İyi ki Doğdun Mervem / Elif Ekşi Zorer

Hayat; içinde bize tarifi imkansız hislerle hemhal olabilmeyi sebep kılan olay ve kişiler barındırır içinde… Kimi, mutluluklarla yüzümüzü güldürür; kimi, hüznün her tonuna boyar yüreğimizi. Her olay bir sebep teşkil eder ve büyütür bizi şüphesiz. Hayatın içinde unutamadığımız ve unutamayacağınız ne çoklarımız vardır şüphesiz. Bir şiirin mısralarını dizer gibi, her biri ayrı bir söz ile […]

Herkesin Bir Masal Kahramanı Var; Benim de Sen / Elif Ekşi Zorer

  Bir varmış, bir yokmuş… Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde diye başlayan nice masallarla büyüdük hepimiz. Bir masalı kahramanı bildik hatta hayatımızın veya bir masal kahramanını neşe bildik hayatımıza… Ninnilerin tılsımı etkisini kaybedince üzerimizden, bir parça daha büyümenin yolu masal dinlemekten geçerdi vesselam. Her masal farklı bir hisle içine alıverirdi bizi, her masal ardında […]

Gülümseyin Çekiyorum! / Elif Eksi Zorer

Gözlerden doğan bir güneştir tebessüm, ışığını yürekten alır ve enerji yayar etrafa. Söylemek istediğimiz her şeyin bir başlangıcı olur bazen, bazen de söyleyemediklerimize tercüman olur. Hüzne kur yapan nazlı bir sevgili olur, dokunur en hassas dertlere. İlaç olur, vitamin olur, şifa olur da yazılır gönül reçetesine… Gülmeyi bilmeyen yaşamayı bilmez elbet, lezzet almaz küçük mutluluklardan, […]

Sus Yüreğim / Elif Ekşi Zorer

Bir fısıltının ardına gizlenmiş gönül dolusu cümleler biriktiriyorum hayata. Fosilleşmiş kalplerin sedasına kapalı  bir mahzende kilitliyim; sağırım naylonlaşan her söze. Görmüyorum içinde iyilikle beslenmemiş hiç bir tebessümü. Dilsizim ,sudan çıkmış balık misali kelimelerle kurulu tüm satırlara. Bir güvercin kanadından kopmuş huzurdu bende ki. Pamuk ipliğine bağlı nefesler öğütürken yüreğimden, sükûtuma yeni bir sükunet daha ekliyorum […]

İstanbul’um / Elif Ekşi Zorer

  Sen hiç yüreğinden hisleri damlayan bir gönüle, sevda dokudun mu ilmek ilmek.. Bir şehre dokundun mu avuç dolusu..kalbinin gökyüzünü çizdin mi mavilerin her tonuna.. çiseli yağmur tanelerinden en dokunaklı şiirini yazdın mı bir şehrin kulağına..her semtinden ayrı bir his mayalayıp da gönlüne,sevda dedin mi adına ; yüreğine huzuru cila süren o dokunuşa  “istanbul” diye… […]

Umuda Bir Yolculuktur “Mayıs” / Elif Ekşi Zorer

Kalbin de baharı olurmuş, mevsimini değişirmiş gönül. Geçmez sandığın kışları bitermiş meğer!! Meğer bir gün benim için de doğarmış güneş, gözlerime yaz sürermiş; ıslak kirpiklerimi kuruturcasına başımda esen fırtınalarını sustururcasına… Yüreğimin; dönmez sandığı göçmen kuşları, geri gelirmiş; kanatlarına sakladıkları mutluluklarla. Cemrelerini bile hissetmediği bir baharın, yazına yazı olurmuş ümitlerim… Ümit ya; ne uzun, ne derin […]

