Öykü Avına Çıkarken / Melih Bayram Dede

Öykü yazma kararlılığımdan sonra, yaratıcı yazarlıkla ilgili çok sayıda kitap okudum. Hâlâ okumaya devam ediyorum. Hepsinde karşılaştığım ortak tavsiye, bir not defteri edinmekti. Şu an okumakta olduğunuz bu notlar, defterime yazdığım satırlardan oluşuyor. Ancak not defterimi usta yazarların önerdiği şekilde kullanmayı hâlâ başarabilmiş değilim. Çoğu yazarın not defterine yazı fikirleri, öykü taslakları, karakter, mekân ve […]

Kadın Millet Erkek Devlettir!  / Ayşe Rahşan Gürel

Genç adam mahzun bir halde yaşlı bilgenin yanına geldi. Belli ki yolunda gitmeyen bir şeyler vardı. Sorardı bilge adama ve aylarca aldığı cevabı hal etmeye çalışırdı. Şimdi burada olduğuna göre demek ki cephanesi tükenmişti. Yaşlı adam onu her zamanki sözsüz sevecenliğiyle karşıladı. Başıyla yer gösterdi. “Derdin bol ola evlat” dedi, gülümseyerek. Genç adam onu en […]

Masum / Leyla Safarova

Hocalı faciasına ithaf ediyorum     Uykularım karışmıştı o gece. Sabahı facia haberiyle açtım. Bir telefon geldi sabah kahvaltımın üzerine, iştahımdan koparıp da beni hevlank giyinip sokağa atan hayatımın hiç bir zaman unutulmayacak telefonu. Çalıştığım iş yerine kadar olan yolu havada, bulutların üzerinde yürüyormuşum gibi gitmekteydim, yürüyordum, amma ayaklarımın yere dokunduğunu hiçmihiç hiss etmiyordum. Kendimi […]

İslâm Aritmatiği Mektepte Öğrenilmez!.. / Ayşe Rahşan Gürel

Küçüktü… Hayatın, sadece ellerini kirlettiği kadar küçüktü. Hayata hep umutla dünya dolusu baktığı için herkes ona Güleç Çocuk derdi. Çok sevdiği lakin bir türlü anlaşamadığı bir matematik hocası vardı Güleç Çocuk’un. Adı Kâsım’dı. İsmi gibi bütün işi gücü taksim etmek, bölmekti. Tahtanın başına geçer aritmetiğe dair her şeyi bir güzel anlattıktan sonra bitkin bir şekilde […]

Gözyaşı Serenadı / Mustafa Işık

“Ey kırk yıla boylu boyunca serpilen yüzümdeki kaçak tebessüm. Bil ki, dudağına yakışan bozkırın suskun sus’uydu.” “Bırak da mutluluğun gözyaşlarıyla ıslansın yeryüzü” “Bunları benim için toplar mısın?” “Avuçlarıma toplamaya çalışırım elbette ama biliyorum ki o yaşlar avucuma sığmayacak şelale. Bırakayım da gönlümü mü ıslatsın.” “Ben, masalındaki şehzade olabilirim. Kirpiklerim döküldü, zülüf zülüf saçlarım artık rüzgâra […]

Tarassud / Sema Kaloğlu

Kader; “yağmuru yemiş üstüne tozu çekmiş kirli bulanık cam ardından bak gökyüzüne” diye sırıtmakta karşıma geçmiş. Sıcaktan vücudunun dörtte üçü su olan insanı buharlaştıran,  bunaltan bu çatı katında cam temiz olsa da damlardan arta kalan yarım avuç mavilik var zaten.  Baksan ne olacak,  görsen ne olacak? İçimdeki marjinali dinledim ve masamı pencere arkamda kalacak şekilde […]

Rasime / Sema Kaloğlu

Rasime henüz onaltısında dupduru bir su damlası. Rasime istiridyeden henüz çıkmamış henüz insan eli değmemiş doğal narin inci tanesi… Gittiği bir cemiyette onu görüp beğenen ve babasının kapısına “Allah’ın emri Peygamberin kavli” diye dikilen bir çok aileden sadece biri “Kottik” İhsan’ın ailesi ve belki en olmazı. Rasime’nin babası devrin zengin tüccarlarından. Erzurum’dan istanbul’a, Erzurum’dan Acem’e […]

Beyaz Oda / Aslı Süheyla Poyraz

Beyaz  bir oda içinde beyaz bir gardırop. İçindeki giysiler dağınık mı yoksa bir kadın eliyle hizaya mı girmiş seçemiyor. İki küçük silüet bağdaş kurmuş, yüzleri de giysileri gibi beyaz. Biri çocuk yüzlü, diğeri kadın. İki çift kocaman mavi göz güleç güleç bakıyor. Yan odadakilere sesliyor telaşla. -Koşun çabuk, gelin! gardırobun içinde iki tane cin var. […]

Deli Kırlangıçlar Hastahanesi / Mustafa Alagöz

Onlarca kırlangıç bir kolonun dibine doğru çığlık çığlığa alçalıp yükseliyordu.  Dikkatli bakınca yerde bir kırlangıç yavrusu gördüm. Yavru şaşkın, sinmiş ara ara ötüyordu. Çevresinde uçuşan kırlangıçlara bakıyor. Bir sürü kırlangıç içinde başı dönüyordu. Civarda kantinin masaları altında pinekleyen beyaz bir kedi var. Dünden onu görmüş kesik kuyruğu ile ilgili kafa yormuştum. Kuyruğunun nasıl koptuğu ile […]

