Nezaket Dediğin / Dr. Hatice Kösecik

Köyün birinde adamın biri köyün en nadide, naif kızıyla evlenir. Nadide derken, hem fiziken hem de ahlaken… Gelenekler üzerine ilk günden itibaren adam bir kusurunu kollar ki onu dövebilsin, erkek olduğunu hissedebilsin kendince. Dövecek ki, otoriteyi ele geçirsin aklınca… Zavallı adam öyle görmüş ne etsin. Bir gün, iki gün, üç gün, bir hafta, bir ay, […]

Canan Altı Yaşında / Dr. Hatice Kösecik

Gözleri ağlamaktan kan çanağına dönmüş bir anne kalkar gecenin bir yarısı. Usul usul, sesizce. Sanki yeri incitmekten kaçınırcasına, yavaşça geçer koridoru. Uyanmasın kimse, duymasın vicdanının sesini, kör yangınını, öfkeyle kalkan sevgili yavrucuğuna vuran elleri… Pişmanlık uyutmadı onu bu gece, utanıyordu yaptığından, yön değiştiren öfkesine tahammül edemiyordu artık. Bu ikinci olmuştu, evet evet ikinci. Canım dediği […]

Kimine Göre Doğru / Dr. Hatice Kösecik

Çok kullanılan bir söz vardır, bilirsiniz. “ insan ne yerse odur.” Çok şey hatırlatır bilene bu söz, dikkat edilesi bir sürü noktanın olduğunu, ağzımızdan giren her lokmaya azami dikkat etmemiz gerektiğini,  insanın yedikleri sonucunda hem ruhen hem de bedenen etlilendiğini  gibi. Bu konuda hem fikir olduğumuzu düşünüyorum da, diğer konuyu sizlerin görüşünüze sunmaktan da kendimi […]

Benim Kalp Gözüm Açık / Dr. Hatice Kösecik

Elimde nedendir bilinmez defne dalı, bir ofisten içeri giriyorum. Güzel döşenmiş, iki odalı daireden girerken dikkatlice bakıyorum çevreme ki, bir ad, bir unvan görebilir miyim diye ama nafile, çabam boşa.  Sorduğumda neden bir tabela ya da orasının bir koçluk merkezi olduğunu belirten bir yazı bulunmadığını, bu şekilde bir yıldır idare ettikleri söylenir!!! Gayet güzel döşenen, […]

Sol Yanım Ağrıyor Annem! / Dr. Hatice Kösecik

Bugün dünyadaki ağacının gölgesinden sessizce yol alışının yirminci yılıdır annem! Sanki daha dün seni oturtum zorla tekli sallanan koltuğuna da; ”Hadi gel annem, seninle iyi anlaşan ana kız gibi, şöyle miss gibi kokan, yanında kuşlokumu kakuleli türk kahvesi içelim. Sen yeter ki otur karşıma da kız yine bana, söylen, ama içmesen de içiyor gibi yap. […]

Uçurumun Kenarındayım Anne! / Dr. Hatice Kösecik

“Hey sana diyorum, kalksana be. Senin evin, çocukların yok mu? Burası benim bölgem, rahat bırak beni. Yaylan hadi!” Hem söyleniyor hem de ayağıyla dürtüyordu kendi sokağında, kendi metruk binasında sızmış olan Oğuz’u. Hemen hemen iki günde bir gelir, ilacını çeker, kafayı da demleyince yatardı Cemal’in eski yırtık kanepesinde. Oysa daha yeni almıştı otu genç adam. […]

Sayın Cumhurbaşkanımıza / Dr. Hatice Kösecik

Halkın içinden, halkın gözünden yazmak istedim.  Bir hekim olarak, ettiğimiz yemin icabı da olsa gerek kimseyi dışlamadan tedavi etmek durumundayız. Yıllardır içimde olandır Eylül’ün ardından bize yeniden hatırlattıkları. Bu Cennet vatanda ne zaman insanlığımızı kaybettik te, gündüzün ışığında fenerle arar olduk diye düşünür dururum. Biliyorum ki, bir aile reisi evini zor idare ederken, bir okul […]

Eylül’ün Ardından / Dr. Hatice Kösecik

Duydum ki bir minik beden daha yol almış ötelere, konan göçmüş, göçen demir almış limandan sessizce… Duydum ki bir can, bir evlat, bir kardeş veda edemeden sevenlerine bindi yolcu gemisine. Sevinerek çıkılan sılahi rahim yolculuğu vedayla bitmiş bir yaz sabahı. Mevsim henüz hazan değilken erken gelivermiş minik Eylül’ün cansız bedeniyle sonbahar. Her bir çocuk ölümü, […]

Ben Sana Benziyorum Anne! / Dr. Hatice Kösecik

Gözleri karanlık gecenin içinden her an çıkabilecek ufacık bir ışığı arıyordu adeta. Yine üzgün yine ağlamaklıydı yüreği. Oysa izin yoktu ona, ağlayıp da aileyi üzmeye izin yoktu. Duygularını bastır bastırabildiğin kadar diye öğrenmişti annesinden. Aynur hemşire de aynısını yapıyordu işte. Hem de tam da annesinden kopyaladığı gibi. Yıllar yılı kızdığı annesine ne çok da benzemeye […]