Hayaller Hayatlar Çelişkisi / Elif Ekşi Zorer

Küçüklüğümüzde sorulan “büyüyünce ne olacaksın?” sorusuyla öğrendik ilk kez umud edebilmeyi.   Belki hâyâl edebilmeyi.. Bizdeki ileriye yönelik plânlar kurabilme tekniği,  annemizin kışa hazırlık turşu kavonazlarına nispet yapar gibiydi. Doktor olacağım diyenler problemler çözedursun, mimar olacağım diyenler taslaklar çizedursun, pskolog olacağım diyenler okuyadursun, yazadursun, konuşadursun. . . Biz insan olabilmenin vasıflarını toplayalım çocuk kalbimizin yemyeşil bahçelerinden.. […]

Serzeniş / Elif Ekşi Zorer

İnsan doğar, büyür, yaşar ve ölür felsefesiyle ömür öğütüyoruz… Elimize sıkıştırılmış mutluluk harçlıklarından sermayelerle, inşa ettiğimiz gönül evimizin anahtarı kayıp gider gibi bazen avuçlarımızdan. Oysa sahibini bile bilmediğimiz bir his buketiyle süslü neşelerimiz hep emanet değil mi bize? Biriken bütün sevgiler ve sevgililer ömürlük değil mi gönül kumbaramızda? Hep sorgular dururuz en sevdiğimizi; anne olunca […]

Hallerimiz / Elif Ekşi Zorer

Hep; “Ben küçükken li..”cümlelere emanet ettik, kıymetli yaşlarımızın, kıymetli mutluluklarını… Hüzünleriyle yüreklere adeta cila süren bir kimliğe, isim verdik hislerimizden. Kimi gün sinirli. Kimi gün neşeli. Kimi gün dertli. Kimi gün heyecanlı… Bitmek bilmeyen nice kimilerin kimsesi olduk durduk. Büyüdüğümüzü fark edemeden bazen; yaş aldık bize hediye edilen ömür defterine satır satır yazılı bir cümle […]

 Büyümeyen Çocukluğum / Elif Ekşi Zorer

Mutluluk; bir çift kırmızı fiyonklu, parlak ayakkabılara sahip olmaktı bir zamanlar. Bazen kirlenir hissiyle başucumda saklayış; bazen de bir an evvel giyebilme mutluluğunu sabırla bekleyişti.. Çocukluğumdu kırmızı pabuçlarım.. üzerine hayaller kurduğum, ellerimden sakındığım, giymeye kıyamadığımdı. Şimdi bakınca çocukluğumun o en masum günlerini resmetmiş gibi.. hani hep “ben büyüyünce”li kelimelerle cümleler kuran, dostluğun  samimiyete en ait […]

Sus Yüreğim  / Elif Ekşi Zorer

Bir fısıltının ardına gizlenmiş gönül dolusu cümleler biriktiriyorum hayata. Fosilleşmiş kalplerin sedasına kapalı bir mahzende kilitliyim; sağırım naylonlaşan her söze. Görmüyorum içinde iyilikle beslenmemiş hiç bir tebessümü. Dilsizim, sudan çıkmış balık misali kelimelerle kurulu tüm satırlara. Bir güvercin kanadından kopmuş huzurdu bende ki. Pamuk ipliğine bağlı nefesler öğütürken yüreğimden, sükûtuma yeni bir sükûnet daha ekliyorum […]

Temmuz’un Bulut Kokusu / Elif Ekşi Zorer

Mavilere serpilen güneş ışıkları, perdesini çekivermişti gökyüzünün.”Hadi uyan, saat kaç oldu!”diyen; bir anne sesi gibiydi, sabahlara dokunan kuş sesleri… Gündüze sürülü bir gülüştü bulut kokusu. Bulut kokusu ya; bilir misin tarifini? Şair der ki;”kimin yanında bulutların nefes aldığını hissedersen, bulutlarından solursan havayı”,o vakit bilirsin bulut kokusunu. Bulut işte; gökyüzünün ciğerleri, kâh hızla nefes alıp rüzgârlar […]

