Söz Birdir; Ya Müjde Ya Nezirdir! / Ayşe Rahşan Gürel

Sevban (ra)’tan rivayet olunduğuna göre Nebi sellallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Allah Teâlâ yeryüzünü gözlerimin önüne serdi. Maşrikini ve magribini gördüm. Ümmetimin mülk ve saltanatı bana gösterilen yerlere kadar ulaşacaktır. Bana kırmızı ve beyaz hazine verildi. Rabbimden ümmetimi umumi bir kıtlıkla hepsini birden helak etmemesini istedim. Bir de mülk ve izzetlerinin gitmemesi için nefislerinden […]

Dervişlik Olaydı Tâc İle Hırka Herkes Alır İdi Otuza Kırka / Ayşe Rahşan Gürel

Ne güzeldir kişinin daim Rabbinin huzurunda olduğunu hatırlatan kıssalar. Hisselerindeki sırları ince ince, kırmadan dökmeden açıverirler muhatabına. Adeta içimizdeki bilge Hoca Nasreddin ayağa kalkar onları dinlediğimizde. Yüzümüze tatlı bir tebessüm misafir olur. Ruhumuzu onarır, kalbimizi yumuşatırlar fark ettirmeden. Zamanında ve dozunda bir kıssa bazan binlerce nasihatten evla olur. Halk irfanındaki o şefkatli kucaklayıcılık, sarar sarmalar […]

Çok Düşünen, Cevap Bulamayan Değerli Dostum / Sadettin Turhan

O kadar çok düşünme, zira hamdolsun bu zamana kadar hiçbir hesabın altında ezilmedin. Ama dikkatli ol! Ahir zaman yaklaşmakta, insanlar insani değerlerden yoksul ve habersiz hale gelmekte. Menfaati, dünya rahatlığı, kendi nefisleri, hırsları, sevdaları, amaçları için neleri ezip, neleri kırıp, neleri görmezden gelip, neleri hiçe sayabilmekte. Ama mü’min kardeşim sen! “Bana ne” deyip geçemezsin, “Sonra […]

Çerâğıma Püf Diyenin Hak Yandırsın Çerâğını / Ayşe Rahşan Gürel

Anadolu irfân ocaklarında, dışardan gelen kişinin o mecliste irfânî konular konuşulduğunu anlayabilmesi için köşede bir çerâğ yanarmış. Çerâğ yanmıyorsa, o mecliste her şey konuşulabilir, anlamına gelirmiş… Buna göre “çerâğı uyandır”demek, “gözünü kapat da içindeki gönül mumunu tutuştur” anlamına gelir. Zira ışık sönmez ki ‘yak’ denilsin. Nur yok olsa, âlem çöker. Bizim ışık dediğimiz, İlahî nurun […]

Allâh’tır Asıl Vatan / Ayşe Rahşan Gürel

Bazen en derin konuları anlatmak için kıssalar bize yardımcı olur. Bazan bir mesel, aklın tıkanmış damarlarını açar da kana karışıverir. Bunun içindir ki Arifân-ı İlahi dediğimiz büyük akıllar kıssalardan kaleler kurmuşlardır. Bahaeddin Veled Hazret Anadolu’ya göçerken kendisine “Kimsiniz, nereden gelir nereye gidersiniz?” denildiğinde; “Afganlıyım, Türkmenim…” demez. “Allah’tan gelen Allâh’a gidenleriz” der… Asıl anavatan Allah’tır çünkü. […]

Yarası Yâr Olanın Yâr Sarar Yâresini / Ayşe Rahşan Gürel

Hepimizin, hayat şartlarının ve bünyemizin kendini çevreye karşı koruma güdüsünün yapılandırdığı bir iletişim dili vardır. Bilince çıkmamış en yitik en yenik yanımızdan beslenen bir dil… Onu bir ‘tampon’a benzetebiliriz; derin yaralarımıza koyduğumuz… Her zaman birileri; tamponu gördüğünde, muhatabına iyilik yaptığını düşünerek çekip almak ister vücudundan. Bu bez parçasının ne işi vardır ki orda?!.. Bağırır muhatap: […]

