Sizi Severken Gördüler mi Hiç / Gürhan Gürses

Siz hiç çiğnediğiniz sakızı paylaştınız mı sevdiğinizle? Sakızdan balon yapıp patlattınız mı onun yüzünde? Burnunun ucuna sakız parçacıkları yapıştı mı? Sonra tutup ellerinden sevgilinin Öptünüz mü burnunun ucundan? Olur mu bu kadarı da demeyin! Sevdiniz mi her şey kalpten olur. Verdiniz mi yüreğinizi hepten verirsiniz. Kıyısına dahi siner sevdanız, izbesine… Yarasına değin, kabuğuna… Ilgıt ılgıt […]

İçim Gözyaşı Ülkesidir / Gürhan Gürses

Onu özlediğim vakit gökyüzüne bakardım ve içim aydınlanırdı. Güneşim olurdu. Karanlıklardan kaçıp sığındığım. Soğuklardan kaçıp ısındığım. Kimin sevdiği vardır böylesine günlük güneşlik? Güneşe eşti bende. O kadar muhteşemdi. Kokusunu duymak istediğimde bahçeye çıkardım ve bahçedeki bütün çiçekleri koklardım. Çünkü onun kokusu bahçedeki bütün çiçeklerin kokusunun toplamıydı. Kimin sevdiği vardır böylesine güllük gülistanlık? Cennet kokuluydu. Sanki […]

Ey Gecenin Şehinşahı / Gürhan Gürses

Geceye içini döken bir adam tanıdım. Karanlığı karanlık eden… Hüznü daha bir hüzünlü kılan… Acıya acı katan… ‘Her şey yalan’ der’di. Buydu derdi. – Ey ay! Karanlığın imparatorluğuna karşı çıkan ve aydınlığın bayrağını karanlığın tam da ortasına diken ay! Duyuyor musun beni? Kaybedecek hiçbir şeyim yok. Sevildiğimi zannediyordum aslında hiç sevilmediğimi anladım. Bunları zorla söylüyordu. […]

Beni Mezarıma Geri Götür / Gürhan Gürses

Mezardaydım. Soyutlamıştım herkesten kendimi. Saç sakal iç içe girmişti. Yemeden içmeden kesilmiştim. Bir deri bir kemik kalmıştım. Ne kimseyle görüşecek gücüm ne de biriyle dertleşecek dermanım kalmıştı. Diri diri kendimi gömmüştüm. Göğüm hep kapalıydı. Çiçeklerim hep soluktu. Ne bir eş vardı başımı aynı yastığa koyduğum, ne de bir arkadaş vardı ekmeği ortasından bölüp paylaştığım. Yaşamın […]

Bir İnsan Başkasini Nasil Sever Bu Kadar / Gürhan Gürses

  Bir insan başkasını nasıl sever bu kadar? diye sordu bana yanımda duran ve antik bir Yunan tanrısı heykeli gibi duran adam. Göğe baktığında onun resmini görürcesine, suya baktığında hâkeza… Hesapsız sever. Kitapsız. diye yanıtlayıverdim gayriihtiyari. Ama anlayamıyorum ya da bize nasip olmadığı için kabullenemiyorum bu sevmeyi. Heybesi kalbi olan bir adam oraya sadece sevgisini […]

Hep Bir Eksik Sevin / Gürhan Gürses

Hep sabit bir noktaya bakıyordu adam. Gözlerini hiç kırpmadan gelmesi gereken ama bir türlü gelmeyen birisini bekliyordu. Bir insan bu kadar mı tutkuyla beklenilirdi? Bir bekleme bu kadar mı güzel olurdu? Dakikalarca, saatlerce aynı noktaya bakmak her kalbin işi değildir. Ve bunu günlerce, haftalarca hatta aylarca sürdürebilmek de herkesin işi değildir. Gözleri yaşlanmıştı. Çok beklemekten […]

Sen Bana Hep Geç Kaldın / Gürhan Gürses

Alnındaki çizgiler yaşadığı onca hüznün yıllara tekabül eden birer çentiğiydi adeta. Dudağındaki yarı tebessüm tamamlanmamış bir sevdanın emaneten bıraktığı bir nişaneydi. Gözlerindeki hüzün ise yüreğinin tapu senediydi. İşte bu hüzün kılıklı, yalnızlık kokulu ve sessizlik dolu adam gömleğini yırtmış,  göğsünü yumrukluyordu sert bir şekilde. İçi sevda doluydu. Mahallenin ortasındaydı ama kabadayı değildi. Aşkını ilan ediyordu […]

Dağ Çiçekten Şikayetçi Olur mu? / Gürhan Gürses

Temmuzun asfalt eriten sıcaklığı gece yarılarını da buluyordu. Bir de buna yârin uzaklığı ve soğukluğunu eklerseniz halimin pek de iyi olmadığını göreceksiniz. Uyku tutmuyor bahane olarak sıcaklığı söylüyorum ama özde ise yârden ayrı kalışım var. Her dem taze yaram… İyileşmek isteyen kim? Oysa ben onu güneşim bilirdim. Sıcaklığını nimet kabul ederdim. Şimdi ne kadar da […]

