Ne Bir Eksik Ne Bir Fazla / Gülüm Çamlısoy

Tüketimin tükettiği o sendrom vakıf olmadığımız hele ki uzak o farkındalıktan. Farklılığın farkındalığı seyrindeyken kuş bakışı. Ömür törpüsü tüm imgelem betimlerken ve yordarken hayat hoyratça. Ne değişir oysa tüketilmiş bir sevgi ise haiz oldukları ve sevgisizlik iken içine düştükleri o dipsiz çukur. Hele ki görünene… Mizacı kelimelerin düşerken günahkâr dudaklardan: ‘’Sevmeyi seviyorum ve hayatı ve […]

Bir Niyazımın İzdüşümü / Gülüm Çamlısoy

En hazin meltemi taktım koluma, Kırık bir busede takılı aklım öte yandan; Yine de sırların gıyabında en demli mevki, Varlığın teamülünde saklı tuttuğum. Gözden ırak bir küme. En aykırısından bir ıslık çalıyorum Yüz görümü mutlak bir sevince sığmak adına O gürültülü aksanıyla demir alırken Sırlı bir geceye… Farkındalık yaratan gördüğümden ziyade görmekten imtina ettiğim bir […]

Bir Dünya Şiir Günü’nün Ardından / Gülüm Çamlısoy

Kayıtların yenik düştüğü çok aşikâr aslında kan kusan her cümleyi arındırıyorum kırmızdan ve kırmızı halkalardan. Öykündüğüm mevsime değil sitemim lakin özendiğim kadar da özümsediğim şahikaları dillenen hezeyanların mermer dokusunda serili bir lahit kadar davetkâr ve isyankâr. Göğün temposu muğlâk bir gürültüyü çağrıştırıyor ve bacaklarını aralıyor iblis. Şaha kalkan tabiatın inkârı mı yoksa her edimde rutin […]

Geceyi Aldatmak / Gülüm Çamlısoy

Yeni bir bildirge yayımlamanın zamanı gelmiştir, talebiyle kör ve kurşun kalemimi açıyorum perde perde hem de pas tutmuş kalemtıraşıma rahmet okuyup yoksa küt mü olmalı ucu kalemin? Belki de perde çekili gözlerine minik noktalar da kondurmalıyım ve usulca da bir öpücük. Ne de olsa o yazacak ve ben merakla bekleyeceğim, bakalım derdi neymiş, demenin hâsıl […]

En Çok Neyi mi Özledim?/  Gülüm Çamlısoy

Aldatıların hükümsüzlüğünde olsa keşke bayram sevinçleri. Uzak kederden ve izafi bir yanılsama olsa keşke bayram sabahlarının ıssızlığı. Yanık tenlerin yalıtıldığı, uzakların yakın kılındığı sadece sevgiden mütevellit olsa keşke o bayram sergisi bagajda yüklü sayısız bavul eşliğinde kaçmak adına eşten dosttan. Ne gam… Tatil beldelerinin o hengâmesinde devinen insan suretleri mi yoksa tenhalaşmış büyük şehir sokaklarının […]

 Aklımın Kaplıcalarında Ilıman İklimler Saklı / Gülüm Çalımsoy

  Mutsuzluğun imgelem gücüne esirim belli ki şahidi olduğum haziran kışından yana muzdarip olduğum soğuk iklimlerin veryansınıdır  yine içimin titrek izleğinde ben bir düş vazifesi yapıyorsam gerçeklerin miadı hani olur da dolar; hani olur da dolduruşa gelir gökyüzü bir netice mi bir sebep mi olduğuna sadece Yaratıcı iken karar veren. Karar mekanizmalarında seğirten güçler var: […]

Alacaklı Her Bir Kadın / Gülüm Çamlısoy

Zamanın tutanaklarında her daim sıkı bir pazarlık yine eşkâli kayıp vicdanların malikini tayin ederken Tanrı. Korkular had safhada ve burnu Kaf dağında mutluluğun az sonra doğacak güne hürmeten beklemede zaman ve göreceli mekân. Zaman da göreceli: dakikalar ihbar ederken günü ve haftalar sekerken peşi sıra yine asrı deviren yine hafızayı zorlayan ve korkan. Sebepsiz ölümleri […]

Bir Şiir Ölüsüyüm Hatta Bir Hikâye Artığı / Gülüm Çamlısoy

Dünümde kayıtlı satırlardan çaldım seni, son bildiğim yalanlarında ömrün tokuşturdum hayat iksirimi. Ölgün güncemin hangi hücresine hapsolduysam ve soytarı fıtratımda bir rahmet diledim Tanrıdan. Öncemle yüklemiştim yarınımı ve kıtalar aştım önsözü olmaktansa bir kayıp bellediğim satırlarla mahlasımı kaynattım, kaynak yaptım örgülerine aşkın. Nedamet yüklü çekincelerim vardı. Öngörülerim yoksuldu çünkü sondum ben. Hep sonlanmayı dilediğim… Sonlandırdığım […]

Tüm Şarkıları Sattım Bu Gece / Gülüm Çamlısoy

Tüm şarkıları sattım bu gece belki de terennümü kayıp bir şehre rast geldim imgesi eksik bir şiirden çıkıp da yola. Tereddüt yüklü kelamları yok saydım ki yoksunluğun damara pompaladığı beyhude bir hayalden uzak kalmak kadar ıstırabı derinden yüzeye varan bir dalgadan da nasiplenip. Dolan ya da dolduran susmaların inhisarında, kırık bir kelamı da yordayıp ve […]

Bayram Güncesi / Gülüm Çamlısoy

Mutluluk damıtıyorum ve sayarken üçer beşer. Şiirlerle avutuyorum günümü, tehir ettiğim yarını da mimlerken dünün kayıtsızlığı. Belgeler ihbar ediyor sessizliğimi ki neye delalet sonra da sarı benizli çocuklar peyda oluyor aklımın pazarında. Günlerden de Pazar ve azalan ikramlar bir o kadar azalan nüfusu hanelerin oysa ki ürer biliriz eğer ki söz konusu evlenen genç insanlarsa […]