Yanıldık / Havva Kalaycı

Sustuğumuz yerlerden sürekli kırıldığımız zamanlardı Sönmüştü içimizdeki o titreyen kandil O uzun hayat yürüyüşünde kalakalmıştık Ayın şavkıyla… Bir tek çocukların anlatacak masalları olur Sadece çocuklar masal anlatsın” derdin. Adını bilmediği çiçekleri toplayıp Tozlu bir duvar dibinde günü uğurluyorlardı onlar. Yıkık bir duvar ve karanlığa karışan akşam ezanlarının sesi geliyor aklıma… Göç eden kuşlardan söz ederdin […]

Fıtrat / Havva Kalaycı

Hep tırnaklarını görüyorduk insanların Taşlarla dolu uzun bir yolda yürüyorduk onlarla Bil cümle iyilikten güzellikten doğruluktan söz ediyordu yediden yetmişe Taşlı yoldan geçerken birbirlerine minnetini bildiriyorlardı Çünkü menfaat insanın kulağına fısıldanmıştı… Benlik sürüklenirdi dilin ifadelerinde Dilden harfler dökülürdü Harfler dönerdi esassız cümlelere Cümleler cama vuran doluya dönerdi En büyük tahribatı alırdı insan İyilerin ezildiği bir […]

Hayat Yolu / Havva Kalaycı

Hep tırnaklarını görüyorduk insanların Taşlarla dolu uzun bir yolda yürüyorduk onlarla Bil cümle iyilikten güzellikten doğruluktan söz ediyordu yediden yetmişe Taşlı yoldan geçerken birbirlerine minnetini bildiriyorlardı Çünkü menfaat insanın kulağına fısıldamıştı… Benlik sürüklenirdi dilin ifadelerinde Dilden harfler dökülürdü Harfler dönerdi esassız cümlelere Cümleler ekini vuran doluya dönerdi En büyük tahribatı alırdı insan İyilerin ezildiği bir […]

Dağınık Akşamlar / Havva Kalaycı

Belleğimizdeki üzüntü endişe bazen durakalıyor. Hiç aksatmadan izlediğim dizi öyle gelişi güzel okuduğum kitaplar yüzünden… Öyleyken garipliklerime tahammül edemediğim günlerde başından ayrılamayacak filmler ve kalın, kalın kitaplarım olsun isterim… Çaydanlığa, şekerdenliğe çiçekler ekerim. Köşedeki dilenciyi sokağın delisini izlerim. Molalar veririm kendime… Küçük, küçük… Bir bahane bulup herkesi affetmek için. Yaşamaya koyulmak için. Ocağın altını açık […]

Bayram Ziyareti / Havva Kalaycı

Gittiğime pişman değilim. Onu çok derinden inceliyorum. Oda beni. Yetmişine yaklaşmış. Ama hala yüzü aydınlık… Kendimi esmerleşmiş yüzümle ondan daha yaşlı hissediyorum. “Ne ikram edeyim?” diye soruyor. İkrama gerek yok konuşsun yeter. “Zahmet etmeyin. Şekerimizi alıp gidelim.” “ Ne zahmeti… Sana kahve yapayım.” Kırışmış elleriyle yaptığı köpüklü kahve bayram şekerinden evvel geliyor. Başörtüsünü düzeltip karşıma […]