Papatyaları Sevmelisiniz, Şairler! / Mustafa Işık

-Bak ki anlayasın, gör ki tanıyasın.    Şairler ki sözün şahı, padişahıdır. İçinde yaşadığı toplumun aydını, ustası ve üstadıdır. Düşünen, güzel söz söyleyen ve sözü dinlenen bir kişi olarak kabul ve saygı görür her vakit. Şair yaşadığı dünyayı, olayları ve insanları herkesten farklı algılayandır. Herkesin aynada gördüğünü duvarda görmeye muktedir olandır. Yaşamaya alışmayandır, dünyaya yabanî […]

Ey Gece / Ramazan Seydaoğlu

Ey gece, Can dostum, sinesini her zaman minetsizce açan maşukum. Başımı şefkatle okşayarak bağrına basan, onulmaz dertlerimi usul usul dinleyen, beni teselli eden dert ortağım. Bir gün bile sıkılmadın, “yeter, öf!” bile demedin. En küçük bir bıkkınlık işareti bile göstermedin. Her zaman sana güvendim. Başucumda durdun sancılı anlarımda sabahı zor ettiğim zamanlarda.  Gündüzün beklenti ve […]

İki Damla Yaş Değildir Ağlamak / Amine Ateş Kabaktepe

İki damla yaş değildir ağlamak. Yalnızlığı yaşarız çoğu zaman.  Koca bir şehir dolusu insan çevrenizi sarmalamışken… Yıldızlardan medet umarız. Bazen her şeyin kontrolümüz altında olduğunu düşünürüz, fakat vücudumuzdan akan şeyi kontrol edemeyiz. Bazen küçük bir masumiyet belirir tebessümümüzde, bazen hırçın bakışlar… Hayata küseriz, aslında kendimizdir küstüğümüz. Uykusuz kalırız sabaha kadar, kapatıp gözlerimizi hayallere dalarız geleceğe […]

Yaşamak Değil Yaşamak / Mehmet Faruk Habiboğlu

Gece, saat 00:27. Dört duvar ve duvarın her birinde tablolar. Birinde Kaplumbağa Terbiyecisi birinde çocuklar. Benim çocuklarım; Fulya, Dilara, Tolga, Batuhan. Odanın bir yanında masa ve ben oturmuş karalama defterine yazmakla meşgul. Beynimde binbir türlü düşünce. Kızlarımdan ve oğullarımdan uzak olmak zor. Yalnız yaşamak zor. Ve ben her gece böyle tütünle hemhal. Arada bir, bir […]

Bir Mevsimin  Neşeli Çocuklardık / Şerife Teber

      Biz sadece bir mevsimin yaşayan  çocuklarıydık. İlk baharda açılan sevgi tohumlarıydı  umutlarımız  serpildik avuçlar dolusu  her bir toprağa   ve günler geçti tomurcuklandı dallarımız rengârenk  çiçeklere boyandı bütün bedenimiz.   Bir güneş doğardı doğudan üzerimize; ışıkları gökleri delercesine, bir rüzgar eserdi sonra bütün açılan çiçeklerimizi savururdu uzaklara  ve alışmaya başlardık  yalnız yapraklarla  yaşamaya. Geçti […]

Gittiğimiz Yere Kadar / Gülüm Çamlısoy

Gönül tanımlamaya çalışıyor, zamanın ırmaklarında süzülen kuğuların gölgesinde yaftalanmak kadar olası bir edimde kök söktüren bir cinnet de neyin nesiymiş, diye haykıran gölgenin yeknesak tınısında bir rahvan beyit kadar da kısalığın akımında kıstas bilmekle eş değer onca kehaneti. Gün ise özrünü sunuyor insana bazen kıskandığı geceye atıfta bulunuyor ne zamanki siyah bir buluta rast gelse […]

Aşk ve Ölümle Bir Yürüyüş / Amine Ateş Kabaktepe

AmHans Königsberger’in Orta Çağ da geçen bir aşk öyküsünü, anlatan kitabın adını başlık olarak koydum. Bu kitap korkaklık üzerine olduğu için, benim konuma uygundu. Korkularımızı nasıl yenmeliyiz? Niçin ve neden korkarız? Korkularımızdan kaçmayı, sakınmayı sürdürdüğümüz zaman, inatla bizi kovalamaya devam edeceklerdir. Korkularımıza karşı yapacağımız en korkunç şey, gözlerimizi kapayarak onlar yokmuş gibi davranmaktır. “Korku, ölümden […]

Yaşıyoruz Öyleyse Varız / Hatice Eğilmez Kaya

“Ay, yeniden dolun olacak ve sabahında yine gülümseyecek bir karanfil budağına…”   Yaşıyoruz öyleyse varız, desek de bu sav, ölünce yok olacağız demek değil. Aksine içinde bulunduğumuz ânı; yani ne geçmişi ne de geleceği, şimdiki zamanı işaret eden bir durum belirlemesi.  Maddenin katı, sıvı ya da gaz hallerinin varlığı ve farklılığı gibi bir şey. Zaten […]

