Ramazan Geldi / Hacer Ertürk

Selamlar dostlar gününüz ak olsun, Afiyettesiniz inşaellah? Kurulun koltuklarınıza Hasbihal edelim, malum çay kahve yok, olsun. Yokluk kıymet bildirir. Haftanın başı itibari ile kadim bir zaman dilimine girmiş bulunmaktayız, bildiğiniz üzre, onbir ayın sultanı ayların süsü rahmet örtüsü Ramazan… Ah nerde o eski ramazanlar diyecek yaşa geldik mi bilmiyorum ama insan gerçekten eskiyi özlüyor. Bunu […]

Pazar Mülahazaları / Hacer Ertürk

Günaydın dostlar sabahınız hayrolsun! Sohbet tadında bir sabah olsun inşallah, Sizce başarmanın yarısı nedir? Çaylar kahveler alınmıştır, koltukta rahattır, Soralım bakalım… Nasıl başarırız, selamla sevgiyle muhabbetle… Duvar kenarına sinmiş yenilmişlik, kol geziyor her yerde puslu korkular, içinde olmadığın bir öykünün kahramanı olamazsın, yazamaz hiç bir kalem yaşanmamışlığı, direnmemişliği, herkes kendi savaşının askeridir, herkes kendi mücadelesini […]

Pazar Mülahazaları / Hacer Ertürk

Günaydın dostlar güzel bir pazar gününden hepinize merhabalar,  bu hafta biraz sorgu,  biraz analitik biraz da kritik yaptık. Kahvaltılar yapılmıştır muhtemelen hadi alın çayınızı kahvenizi dertleşelim biraz, Neyiz ne değiliz? Nereden geldik nereye gidiyoruz? Yorumlarınızı bekliyorum Selamlar   ZAMANIN KARNINDAKİ NUR   “ZAMAN MEKAN TANIMAZDI İNANCIN CELLATLARI, YENİLMİŞ EKİN PARÇALARI GİBİ SAVRULACAKLARI GÜNDEN HABERSİZDİLER ÇÜNKÜ. .. […]

O Sensin / Hacer Ertürk

Şarabı sorsalar, adını derdim İrem’in bağında üzüm gibisin Anzerin balına tadını verdim. Arı süt mayası özüm gibisin Gönlüme taht kuran hüzün gibisin Üşüyor hasretim,sahrap donuyor Isınmak ne mümkün buzum gibisin Karardı yıldızlar, mehtap sönüyor İsli lamba alevim sızım gibisin Gönlüme taht kuran, hüzün gibisin Sormadın mevsime tufanın neden Kışları giyinmiş yazım gibisin Sahafa nagehan, ahşap […]

Aşk Sapağı / Hacer Ertürk

Çiçeğini aldatmayan ağaç,  her mevsim aynı   yemişi veren sadık çiçek,  akdin önemini sadece söz veren bilir.  Sadıklar her mevsim güneşi doğrular, sadık meyveler gibi. . . Bir nem değer toprak kokulu gökyüzüne, sızlar burnumun sütunları,  tam koklarken zamansız frizyaları. Burnuma bir nem değer gözlerimin kışkırttığı, ah toprak kokulu frizyalar, özledim yine ağacın dibindeki gökyüzünü… […]

Oğul / Hacer Ertürk

Yüzüme çarpıyor hüzün tanesi Sensiz baharları, saymadım oğul Dilindi bülbülün, en şahanesi Sesinden başka ses duymadım oğul Koynumda beledim taştan mı yastık? Duvarda çiviye,urbanı astık Mayınlar döşendi acıya bastık Mutluluk libası giymedim oğul. Gün aymaz sabahlar,güneş tutuldu Ekmeğim aşıma, zehir katıldı Yırttığım entarim,nere atıldı Üstümden siyahı soymadım oğul. Sanmasın aşkıya, ağlıyorum ben Atacak şafağı sayıyorum […]

 Damgalı İzler / Hacer Ertürk

Sadece sen eskitiyorsun eskiyle kendini, aynı adrese kilitleniyor tariflerin aynı kapıyı açıyor çilingir cümlelerin eksilenleri kimse koymuyor geri maziyle dertleşiyorsun. diken diken bir kin, öfkenle sarmaş dolaş dert azaltıyor herkesi mühürlü ve damgalı izleri sildiğini zannediyorsun kendini siliyor izlerin farketmeden… hatırladıkların kör etmiş zihnini dündesin hala… önünü göremiyorsun şimdi. ömür ağacına çakılan yaş çivileri yürüdüğün […]

