliyorum senden yana. Hani bulamam […]

Yolun Sonunda Uyanmak / Ramazan Seydaoğlu

Sana yükünü taşıyamayacağımız kadar ağır veballerle geliyoruz Rabbim. Elimizde insanlığa karşı işlenmiş nice suçları alarak … Sınırsız evreninde bir nokta kadar küçük olan yeryüzünü türlü türlü desiselerle boyadık. Mavi bir gezegen olan dünyada işlenmedik günah bırakmadık. Kendine halife seçtiğin insanlığı, haklarını katlettik bunca yıldır. Kızıl bir gezegen oldu acıyla ayyuka çıkan ahlardan dünyamız. Rabbim, Yeryüzünde […]

Seni Düşünüyorum / Ramazan Seydaoğlu

Seni düşünüyorum içimde derinlerden akıp gelen bir özlem.. Hangi sağnak yağmurla yağacaksın belli değil. Hangi fırtınayla eseceksin bilinmez. Seni düşünüyorum içimde zapt edilemez bir acı.. Acılar bir barajın arkasındaki devasa su kütlesi gibi birikmiş içimde. Duvarları zayıf bir barajın yıkılması gibi, sabrımın da sınırları zayıflanmış, zorlanıyorum… Yıkıldı yıkılacak… Seni düşünüyorum içimde dağlar kadar birikmiş öfke… […]