Gençlik Yaz Günü Çalışıyor / Ergül Altaş  

  Tatil dediğin nedir ki, göz açıp kapayıncaya kadar geldi geçti. Evimize döndük, işimizin başına geçtik. Hayat bıraktığımız gibi. Koşmuyorsa da düşe kalka yürüyor çok şükür. Bizim gibi çalışmaya ne var? Sabah serinliğinde giriyor akşam serinliğinde çıkıyoruz klimalı odalardan. Yaz günü temmuzda bir bahar serinliği üstümüzde. Püfür püfür üflüyor mübarek. Rabbim ovada çapa yapan, inşaatta […]

“Zaman Ne de Çabuk Geçiyor Mona” / Ergül Altaş

Bugün buradayız. Sağlığımız yerinde, dimdik ayakta, sevenlerimiz ve sevdiklerimizle. Yarın kim bilir nerede? Hastanede, gurbette, çok uzaklarda. Baş ağrısı, diş ağrısı, karın ağrısı bahane olmuş, göçmüşüz. Paylaşamadığımız dünya kalmış geride. Elimizi ayağımızı bağlayıp yatırmışlar “taht misali musalla taşına.” İmam soruyor: Merhumu nasıl bilirdiniz? İşte geldik gidiyoruz. “Zaman ne de çabuk geçiyor Mona.” Daha dün yalınayak, […]

Sözümüz Söz Ola ! / Ergül Altaş

Her şey dilimizde. Yaptıklarımız, yapacaklarımız. Sevgi, merhamet, kılı kırk yaran adalet… Ağzımızdan bal damlıyor. Çok şükür İslam’la müşerref olmuş bir coğrafyada dünyaya gözlerimizi açtık. Elhamdülillah Müslümanız. Ne diyor Kitap? Ne diyor Resul? “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” emri hayatımızın neresinde? Eller Ay’a giderken yaya kalmak yüreğimizi yaralamıyor mu? Yanan, yakılan ülkeler karşısında yüreğimiz göz göz olup […]

Gurbet İçinde Gurbet / Ergül Altaş

Aydın, Burdur, Bitlis, Kocaeli, Manisa… “İki kapılı bir handa/ Gidiyorum gündüz gece”. Yat, kat, araba aramıyorum “Neyimize yetmiyor el kadar hasır.” Annemim kulağıma küpe olan sözü: “Akşama yiyecek ekmeğin var mı? Yok senden zengini.” Bu dünyada bir yerim yurdum olmadı. Olsun da istemedim zaten. Başımı sokacak bir gölgelik buldum mu öpüp başıma koydum. Konan göçerken […]