Hayata İnat / Şerife Köksal Badısaba

Hayat bazen çok ağır gelir taşıyamazsın yükünü omuzlarında, yılların yorgunluğuyla içinde buruk bir acı kalır ve yakar tüm benliğini. Geceler bir kurşun gibi saplanır yüreğinin en derinine yaran için için kanar söyleyemezsin kimseye ya onlar seni anlamaz ya da sen anlatamazsın derdini, sadece göz yaşlarının sancısı kalır son noktayı koyduğun geceye. Her nefes alışta çığlıkların […]

Kızıma Mektup-En Güzel Şiirime… / Derya Sırma

Bir romanın sayfalarını telaşla karıştırır gibi geçti yıllar; hızlı ve hoyrat…. Gün geldi yaşananlara yandım, gün geldi yaşanamayanlara. Bazen en acımasız dediğim anda hoş bir sürpriz yaptı hayat ve gülümsedim ağız dolusu, bazen “zaten benim şansım olsaydı” isyanıyla başlayan cümleler kurdum, kime olduğunu bilmeden serzenişlerin… Yine de yenilmedim; En kötü gün bügündü çünkü, her kötü […]

Ah Vefa / Ayse Aslı Tufan

Bugün içimden adı bir semt haline gelmiş vefadan, vefa duygusundan bahsetmek, birşeyler yazmak geldi. Bir fincan kahve hatırının, fedakarlıkların, dostlukların, unutulduğunu, bir kaşık suda insanların birbirini boğduğu kıymetlerin koptuğu, iyi niyetlerin yok olduğu dünyadaki vefasızlıktan… Kısacası vefasızlığın kol gezdiği bir dünyanın tadının tuzunun eksikliğinden… İnsanlar insanlara, insanlar hayvanlara acımasızca kıyar olmuş, vicdan merhamet unutulmuş. Kısacası […]

Vicdan / Ayla Mediha Eser

Dünyaya geldiğimiz andan,  gelişim evremizi tamamladığımız ana kadar bizi biz yapan duyguların başında gelir vicdan. Bu duyguyu taşıyan insanoğlu, kendi özelliklerini kimi zaman erken kimi zaman geç fark eder. Bu farkındalığı yine kişinin kendisi saptar. Farkındalıklarımızdır bizi biz yapan ve hayatı mutlu, huzurlu kılan hatta koruyucu kollayıcı hale getiren… İnsanın fark edebildiği vicdan duygusu, hayat […]

Haziranda Ölmek Zor Derler, Peki Ya Doğmak? / Kübra Aydın

Bir haziran sonu gözlerimi açmışım, yürekleri buz tutmuş insanların yaşadığı dünya denen diyara… Çok da isteyerek gelmediğimi belli etmişim vaktinden çok sonra doğarak… Sanki bütün ayların hüznü haziran sonuna toplanmış gibi, hepsini özümsemiş yüreğim… Yıllar yılları kovalarken hüznüm çehreme yansımış. Dudak kıvrımı gülüşlerimde bir tutam hüzün varmış… Ve sonra dünyayı kurtarabilecek kadar güçlü, kolumu kaldıramayacak […]

Tam / Remzi Babacan

  Tam tufanın ortasında tamtam ve ejderha zamanlarda hasretim sana, anlasana dedim ve üç nokta koydum yarınlarıma… Yaralarım sızıladı, seni andı kanayarak kendi ıssızlığında. Yaralarımı çok severim ben bilirsin, gül bahçesidir onlar sevda iklimlerinden! Bu aralar yokluğun güneşsizlik gibi beni çok yaralar. Bilirsin işte gece kan ter içinde, ıslak bir ay ağlamakta yalnızlığına yanmakta bu […]

Geceyi Aldatmak / Gülüm Çamlısoy

Yeni bir bildirge yayımlamanın zamanı gelmiştir, talebiyle kör ve kurşun kalemimi açıyorum perde perde hem de pas tutmuş kalemtıraşıma rahmet okuyup yoksa küt mü olmalı ucu kalemin? Belki de perde çekili gözlerine minik noktalar da kondurmalıyım ve usulca da bir öpücük. Ne de olsa o yazacak ve ben merakla bekleyeceğim, bakalım derdi neymiş, demenin hâsıl […]

İçim Gözyaşı Ülkesidir / Gürhan Gürses

Onu özlediğim vakit gökyüzüne bakardım ve içim aydınlanırdı. Güneşim olurdu. Karanlıklardan kaçıp sığındığım. Soğuklardan kaçıp ısındığım. Kimin sevdiği vardır böylesine günlük güneşlik? Güneşe eşti bende. O kadar muhteşemdi. Kokusunu duymak istediğimde bahçeye çıkardım ve bahçedeki bütün çiçekleri koklardım. Çünkü onun kokusu bahçedeki bütün çiçeklerin kokusunun toplamıydı. Kimin sevdiği vardır böylesine güllük gülistanlık? Cennet kokuluydu. Sanki […]

Sen / Mehmet Faruk Habiboğlu

Bu şehir artık seni anlatmıyor.. Önceden.. Kaldırımlarda sen siluetinde dolaşırdı kadınlar oysa. Bütün sokaklar sana açılırdı, bütün caddeler, bulvarlar senin adını taşırdı. Apartmanların isimleri sendin. Ve balkonlardan her dem sen el sallardın. Otobüs duraklarında seni beklerdi insanlar ben gibi ve otobüs tabelalarında senin ismin. Biz ya sana gelirdik yahut senden dönerdik. Vitrinlerini senin resimlerinle süslerdi […]