Bu Dünyada Aşkta Kaybeden Ahrette Kaybettiğini Kazanır / Gürhan Gürses

Yanına oturmuştum. Bana zamane bir derviş gibi geliyordu hali yahut bir münzevi… Dua ediyordu, benim farkımda bile değildi. Huşu içindeydi, huzur… Gözlerini kapamıştı, maneviyatın ikliminde dolanıyordu ruhu. Bir kartala benzerdi eğer teşbihte bulunsaydık ruhu için. Kanatları kocaman, gagası keskin mi keskin bir kartala. Öyle görünüyordu ama içini tahmin etmek zor değildi. Kanadı kocamandı, gagası sipsivriydi […]

Filistin’de Ramazan’ın İlk Günü: Sessiz Çığlık! / Prof. Dr. Hamdi Temel

Filistin topraklarında Ramazan ayının ilk günü oruçlu olayım diye niyetlendim. Gazze’deki Ulu Cami’ de orucumu açayım düşüncesinde idim. Ve kendimi Gazze sokaklarında yürürken buldum. Ama bu yıkık sokaklarda yürürken her zamanki gibi aldığım taze sebze ve meyveler yoktu.  Gözlerim manavları ya da buram buram yeşillik kokan mahalle pazarlarını arıyordu. Galiba ramazan ayının ilk günü olması […]

Bir Babanın Son Bakışı / Muhittin Ece

Tarih 23 Ekim 2011… Üniversite okuduğum için ailemden ve memleketimden uzaklardayım… Kayseri’deyim. Bir pazar günü… O kara habere bankalar caddesinde yakalandım… Saat 13:45 telefonum çaldı… Birkaç gün önce tartıştığım bir memleketlim arıyordu beni… Onun adını görünce hem sevindim hem de istem dışı bir kibir kapladı benliğimi… Telefon çaldıkça kibrim tavan yapıyordu..Adeta zafer kazanmış bir komutan edasıyla savaş […]

Ana Kokusu Itır Kokusu

“Bacaklarını kıracak teneke sobada yakacağım senin. O çarpık çırpık sopa bacakların var ya, çıtır çıtır ederken zevkten dört köşe olacağım ben. Hangi delikte olursan ol bulacağım seni. Neredesin kız sümüklü, neredesin? Çık ortaya da yorma beni, yoksa sana edeceğimi bilirim ben.” Kalafatın parmak kıranı, Deli Zeyno çıldırmıştı sanki, kabına sığamayan nehir misali. Kızgınlığı da fazla […]

Kalbi Kırık Olanlarız / Gürhan Gürses

Siz hiç sevdiği kadına yalvar yakar olan bir adama şahit oldunuz mu? Dağ gibi bir adama… Hani şöyle bir vursa un ufak edecek bir adama. Heybetinden gölgesi bile korkan… Gelip görün ki o dağ gibi adam nazenin bir kadının huzurunda çukurdan beter oluyor. Yüksekliğini yitiriyor, azametini kaybediyor, küçülüyor ve yok oluyor. İşte biz de buna […]

Seviyorum Diyemedim / Dr. Hatice Kösecik

“Hadi babam.” dedi oğlu. ”Vakit gece yarısını geçti, gitmeliyiz, evden beklerler. Vedalaş annemle. Rahat uyusun yerinde, bu dünyada dinlenemedi sevgili anacığım, çilekeş anacığım. Yerinde dinlendirsin Rabbim onu. Hadi babam kalk gidelim artık, bak iyice soğudu hava, romatizman azmasın bir de, annem kırılır bana bakamadım sana diye. Üzmeyelim onu haydi babam.” Oturduğu yerden biraz zorlanarak biraz […]

Kül Kafes / Vagif Sultanlı

Neyle uğraştıkları anlaşılmayan, paçavralar içinde birtakım insan kavrulup yanmış toprağın bağrında – küllükte eşeleniyorlardı. Üst başları gibi yüzleri de kül rengindeydi. Ara sıra kafalarını kaldırıp soğuk, ilgisiz bakışlarla etrafı inceliyor, sonra yine küllükte debelenmeye devam ediyorlardı. Az ileride ufuklara kadar sıralanan kül tepecikleri göze çarpıyordu. Durup küllükte debelenen bu insanları epeyce seyretti. Onu görmüyor, duymuyor […]

Sahi Bilir misiniz Pepuk Kuşunun Hikâyesini / Gürhan Gürses

Bahçeden bir ses geldi Pepuu, Pepuu diye. İçimi kasvetli bir hava sardı. Sandım ki Pepuk’un hikayesi geçek oldu. Sahi bilir misiniz Pepuk kuşunun hikayesini? Yüreğiniz yansın ister misiniz? Gözyaşlarınız aksın… Sızlasın içiniz her zerresine kadar. Gülerken ağlamanız tutsun, yaşarken ölmeniz. Giderken kalacağınız tutsun, sevilirken seveceğiniz. Dünyada ne kadar acı varsa hepsinin sancısı sende toplansın. Ve […]

