Uçurumun Kenarındayım Anne! / Dr. Hatice Kösecik

“Hey sana diyorum, kalksana be. Senin evin, çocukların yok mu? Burası benim bölgem, rahat bırak beni. Yaylan hadi!” Hem söyleniyor hem de ayağıyla dürtüyordu kendi sokağında, kendi metruk binasında sızmış olan Oğuz’u. Hemen hemen iki günde bir gelir, ilacını çeker, kafayı da demleyince yatardı Cemal’in eski yırtık kanepesinde. Oysa daha yeni almıştı otu genç adam. […]

Bir Buğday Tanesi / Gürhan Gürses  

Çok iddialısın böyle sevmek gerçekçi değil günümüz dünyası için. dedi ama yüreğimi bilmiyordu. Can içim, yüreğim kitap değil ki açıp okuyasın ya da defter değil ki kalemi eline gerekli yerleri düzeltesin. Ne kadar sevdiğimi bir ben bilirim, bir de Rabbim bilir, diye cevapladım ve devam ettim. ‘O zaman dedim seni iddiasız seviyorum.’ Nasıl? Dinle o […]

Sahipsiz Çiçekler / Sevgi Ataş

Sen gittin ya.. Bahçedeki  sardunyalar hiç  çiçek  açmadı. Sonra bütün  yaprakları  kurudu. Saksısında bir kök kalmış,  hayat  bulmak için  bir yudum suya hasret. Ama su verecek kimse yok. Herkes kendi telaşında.  Oğlanlar arkadaşlarla takılıp, araba modelini değiştirmek için  ince ince araştırarak kılı kırk  yarıyorlar.  Kızlar yeni eve taşınmak  hayalinde,  içine  yeni de eşyalar tabii.. Ev […]

Ben Sana Benziyorum Anne! / Dr. Hatice Kösecik

Gözleri karanlık gecenin içinden her an çıkabilecek ufacık bir ışığı arıyordu adeta. Yine üzgün yine ağlamaklıydı yüreği. Oysa izin yoktu ona, ağlayıp da aileyi üzmeye izin yoktu. Duygularını bastır bastırabildiğin kadar diye öğrenmişti annesinden. Aynur hemşire de aynısını yapıyordu işte. Hem de tam da annesinden kopyaladığı gibi. Yıllar yılı kızdığı annesine ne çok da benzemeye […]

Çivit Mavisi / Gürhan Gürses

– Beni sev, sınırsız sev ama! Sende sevilmek dünyanın en tatlı yemişini yemek gibi bir şey olsa gerek, en tatlı suyunu içmek ve en tatlı havasını solumak… – O kadar değilim abartma! – Sen öylesin ki bana! Ne bir kelime fazla söylüyorum en de eksik, inan bana. Bütün kalbimle bunu söylüyorum. Dünyadaki bütün insanları bir […]

Gecenin Karanlığı İçinin Yangısını Yansıtıyordu / Hatice Kösecik

Ortalık zifiri renk almıştı adeta. Sanki yıldızlar küsmüş, kendilerini imha etmişlerdi. Söndürmüşlerdi ışıklarını kırgın gönle ağlıyorlardı. Yine yapmıştı yapacağını kocam dediği adam Zeynep’in. Kıyasıya vurmuş, hıncını çıkarmıştı bir zamanlar ‘çılgın gibi seviyorum’ dediği kadına. Vurdukça siniri daha da artmış kendini kaybetmişti Ahmet. Zeynep on yedi yıldır, evliliğin ilk üç ayı geçip gerçekleri gördüğü andan beri […]

Beyaz Arabalı Genç / M. Latif BAKIŞ

Bir zamanlar toy bir delikanlı vardı, yüreği sevgi ve iyi niyetle dolu. Kıt kanaat geçindiği dünyada ne bir beyaz atı vardı ve ne de beyaz bir arabası… Ama engîn hülyaları vardı. Kainat kadar geniş yüreğinin en ücra köşelerinde gezdirirdi sevdiklerini. Hayalini gâh kanatlı bir boynuzlu at yapıp gökyüzünden ay ve yıldızlar devşirirdi sevdiklerinin saçlarına; gâh […]

Bu Dünyada Aşkta Kaybeden Ahrette Kaybettiğini Kazanır / Gürhan Gürses

Yanına oturmuştum. Bana zamane bir derviş gibi geliyordu hali yahut bir münzevi… Dua ediyordu, benim farkımda bile değildi. Huşu içindeydi, huzur… Gözlerini kapamıştı, maneviyatın ikliminde dolanıyordu ruhu. Bir kartala benzerdi eğer teşbihte bulunsaydık ruhu için. Kanatları kocaman, gagası keskin mi keskin bir kartala. Öyle görünüyordu ama içini tahmin etmek zor değildi. Kanadı kocamandı, gagası sipsivriydi […]

Filistin’de Ramazan’ın İlk Günü: Sessiz Çığlık! / Prof. Dr. Hamdi Temel

Filistin topraklarında Ramazan ayının ilk günü oruçlu olayım diye niyetlendim. Gazze’deki Ulu Cami’ de orucumu açayım düşüncesinde idim. Ve kendimi Gazze sokaklarında yürürken buldum. Ama bu yıkık sokaklarda yürürken her zamanki gibi aldığım taze sebze ve meyveler yoktu.  Gözlerim manavları ya da buram buram yeşillik kokan mahalle pazarlarını arıyordu. Galiba ramazan ayının ilk günü olması […]