Bahara Müjdesin “Mart” / Elif Ekşi Zorer

  Kırmızı çizmelerimle vedalaşmaya günler kalmıştı. Atkım, eldivenim, kalın yün kazaklarım uzun bir uykuya dalacaklardı günler sonra. Her gece üşümeyeyim diye omuzlarıma aldığım, kırçıllı, kiremit renkli ve arasına son okuduğum kitabı sakladığım şalım, koltuğun kenarında beklemeyecekti beni artık. Polar battaniyeler, renkli patikler, kış çayları, geceme eşlik eden bol tarçınlı salebim ve tamam itiraf ediyorum; bazı […]

Mevsim Şubat Soğuğu / Elif Ekşi Zorer

Yediği soğuklardan bir hayli eskimiş, cilası soyulmuş, macunlarının bir kısmı neredeyse yok denecek kadar az, dört katlı bir binanın, sarmaşık çiçekleri arasında kalmış ara dairesi. Yazdan kalma, kurumuş iki menekşe saksısı, minicik bir penceren ardına sığdırdığı koca hatıralarından nefes alan, elleri buruşmuş yapayalnız hayatının prensesi “Azize teyze”…Eşini genç yaşta trafik kazasında kaybetmiş, hayırsız bir oğlu, […]

Kalbinizi Nasıl Bilirdiniz? / Elif Ekşi Zorer

Yüreğinin hakkını verenleri, tenzihen… Yaradılışından itibaren; insan ruhunun şekillenmesinden tutun da, rengine, ebadına, işlevine, tınısına hatta algılamasına kadar, mahiyetini koruyan yegâne kıymetlimiz; KALBİMİZ… O; “GÜM GÜM, GÜM GÜM” sesleri de olmasa, neredeyse var olduğundan bi haber insancıklarımız… Kimi; his müsrifi olup da, o canım duyguları yok yere heba edenlerimiz… Kimi; hep gönül cimrisi… Görüntü var, […]

Mavi Bir Huzurun Ellerinden Tutuyorum  / Elif Ekşi Zorer

        Mavi bir huzurla uyanır gökyüzü… Mavi bir huzurun kanatlarından serpiştirir kırıntılarını insanlığa. Penceresinin kenarlarından görünen; kar beyazı dantel gülüşleriyle davet eder gökyüzü ilk güvercinleri, ezan vaktiyle uyanan tüm güvercinler uçuş uçuş mavi bir huzurun imzası misali… Böyle bir manzara karşısında ekmek kırıntıları ne ki, teşekküre kelimeler mana vermez, dile gelmez insanın nefesine maviler […]

Mucize / Elif Ekşi Zorer

“Mucizelere inanır mısın” dedi bir meczup. “Dünyanın renginin, bir günün sabahında değişebileceğine inanır mısın” diye ekledi.”Yağmurların, yeryüzünün bütün kötülüklerini yıkayabileceğini düşünür müsün?” dedi. Sordu durdu kendine; cevabını bilemediği, sıraya girmiş tüm suallerini. Bir âşık tebessümüyle dokundu, meczubun ünlemli sükûnetine… “Yüreğimi çıkarıp da yerinden, ne vakit avuçlarımın içine alsam; o zaman düşünürüm bende, kalbimin yerinden fırlayıp […]

Vakt-i  Kasım / Elif Ekşi Zorer

Hoş geldin Kasım. Hoş geldin hüzünler prensesim… Uzun gecelere dost, sıcak kahveme arkadaş, derdime ortak olmaya mı geldin? Gelişinle uyandı kelimeler, satırlara dizildi. Kalemim kâğıdına hasret, özlemini dindirdi… Ekim vedalaştı, el salladı uzaklardan… Yağmur,  taneleriyle öperken yüzümü, son kez içini döktü, bereketiyle süsledi; yazın hatıralar emanet ettiğimiz, o yeşilinden kopmuş koyulaşan çimlere… Şimdi vakit hüzün […]