Bir Buğday Tanesi / Gürhan Gürses  

Çok iddialısın böyle sevmek gerçekçi değil günümüz dünyası için. dedi ama yüreğimi bilmiyordu. Can içim, yüreğim kitap değil ki açıp okuyasın ya da defter değil ki kalemi eline gerekli yerleri düzeltesin. Ne kadar sevdiğimi bir ben bilirim, bir de Rabbim bilir, diye cevapladım ve devam ettim. ‘O zaman dedim seni iddiasız seviyorum.’ Nasıl? Dinle o […]

Çivit Mavisi / Gürhan Gürses

– Beni sev, sınırsız sev ama! Sende sevilmek dünyanın en tatlı yemişini yemek gibi bir şey olsa gerek, en tatlı suyunu içmek ve en tatlı havasını solumak… – O kadar değilim abartma! – Sen öylesin ki bana! Ne bir kelime fazla söylüyorum en de eksik, inan bana. Bütün kalbimle bunu söylüyorum. Dünyadaki bütün insanları bir […]

Yürek  Sesinin İzinde / Gürhan Gürses

Sizi hiç ama hiç tanımayan birisi sevildiğinize dair bir şeyler söylüyor ve buna neyin vesile olduğunu soruyorsa nasıl bir cevap verirsiniz ona? Sizde olan ve onda olmayan şeyin ne olduğunu merak ediyor ve sizin aşırı sevilmenizin ardında yatan gerçeğin ne olduğunu öğrenmek istiyorsa ona ne dersiniz? Sizin tarafınızda herhangi bir sorun yok görünüyor ama onun […]

Aşkın Ulviyeti Hakkında Söylenmece / Gürhan Gürses

  Şimdi sen bana bakarsın bir buzdağını eritirsin, bir ormanı yakarsın ve  bir okyanusu kurutursun . Yani demek istediğim şu ki benim güzel sevdiceğim; Sen bana bakınca Yağmur ormanıyken Afrika olurum. Cana kıymak nedir bilmezsin eminim ama farkında olmadan faili meçhulü olursun kalbimin. Bir yan bakışın dahi etimi sigarayla nokta nokta yakıp dağ etmek gibi […]

Bu Dünyada Aşkta Kaybeden Ahrette Kaybettiğini Kazanır / Gürhan Gürses

Yanına oturmuştum. Bana zamane bir derviş gibi geliyordu hali yahut bir münzevi… Dua ediyordu, benim farkımda bile değildi. Huşu içindeydi, huzur… Gözlerini kapamıştı, maneviyatın ikliminde dolanıyordu ruhu. Bir kartala benzerdi eğer teşbihte bulunsaydık ruhu için. Kanatları kocaman, gagası keskin mi keskin bir kartala. Öyle görünüyordu ama içini tahmin etmek zor değildi. Kanadı kocamandı, gagası sipsivriydi […]

Kalbi Kırık Olanlarız / Gürhan Gürses

Siz hiç sevdiği kadına yalvar yakar olan bir adama şahit oldunuz mu? Dağ gibi bir adama… Hani şöyle bir vursa un ufak edecek bir adama. Heybetinden gölgesi bile korkan… Gelip görün ki o dağ gibi adam nazenin bir kadının huzurunda çukurdan beter oluyor. Yüksekliğini yitiriyor, azametini kaybediyor, küçülüyor ve yok oluyor. İşte biz de buna […]

Kalpteki Siyah Leke / Gürhan Gürses

Süveyda’ymış adı, yeni öğrendim. Buymuş beni mahveden. Değermiş çektiklerime. Yüreğime nakşettim adını. Yüreğime kazıdım resmini. Kara saç, kara kaş, kara göz, ak tenine ne de güzel yakışmış. Perçemleri gerdanına değin inmiş, cilveli hali ile ceylanlar misali dolaşmakta kalp bahçemde. Bir melodi gibi sesi yayılır gülşene, bülbüller utanır şakımaktan, dut yemiş olur birden. Süveyda’ymış adı, ne […]

Sahi Bilir misiniz Pepuk Kuşunun Hikâyesini / Gürhan Gürses

Bahçeden bir ses geldi Pepuu, Pepuu diye. İçimi kasvetli bir hava sardı. Sandım ki Pepuk’un hikayesi geçek oldu. Sahi bilir misiniz Pepuk kuşunun hikayesini? Yüreğiniz yansın ister misiniz? Gözyaşlarınız aksın… Sızlasın içiniz her zerresine kadar. Gülerken ağlamanız tutsun, yaşarken ölmeniz. Giderken kalacağınız tutsun, sevilirken seveceğiniz. Dünyada ne kadar acı varsa hepsinin sancısı sende toplansın. Ve […]

Göğün Sancısıdır Özlem / Gürhan Gürses

                – Sendeki de özlem mi? diye sordum ben o yâre bir gün. Beni anlamazlıktan geldi ama o da soruma soruyla cevap verdi: ‘Bendekini ne sandın ya! Asıl benimkisi özlem! İnsan değer verdiği insanları özler. Onları her an için yanı başında ister.’ diye. -Yok canım daha neler? diye yanıtladım ve devam ettim: ‘Göğün sancısını hissediyorum […]