Diril Ey Kalbim! / Dr. Hatice Kösecik

Ey kutlu ay! Özlemle bekledik, ne güzel kutlu geldin, sessizce gidiyor musun? Gönülleri mamur ederek, ruhumuzu yükselterek, kalbimizi dirilterek mi gidiyorsun? Bu ümmetin ihtiyacı var, temizlenmeye, samimiyete, bir ve beraber olmaya. Her gün misafir ettik seni, belki layıkıyla edemedik. Ama biz seviyoruz seninle olmayı. Açıkta olmayan bir ibadettir oruç, tutup tutmadığını Allah bilir, mükafatını kat […]

Gecenin Karanlığı İçinin Yangısını Yansıtıyordu / Hatice Kösecik

Ortalık zifiri renk almıştı adeta. Sanki yıldızlar küsmüş, kendilerini imha etmişlerdi. Söndürmüşlerdi ışıklarını kırgın gönle ağlıyorlardı. Yine yapmıştı yapacağını kocam dediği adam Zeynep’in. Kıyasıya vurmuş, hıncını çıkarmıştı bir zamanlar ‘çılgın gibi seviyorum’ dediği kadına. Vurdukça siniri daha da artmış kendini kaybetmişti Ahmet. Zeynep on yedi yıldır, evliliğin ilk üç ayı geçip gerçekleri gördüğü andan beri […]

Melekut Alemine Açılan Kapıdır / Dr. Hatice Kösecik

Melekut alemine açılan kapıdır oruç. İşte geldi geliyor derken onbirinci günü de geçirdik sessizce. Hem özlenendi o, yolu da heyecanla  gözlenen. Manevi iklime adım attığımzda tertemiz olacağız diye söz verilen. On bir ayın sultanı. Müslümanların ektiklerini toplama ayı. Bedeni dinlendirebilmek için tam bir fırsat. Yüce Yaratıcımızın biz kullarına ikramı. Bir derlenme, toparlanma süreci. Ramazan ayına […]

Kulağa Küpe Olsun Diye / Dr. Hatice Kösecik

Akupunktur tedavisi  ve aynı zamanda aile danışmanı olarak görev yapan bir tıp doktoruyum. Bir gün ofisime korktuğu her halinden belli olan lise öğretmeni Nermin Hanım girdi. Geliş sebebi sekiz yıldır çektiği baş ağrılarıydı. Gerilim tipi baş ağrısı olan öğretmenimiz bir dost tavsiyesi üzerine hacamat yapan bir hanım şifacıya gitmişti geçen hafta.  Bize geliş sebebi ise […]

Ana Kokusu Itır Kokusu

“Bacaklarını kıracak teneke sobada yakacağım senin. O çarpık çırpık sopa bacakların var ya, çıtır çıtır ederken zevkten dört köşe olacağım ben. Hangi delikte olursan ol bulacağım seni. Neredesin kız sümüklü, neredesin? Çık ortaya da yorma beni, yoksa sana edeceğimi bilirim ben.” Kalafatın parmak kıranı, Deli Zeyno çıldırmıştı sanki, kabına sığamayan nehir misali. Kızgınlığı da fazla […]

Seviyorum Diyemedim / Dr. Hatice Kösecik

“Hadi babam.” dedi oğlu. ”Vakit gece yarısını geçti, gitmeliyiz, evden beklerler. Vedalaş annemle. Rahat uyusun yerinde, bu dünyada dinlenemedi sevgili anacığım, çilekeş anacığım. Yerinde dinlendirsin Rabbim onu. Hadi babam kalk gidelim artık, bak iyice soğudu hava, romatizman azmasın bir de, annem kırılır bana bakamadım sana diye. Üzmeyelim onu haydi babam.” Oturduğu yerden biraz zorlanarak biraz […]

Bir Daha Yapmam Anne! Söz! / Dr. Hatice Kösecik

Kapatma anne ne olur, bir kere de affet annem. Banyo çok karanlık, hem de çok, su damlacıkları alay ediyorlar benimle. Gülüyorlar bana, annesi yine kapattı zavallı Esra’yı diye birbirlerine gösteriyorlar. Söz sana bir daha çoook çalışacak 100 alacağım. Soruyu tam okumamışım, böyle hatalar olurmuş, öğretmenim de söyledi. ”Seksen beş kötü bir not değil. ” dedi […]

Sevda Hanım (4) / Dr. Hatice Kösecik

Sevdiğiniz insanla geçirdiğiniz huzurlu ve mutlu günlerin tadını başka hiçbir yerde bulamazsınız. Aile dediğimiz, aynı hamurdan yoğrulduğumuz, aynı değer yargıları ve koşulları içinde yaşayıp yetiştiğimiz bireylerle oluşturduğumuz bir yapıdır. Aile dışındaki bütün bağlar yanıltıcı ve de geçicidir. Tüm arkadaşlıklar, komşuluklar, iş ilişkileri, gönül bağları, aşklar, sevdalar gelir geçer.  Bir gün olur hatıra bile gelmez yaşanmışlıklar. […]

Sevda Hanım (3) / Dr Hatice Kösecik

  İnsana yaşama sevinci veren tatlı bir bahar havası var bugün. Baharla beraber yeşillenen ağaçlar rengarenk çiçekleriyle ümit veriyor sanki.  Yaşam sürekli bir değişim içinde. Her şeyin bir başlangıcı ve de bir sonu var. Tüm ağaçlar bir tohumla başlar ve zamanı geldiğinde tekrar toprağa dönüşür. Kaya parçaları oluşur ve de yok olur.  Sonra yine oluşur. […]