Bir Çağrının Yankısı: “Azîzân” / Hatice Kübra Aydın

Tasavvufa hayatımın her döneminde ilgi duymuşumdur. Mutlak yaratıcıya götüren bir yolsa tasavvuf, ilgi duymam kaçınılmaz olmalıdır zaten. Ancak öğrendim ki tasavvuf; bir ilim değil, bir yaşam biçimi imiş. Ve tasavvuf aslında en iyi Peygamber Efendimiz’i (sav), O’nun Ehli Beyt’ini, Ashab-ı Kiram’ı ve Onlar’a âşık olanları tanımakla anlaşılırmış. Manevi bir susuzluğa düşmüş, sağda solda çılgınca susuzluğumu […]

Aşk Bezirgânları / Ayşe Rahşan Gürel

Bir Ülküye Çağıran Dev Adamlar… “Tarih, sıradan ve sorumluluk sahibi insanların yazdığı bir kitaptır” denilmiştir. Doğrudur; ümmetler, milletler, devletler, kendi nefislerini değil, milletini kurtarmaya sevdalı birkaç iyi adamın hürmetine ayakta kalır. Onların bizden farkı, her şart altında sorumluluklarına sahip çıkmayı bilmeleridir. İnsan ancak bağ kurarak yaşayabilir. Bu zihne konan ilahi bir programdır âdeta. Her ruh, […]

Ablasını Arayan Uygur Rushan Abbas / DergiZan

Yeryüzünde Müslümanlara yapılan zulümlerin had sayfaya ulaştığı bir dönemde maalesef etkili bir destek veremiyor ve mazlum halklara yeterli bir şekilde elimizi uzatamıyoruz.  Avrupa ülkeleri kendi aralarındaki coğrafi sınırları sadece kağıt üzerinde tutuyor, ülkeler arasında kapılar sorunsuz açıkken, Müslüman coğrafyasında sınırlara mayınlar döşeniyor, elektrikli tellerle kapatılıyor ve dahası kan ve gözyaşları seller gibi akıyor. Kudüs, Arakan, Çeçenistan, […]

Efendimizi Tanımak ve Gençlere Tanıtmak / Sadettin Turhan

Biz meselelerimizde Efendimiz (s.a.v.)’den uzaklaştık ve kendimize başka yoldaşlar, başka önderler, başka kılavuzlar, başka örnekler aramaya başladık. Aslında bir membadan uzaklaştığımız müddetçe o membaın temizliğinden şüphe edilmeye başlar. Köylerde yaşayanlar bilir. Dağın başından ufak bir su çıkar ona göze derler. Gözeden içilen suyun tadı ile alttaki çeşmelere gelen suyun tadı mutlaka ve mutlaka çok farklıdır. […]

Haydi, Kalk, Dön Kâbe’ye! / Sadettin Turhan

Seni senden alamayacaklar, dağları, taşları sana yurt edemeyecekler. Aklına hükmedemeyecekler, sana ezayı, cefayı vatan edemeyecekler. Sana hüsran ve hicran yaşatamayacaklar. Sana ıstırabın şerbetinden içiremeyecekler. İmtihan için geldiğin dünyadan, başarısız olarak gönderemeyecekler. Sevdiğin Efendinin yolundan ayıramayacaklar. Haydi, kalk, dön Kâbe’ye! Sana inayeti olacak Allah’ın. Kalbin sultanın aşkı, gönlün Rahman’ın sevdası, ömrün iman coşkusu ile dolacak. Haydi, kalk Kâbe’ye dön! Rahmet […]

Peygamber ile Problemlerin Üstesinden Gelmek / Sadettin Turhan

Bugünkü problemlerin üstesinden gelmek için ne gibi stratejiler uygulanabilir? Önümüzde muazzam bir strateji kitabı var. Her yönüyle düşünülmüş, tetkik edilmiş, irdelenmiş, sabitlenmiş, örneklenmiş ve daha önce başarıları milyonlarca kez test edilmiş bir strateji kitabı! Bu kitabı çok iyi algılamamız gerekiyor. Bu kitap Kur’an’dır ve Kur’an’ı bize anlatan, bu strateji kitabını bize tek tek nakşeden bir […]