Bir Babanın Son Bakışı / Muhittin Ece

Tarih 23 Ekim 2011… Üniversite okuduğum için ailemden ve memleketimden uzaklardayım… Kayseri’deyim. Bir pazar günü… O kara habere bankalar caddesinde yakalandım… Saat 13:45 telefonum çaldı… Birkaç gün önce tartıştığım bir memleketlim arıyordu beni… Onun adını görünce hem sevindim hem de istem dışı bir kibir kapladı benliğimi… Telefon çaldıkça kibrim tavan yapıyordu..Adeta zafer kazanmış bir komutan edasıyla savaş […]

Ana Kokusu Itır Kokusu

“Bacaklarını kıracak teneke sobada yakacağım senin. O çarpık çırpık sopa bacakların var ya, çıtır çıtır ederken zevkten dört köşe olacağım ben. Hangi delikte olursan ol bulacağım seni. Neredesin kız sümüklü, neredesin? Çık ortaya da yorma beni, yoksa sana edeceğimi bilirim ben.” Kalafatın parmak kıranı, Deli Zeyno çıldırmıştı sanki, kabına sığamayan nehir misali. Kızgınlığı da fazla […]

Kalbi Kırık Olanlarız / Gürhan Gürses

Siz hiç sevdiği kadına yalvar yakar olan bir adama şahit oldunuz mu? Dağ gibi bir adama… Hani şöyle bir vursa un ufak edecek bir adama. Heybetinden gölgesi bile korkan… Gelip görün ki o dağ gibi adam nazenin bir kadının huzurunda çukurdan beter oluyor. Yüksekliğini yitiriyor, azametini kaybediyor, küçülüyor ve yok oluyor. İşte biz de buna […]

Seviyorum Diyemedim / Dr. Hatice Kösecik

“Hadi babam.” dedi oğlu. ”Vakit gece yarısını geçti, gitmeliyiz, evden beklerler. Vedalaş annemle. Rahat uyusun yerinde, bu dünyada dinlenemedi sevgili anacığım, çilekeş anacığım. Yerinde dinlendirsin Rabbim onu. Hadi babam kalk gidelim artık, bak iyice soğudu hava, romatizman azmasın bir de, annem kırılır bana bakamadım sana diye. Üzmeyelim onu haydi babam.” Oturduğu yerden biraz zorlanarak biraz […]

Kül Kafes / Vagif Sultanlı

Neyle uğraştıkları anlaşılmayan, paçavralar içinde birtakım insan kavrulup yanmış toprağın bağrında – küllükte eşeleniyorlardı. Üst başları gibi yüzleri de kül rengindeydi. Ara sıra kafalarını kaldırıp soğuk, ilgisiz bakışlarla etrafı inceliyor, sonra yine küllükte debelenmeye devam ediyorlardı. Az ileride ufuklara kadar sıralanan kül tepecikleri göze çarpıyordu. Durup küllükte debelenen bu insanları epeyce seyretti. Onu görmüyor, duymuyor […]

Sahi Bilir misiniz Pepuk Kuşunun Hikâyesini / Gürhan Gürses

Bahçeden bir ses geldi Pepuu, Pepuu diye. İçimi kasvetli bir hava sardı. Sandım ki Pepuk’un hikayesi geçek oldu. Sahi bilir misiniz Pepuk kuşunun hikayesini? Yüreğiniz yansın ister misiniz? Gözyaşlarınız aksın… Sızlasın içiniz her zerresine kadar. Gülerken ağlamanız tutsun, yaşarken ölmeniz. Giderken kalacağınız tutsun, sevilirken seveceğiniz. Dünyada ne kadar acı varsa hepsinin sancısı sende toplansın. Ve […]

Bir Daha Yapmam Anne! Söz! / Dr. Hatice Kösecik

Kapatma anne ne olur, bir kere de affet annem. Banyo çok karanlık, hem de çok, su damlacıkları alay ediyorlar benimle. Gülüyorlar bana, annesi yine kapattı zavallı Esra’yı diye birbirlerine gösteriyorlar. Söz sana bir daha çoook çalışacak 100 alacağım. Soruyu tam okumamışım, böyle hatalar olurmuş, öğretmenim de söyledi. ”Seksen beş kötü bir not değil. ” dedi […]

Göğün Sancısıdır Özlem / Gürhan Gürses

                – Sendeki de özlem mi? diye sordum ben o yâre bir gün. Beni anlamazlıktan geldi ama o da soruma soruyla cevap verdi: ‘Bendekini ne sandın ya! Asıl benimkisi özlem! İnsan değer verdiği insanları özler. Onları her an için yanı başında ister.’ diye. -Yok canım daha neler? diye yanıtladım ve devam ettim: ‘Göğün sancısını hissediyorum […]

Sevda Hanım (4) / Dr. Hatice Kösecik

Sevdiğiniz insanla geçirdiğiniz huzurlu ve mutlu günlerin tadını başka hiçbir yerde bulamazsınız. Aile dediğimiz, aynı hamurdan yoğrulduğumuz, aynı değer yargıları ve koşulları içinde yaşayıp yetiştiğimiz bireylerle oluşturduğumuz bir yapıdır. Aile dışındaki bütün bağlar yanıltıcı ve de geçicidir. Tüm arkadaşlıklar, komşuluklar, iş ilişkileri, gönül bağları, aşklar, sevdalar gelir geçer.  Bir gün olur hatıra bile gelmez yaşanmışlıklar. […]