Benim Orucum (İlk oruç) / DergiZan

DergiZan yazarlarının kaleminden ilk oruçla ilgili hikayelerini yayınladık. Katkıda bulunan Ramazan Seydaoğlu, Derya Sırma, Serkan Güresmer, Atakan DAŞDAN, Kadriye Kader Çakır, Sema Kaloğlu, Benzer Yusufiva Toroslar, Fidan Sönmez Ateş Sadettin Turhan Seyfet Bozçalı‘ya teşekkür ederiz. Dosyamızın PDF okuması için tıklayınız >>>  İLK ORUÇ Bu gönderiyi paylaşın:

Deli mi Ne? / Mehmet Faruk Habiboğlu

“Her deli üstünü başını parçalamaz” derler bizim buralarda. Hem hepimiz biraz deli değil miyiz zaten? Hayatın karşımıza çıkardığı durumlarda, özellikle çıkmazlarda delirmemek içten bile değil! Ama ben yine de seviyorum seni. Bu sabah yine kahvaltı yapmadan çıktım evden. Yürürken sigaranın daha zararlı olduğuna aldırmadan çektim dumanı ciğerlerime, otobüs durağına varana dek. Durak kalabalık değil nedense, […]

Bir İyilik Hikâyesi / Aydan Yıldız Güneş

Hafta sonu geldiğinde; Ayşe hanım için yoğun bir gün demektir. Sabahın erken saatinde kalkıp çocukları için kahvaltı telaşına düşerdi. Üstünü aceleyle giyip cüzdanını cebine koydu ve usulca kapıyı açtı. Çocuklar uyuyordu, onlar uyanmadan kahvaltı hazır olmalıydı. Yolda düşünüyordu acaba ne hazırlasam da onları mutlu etsem? Menemen mi yapsam yoksa börek mi yapsam? diye düşünerek hızlı […]

En Güzel Ödev / Kübra Aydın

Sare adında güzel bir kız çocuğu vardı. Sare güler yüzlü, merhametli; ailesi, arkadaşları ve öğretmenleri tarafından çok sevilen bir çocuktu. Aynı zamanda okulunu çok seven, çalışkan ve ödevlerini düzenli bir şekilde yapan bir öğrenciydi. Bir gün Esra Öğretmen, Sare ve arkadaşlarına bazı güzel davranışları özümsetebilmek için bir ödev verdi. Onlara sevgi, sabır ve vefa kavramlarının […]

Bir Çift Ekmek Bir Çift Öküz / Cihangir BOZ

“Havada Bulut yok bu ne dumandır” türküsünü bilmeyenimiz yoktur. Bu türküde bahsi geçen şehir Yemen’in “Huş” şehriymiş. Gerçekte Yemen’de böyle bir bölge var mı yok mu bu tartışmaya girmeyelim ama ben bu türküyü “Muş” olarak öğrendim. Ve Muş olarak kalmasından yanayım. Böyle kalması beni hiç de rahatsız etmiyor doğrusu. Öğretmenlikte ilk göz ağrım Muş’tur. Gerçi […]

Oymalı Sandalyenin Hazin Vuslatı / Aydan Yıldız Güneş

Eski konağın kapısı aniden açıldı ve içeriye hamalların sırtında bir düzine sandalye girdi. Oymalı sandalye cam kenarındaki yerinden şaşkınlıkla olanları seyrediyordu. Bir anda inanılmaz bir korku sardı içini. Yeni sandalyelerin titizlikle gelişi sanki onun sonu olacak gibiydi. Kendi kendine fısıltıyla söyleniyordu: “Eyvah yeni sandalyeler alınmış hem de bir düzine! Ya ben, ben ne olacağım?” dedi. […]

Uzaktan Sevmeye Devam Et / Gürhan Gürses

-Uzak durmak en iyisi dedi senden çünkü sana iyi gelmiyorum. Ne kadar özlediğimi görmüyordu. Nasıl kavrulduğumu… Bir avuç su olmasını beklerken yarılmış dudaklarıma çöl oluyordu isteyerek. -Nasıl istersen öyle olsun. dedim. Aslında paslı bir bıçakla göğsümü yarıp kaburgalarımı parçalayıp göstermek isterdim yüreğimi. Göğüme mavi ve saksıma çiçek olduğunu bilemezdi ki! Hep uzakta durmayı seçiyordu. Yağmurumda […]

101 Numara / Hatice Kösecik

Batı Karadeniz de şirin bir ilçe burası. Yemyeşil, düzeni seven,  insanı çalışkan olan bir ilçe. Bir otel odasından içeri giriyoruz savcı ve adamları, otel personeli ve adli tabip olarak ben. İçeride bir koku var, tuhaf, derinden gelen ölüm kokusu ve sessizliği. Tanıyorum artık bu kesif ve nahoş kokuyu, tanımaz olaydım. İstemiyorum ama görev icabı. O […]

Selam / Benzer Yusifova Toroslar

“Selam”.. Sessizlik çöktü etrafa. Kimse cesaret edemedi sesizliği bozmaya. Sesizlikten sanki duvarlar üşüdü. Sesizlik konuşuyordu adeta kulakları tırmalayan sesi ile. Neler konuşuyordu, neler anlatıyordu? Yaşananları, yaşanmışlıkları birbir yüzlerine vuruyordu. Birer birer söküp koparıyordu kabuk bağlamış Ask yaralarını .. Gözlerini yere dikmiş titrek sesle sordu Adam; -Nasıl gidiyor hayat ?? Boğazına düğümlenmiş “hiç”i zorla yutkundu Kadın. […]