Aşk Olsun / Osman Avanoğlu

Rükneddin Şecasi aşkı; ‘’Bardağa dolan ilk şarabı, sakinin sarhoş bakışlarından ödünç aldılar. Dünyanın neresinde bir gönül derdi varsa onları bir araya topladılar, adına AŞK dediler.’’ diye tarif eder. Aşkı tarif etmek, kelimelere dökmek mümkün mü? Aşk sadece bu kadar mı? Bu olsa olsa insani aşktır. Aşk cümlelere, kitaplara sığmaz. Aşk ucu bucağı görünmez, geri dönüşü […]

Peygamberin Muhabbet Yönü / Sadettin Turhan

Sahabeler! Ne güzel örnekler değil mi? Cahiliye dö­neminde Peygambere düşmanlık beslerken, O’nun muhabbetine şahit olduktan sonra; dizinin dibinde ya­şamaları, her hareketini en ince bir kamera şeklinde iz­lemeleri, kayıt altına almaları, O’nun muhabbetinin en güzel örneği değil midir? Bütün sahabelerde O’nun sözlerine ve davranışları­na aşırı özene dair örnekler mevcut. Mesela Ukkaşe’yi unutmayalım! Efendimiz (s.a.v.)’in sırtındaki mührü […]

‘Gülün Dikene Katlanması Onu Güzel Kokulu Yaptı’ / Amine Ateş Kabaktepe

İnsanoğlu dünyaya imtihan edilmek için gönderilmiştir. Bu imtihanın bir gereği olarak, sıkıntı, acı, zorluk, üzüntü ve musibetlere karşı dayanmak, katlanmak, direnmek, tahammül etmek, nefsine hâkim olmak… Yapılan haksızlıklara karşı ani tepkilerden aceleden ve telaştan uzak durmak gerekir. Yüce Rabbimiz bu gerçeği bize “Gerçekten biz insanı zorluk içinde yarattık.” (Beled Suresi 90/4) buyurmak suretiyle ifade etmiştir. […]

Hangi Emel Tul-i Emel? / Nur Dinçkan

Fani dünyanın fani insanları  olarak hep sınırsız hayaller kurup, durarız.  Hayallerde  mutluluklar üzerine kurulur zaten.  Gerçekleşmesi imkansız gibi de olsa, sonucunun sükut-u hayal olduğunu bile bile yine de vazgeçmeyiz hayallerimizden.   Ama daha gerçekçi olabilenlerimiz daha az hayal kurarak daha az üzülmeyi başarırlar.  Sınırlı olan insan hayatına sınırsız işler sığdırılamaz.  En iyisi, lüzumlu işler planlanmalı ve […]

Biz Kimiz / Elif Ekşi Zorer

Gidenlere veda ederken, hep hüzünlendik biz. Hep bir muhasebesini yaptık, ardından el salladığımız o yegânelerimizin. Yeni bir yılın geleceğini bilmek, hüzünlerimizin sırtını sıvazlayamadı. Acı hatıralara, dil yaralarına su serpemedi, merhem süremedi yürek yanıklarına, yoklukların cebine harçlık bırakamadı yeni seneye dair hayaller…    Şimdi giden koca bir yılın ardından, düğün dernek modunda, haddi aşan tavırların sebebi […]

Huzurlu muyuz Gerçekten? / BukreNur Yılmaz

Huzuru duyduğu kadar vicdan sahibidir insan. Peki ya, vicdanı olgunlaştırmak, huzur kıvamına getirebilmek için nasıl bir yol izliyoruz? “İnsan bedel ödediği kadar insandır” diyor; insan olmanın insan kalabilmenin gerekliliklerini sorgulatan bir yazısında Ahmet Polat. Ödediğimiz veya ödeyeceğimiz bedellerde bizi niyetten eyleme taşıyamıyor ise ne kadar hakkını verebiliriz ki, insan olmanın?. Çünkü her insan sınanmakla mükellef […]