Leyla’nın Elleri / Arif Olgun Yeşilyurt

Leylanın elleri uzanır Necd çöllerinden, Sen Leyla mısın? diye laf dolaşadursun, “Kaysın diline düşmeyegör” der bir adam, Bir leylalık ki konuşulur hicaz kervanlarında … Kimse susuzluktan ölmezdi bu coğrafyada, Garip kalmak ya da kula kulluk etmek en kötüsü, Biz Leyla’yı gece bilirdik, Leyla Kaf dağında bir taht, Zümrüdüanka’nın tüylerini giyinmiş emre amade, Ve sırmalı ipekli […]

Mübhem Sancılar / Arif Olgun Yeşilyurt

Buzdağına saplanmış yaralarıma tuz basmaktan geliyor ayaklarım kesik yemiş ve yaralı adamların ellerinden topluyorum demir yumruklarımı. yolunu yitirmiş rüzgârın soluğuna dokunan kadınların söylediklerini saklıyor avuçlarım. Ama ne çare! ılık ılık boşalıyor kan, dizlerimden parmak uçlarıma değene dek. Doğurganlığın içimize şenlik yaşatıyor gök ile yer arasında ve nefes alabildiğimiz parlak güneş, solgun ay ışığında. kabuklarımızın kül […]