Şimdi Ayağa Kalk Hazreti İnsan! / Hanifi Yılmaz

Toplanırken ruhlar, bezm-i Elest’de Sendin o meclisin, hikmet varlığı Teklifi yüklendin, “evet” diyerek İmtihan sırrında, imkan verilen Kitaplar, Resûller ve Salihlerle Her devirde, donatılarak gönderilen Muhatap kılındın, şu yeryüzünde Esma-ül Hüsna ile süslenen sensin Meleklerle, salih amellerle beslendin Rahmeti sonsuz Yüce Rabb’ine İbadet ve kulluk için, imkan yüklendin Sen yaşadıkça açılır maveranın perdesi Kutlu miracın […]

Kalem Bulut Olur / Hanifi Yilmaz

Seyrederken penceremden Bulutlar yüklenmiş Ahır Dağını Nazlı bir gelin misali Bembeyaz karlara bürünmüş Mağrurane durur alımlı Güneşin parmaklarını kıskandım Bir fener gibi parlayan Bu nazlı muhteşem dağın Açıverdi bembeyaz duvağını Kalem dost olurken yalnızlığıma Yoğunlaşan bulutlara takıldım Hazineler yüklenmiş dağıtmak için Tek tek dökülür bembeyaz karlar Sonra yağmurlar toplanır bağrında Rahmet deryasından yağar da yağar […]

Âhengine Aldanma /  Hanifi Yılmaz

 -GAZEL- Ayrılığın zehrini, aşkı yaşayan bilir Zalim gurbet kahrını, yalnız yaşayan bilir Gönlümün feryadını, âsumana duyursam Derdimin dermanını, ummana dalan bilir O siyah gözlerinin, bakışına mecnunum Leylâ için kendini, çöllere salan bilir Sevdası olmayanın, paslanmaz mı dünyası Karanlıklar içinde, dönüp dolaşan bilir Çok ağlama ey gönül, zehrolur gözyaşların Siyah güller yetişir, onu koklayan bilir Hayalimde […]

Bir Gönüle Girse Gerek / Hanifi Yılmaz

-İLAHİ-   Ehli-i dile yol bulanlar Zikr-i hali bilse gerek Huzurda el bağlayanlar Boyun büküp dursa gerek Seherlerde uyanırsın Hak Mevlâ’ya dayanırsın Dualara sarılırsın Gözlere yaş dolsa gerek Aşk bahçemin bülbülüyüm Boynu bükük sümbülüyüm Sanki yaşayan ölüyüm Bütün güller solsa gerek Hamd sırrına gönül veren Yoklukta nimete eren Secdelere yüzün süren Hakk’a yakın olsa gerek […]

Ahsen Sevgili / Hanifi Yılmaz

-I- Tüm varlığa sebeptin Her devirde beklenen Sen! Müstesna güzellik Ruhlarımızda özlenen Ahsen sevgili.. Cebrail heyecanla kutlu doğumda İlan etti cihana, Muhammed’dir bu gelen Sevinirken melekler, dile gelir her yerden Sallallahu aleyhi ve sellem Teşrifinle dünyanın, Sen oldun efendisi Rahman ve Rahim’in, en gözde sevgilisi Hep yolları gözlenen, İncil’de Ahmed’sin Sen İsmin gibi cismin de […]

Sordum Kırmızı Güle / Hanifi Yılmaz

Gül dibine oturdum, geçmiş zamana daldım Gönül penceresinden, aşk-ı ummana daldım Açıldı tüm perdeler, canlandı hatıralar Geçti gitti yıllarım, bak yine yalnız kaldım Ne çok anı bıraktık, sevda sayfalarına Okumaktan yorulmam, kalbi hicrana saldım Sordum kırmızı güle, nerde şeyda bülbülün Dedi bende yalnızım, dinledikçe ağladım Yaslı suskun bülbülüm, Filistin vahşetine Katledilen bebekler, duydukça hastalandım Dedim […]

Bir Çıra da Sen Yak / Hanifi Yılmaz

İlim irfanla gel, hikmet bağına Bir çıra da sen yak, dostluk bilelim Nurlu selam olsun Hira Dağına Oku emri geldi, çok övünelim Kur’an’la açılır, paslı gönüller Bir çıra da sen yak, sevinsin diller Oku düşün fark et, kalem ne söyler Beşikten mezara ilim derelim İlmin kapıları, azme açılır Bir çıra da sen yak, ışık saçılır […]

Bir Pınar Ki / Hanifi Yılmaz

Sükûnetle… Bir pınar ki, aşk ile doğasıyla zikreder Soğuk suyu tükenmez, haznesi gayet derin Şırıl şırıl akarken, Mevlâ’sına şükreder İçen gönül şâd olur, tatlı güzel ve serin Ağaçlar yapraklar, zikrederek sallanır Arılar yuva yapar, petekleri ballanır Kuşların nağmesinde, aşka haber yollanır Âhengine karışır, sesleri çeşmelerin Zamanda bir mûsikî, ilâhî meşki sunar Kevser şarabı gibi, içen […]

Züleyha mısın? / Hanifi Yılmaz

Yine hüzün çökmüş, güzel gözlere Derin ummanlara, dalar gidersin Hasretin umudun, düşer sözlere Mısradan mısraya, akar gidersin Keder sarmış seni, masum bakmışsın Aşkın zindanında, mumlar yakmışsın Buldum sandığında, yalnız kalmışsın Yanlış kapılardan, bakar gidersin Çile dünyasına, erken girmişsin Acı hüzün hasret, tatmış bilmişsin Aşkın kapısından, gidip gelmişsin Umudu âhınla, yakar gidersin Derin âh edersin, kendi […]