Ne Yapsam Olmadı / Hacer Ertürk

Güvertesiz gemiyim,rıhtımını kaybetmiş Filikalarım hüzün taşır vahalara Tayfa tayfa hüzünlendiğim hüzzam Ben sensiz yapamadım Yıldızlardan talim ettim kaymayı Gündüzlerden güneş soydu yokluğun Canıma kilitlediğim ecram Kilitlendiğim körfez,kuytu koy deli mecram Ben sensiz yapamadım Bakışında ışıktım görmeyen göze geldim Kör oldum, Dile kattılar beni, yalandan söze geldim Lal oldum Asiydim her bakışa,önünde dize geldim Kul oldum […]

Kaybolan Akisler / Hacer Ertürk

Aynadaki suretimden kaçarken yakalandım sana… Koşarken hayatın dar koridorlarında.. Müphem çizgiler arasında, yaşanmışlıklar. Asimetrik bir hayatın yorgun yüzü Yaşadığın labirent, Vaveylası ayuka çıkmış Ellerinde iz yapmış demir parmaklıklar Kendine oynuyorsun, Ne kadar da aptalsın… Bir nevbahar, suzi dilara, Ve mahzuni bir suret Aynalar ah aynalar Ah şimdi Üsküdar, Çiseleyen yağmur, Katibimin uzun setresin de çamur […]

Kül Kokulu Bir Bayram / Hacer Ertürk

Gönülçelen hercai, bozkırlara mı daldın? Kokunu gönder bana,gül olayım bayrama Bakıp geçen firari,dağlara yar mı oldun? Kervanı gönder bana, yol olayım bayrama. Bir bayram neşvesine karışırsa kasvetin Senki tuba dalısın, ömür denen servetin Ellerimi tutar mı gidecekken nedretin Gönlünü gönder bana dil olayım bayrama. Yakınıma uzaksın uzağımda gizlisin Senki meftun akşama hem sazlı hem sözlüsün […]

Gardaş / Hacer Ertürk

Durur gitmez köyün en son çitine, İnanır o sanırda dünyanın bittiğine.                                           Ünzile ( Sezen Aksu) Kadın dar ayakkabı sıkar ise at gitsin Köyün en son çitini,dünyanın sonu bilsin Acının kundağısın, cefayı çeken milsin Gardaş! […]

Keşke / Hacer Ertürk

Sinsi bir yalnızlık, sinede acı Kapım çalınsa da karşımda bulsam Koca bir ormanda zakkum ağacı Çiçeğin olsam da dalında solsam. Virane yolcuyum sen misin hancı? İncecik sızına giden bir yolsam Aşkına eğilen selvi ağacı Gurbetin bağrında hasretin olsam. Gönlümde yoğrulup yorulan sancı Doludan kaçarken sana tutulsam Asırlık sevdamın çınar ağacı Ömrüne yazılmış kaderin olsam Sinemde […]

Hercai Menekşem / Hacer Ertürk

Sahra’da yürüyen Ceylan’a izsin Söyleyemem saklı yüreğe gizsin Notamda çınlıyan sesimde tizsin Umuda söyle de matemi silsin Hercai bu aşkı eller ne bilsin? Yazılmayan şiir, söylenmeyen söz Azade ruhumu tutuşturan köz Boş kalan çerçeve de sevdalı poz Kör olan gözümsün lal olan dilsin Hercai bu aşkı eller ne bilsin? Dalda çalı kuşum, ah bir uçarsan […]

Köz / Hacer Ertürk

Dinlemem yağmuru dalamam aşka Dağlanan demir mi bu defa başka Yağmurdan kaçarken, tutuldum sana Sert esen rüzgarım değme dünyama İstemem manzara artık kör baksın Dünyayı sel bassın bizi yel alsın Haram değmiş gözler, sen memnu aşksın Boşver unut gitsin, aşk bende kalsın Uzayan yollar mı sen mi ıraksın Mangaldaki közüm aşk-ı yasaksın Tutulmuş hareye gönlüm […]

Yüzünde İki Çift Nakışın Vardı / Hacer Ertürk

Tutuldu neyleyim bu deli gönül, Yüzünde iki çift nakışın vardı. Bağrıma saplanan ok mu hançer mi? Yerle yeksan eden bakışın vardı. Fırat kıskanırdı eğer görseydi. Yüreğe öyle bir akışın vardı. Anneyi arayan o çocuk bendim, Cami önlerinde seni dilendim. Ölüme çağırsan koşar gelirdim. Bir katre alev de seni severdim. Yüzünde iki çift nakışın vardı. Yüreğe […]