Bir Daha Yapmam Anne! Söz! / Dr. Hatice Kösecik

Kapatma anne ne olur, bir kere de affet annem. Banyo çok karanlık, hem de çok, su damlacıkları alay ediyorlar benimle. Gülüyorlar bana, annesi yine kapattı zavallı Esra’yı diye birbirlerine gösteriyorlar. Söz sana bir daha çoook çalışacak 100 alacağım. Soruyu tam okumamışım, böyle hatalar olurmuş, öğretmenim de söyledi. ”Seksen beş kötü bir not değil. ” dedi […]

Göğün Sancısıdır Özlem / Gürhan Gürses

                – Sendeki de özlem mi? diye sordum ben o yâre bir gün. Beni anlamazlıktan geldi ama o da soruma soruyla cevap verdi: ‘Bendekini ne sandın ya! Asıl benimkisi özlem! İnsan değer verdiği insanları özler. Onları her an için yanı başında ister.’ diye. -Yok canım daha neler? diye yanıtladım ve devam ettim: ‘Göğün sancısını hissediyorum […]

Sevda Hanım (4) / Dr. Hatice Kösecik

Sevdiğiniz insanla geçirdiğiniz huzurlu ve mutlu günlerin tadını başka hiçbir yerde bulamazsınız. Aile dediğimiz, aynı hamurdan yoğrulduğumuz, aynı değer yargıları ve koşulları içinde yaşayıp yetiştiğimiz bireylerle oluşturduğumuz bir yapıdır. Aile dışındaki bütün bağlar yanıltıcı ve de geçicidir. Tüm arkadaşlıklar, komşuluklar, iş ilişkileri, gönül bağları, aşklar, sevdalar gelir geçer.  Bir gün olur hatıra bile gelmez yaşanmışlıklar. […]

Çiçeği Kuruduğu İçin Ağlayan Kadınları Sevin / Gürhan Gürses

             – Maviyi seven kadınlar var ya azizim! İşte onları bulun ve sevin. Meczup’un biri sokağın ortasında durmuş herkesi elinden, kolundan ya da eteğinden tutup çekiştiriyordu bunu söyleyerek. “Maviyi seven kadınları sevin! Çünkü mavi unut değil umuttur, hüzün değil mutluluktur.”             – Adam haklı beyler! dedi irikıyım birisi.             – Şiir gibi sözler bunlar, dedi […]

Sevda Hanım (3) / Dr Hatice Kösecik

  İnsana yaşama sevinci veren tatlı bir bahar havası var bugün. Baharla beraber yeşillenen ağaçlar rengarenk çiçekleriyle ümit veriyor sanki.  Yaşam sürekli bir değişim içinde. Her şeyin bir başlangıcı ve de bir sonu var. Tüm ağaçlar bir tohumla başlar ve zamanı geldiğinde tekrar toprağa dönüşür. Kaya parçaları oluşur ve de yok olur.  Sonra yine oluşur. […]

Lahana Bebek / Sevgi Ataş

Daha çocukluğu döneminde, oyun oynarken lahana bebeğinin saçını tarar, yemeğini yedirir, minik yastığını bebeğini yatırıp, ayağında sallayarak ninniler söyler, uyutur. Lahana bebeğin annesidir o. Kendisi daha korunmaya ihtiyacı olan küçücük çocuk olsa bile, kocaman yüreği ile koruma, kollama, şefkat göstermekten mutlu olur. Daha doğrusu oyunun kuralı budur. Büyüyünce de bu kural pek değişmiyor aslında! Roller […]

Sevda Hanım (2) / Dr Hatice Kösecik

Yağmur hafif hafif hızlanırken içeri girdi Sevda Hanım.  “Islanmışsınız. ” dedim.  Gülümsedi: “Oldum olası yağmuru ve de yağmurda ıslanmayı severim.  Bana üzerimdeki dünya kirlerini,  içimdeki sıkıntıları,  öfkeyi,  yaşarken kafamda çok büyüttüğüm ufak tefek dertlerimi yıkıyormuş gibi geliyor.  Sevinirim böylesi yağmur kokan tertemiz havalarda.  Kim bilir belki de yalnızlığıma iyi geliyor yağmur.  Hemen herkesin derdini dinleyen […]

“Şehadet Ederim ki…”  / Ziya Doğan

Andrey… Matematik yüksek mühendisi. Ülkesinin en saygın şirketilerin birinde üst düzey yönetici. Bugüne değin eğitim, tatil ve iş seyahatleri için onlarca ülkeyi gezdi. İş birliği görüşmeleri yapmak için bu sefer Konya’daydı. Ne olduysa Konya’da geçirdiği o ilk gecenin sabahında oldu. Türk şirketinin yetkilileri yılbaşı öncesi Andrey’in yöneticisi olduğu şirketi ziyarete gitmişti. Havaalanında misafirlerini karşılayan Andrey […]

Sevda Hanım (1) / Hatice Kösecik

Ürkek adımlarla girmişti ofisimden içeri Sevda Hanım. Oldukça tedirgin bir ruh hâline sahipti geldiğinde. Bize gelebilmek için kendisiyle kazanılması zor bir mücadeleye girdiği belli oluyordu her hâlinden. Güzel bir yüzü vardı aynı zamanda da donuk gözleri… Odaya şöyle bir bakıp koltuğa bırakıverdi kendini. Derinden aldığı sessiz nefesi yavaşça bıraktığında göz göze gelebildik sonunda. Hüzün vardı […]