Misaline Misal / İsmail Aykanat

  gözlerindir gözlerden gözlerimi gözeten yarınların rengini sordu benden gözlerin bu ülkede sırtımda taşıdığım yarayı gün gelir de sorarım misal gülüşlerinden aşkın visale döner saçın dalgalandıkça dudağın gülistana yapraklarım dökülür hazan bahara koşar bahar öper hazanı aşka küsen suhanım yağmuruna kandıkça sen odanda nefreti büyütsen harlanırım ben burada sevgilerin en hasını kuşansam adını aşk koysan […]

Ya Tahammül Ya Sefer / İsmail Aykanat

yolda sesler elendi geçildi dehlizlerden düştü elimden sevgi ansızın telefonda ölü bir diriliş nedir bu Allah aşkına seviyorum işte olmasa barışık antolojilerde yerim sevmezdim hiçbirinizi vallahi adı adıma çakılı kaç kızdan geçtim kaç kadından işte karşınızda suçum yoktu hiçbirinde terk etmek şiirindir ben şiirin kendisi şiir gibi yaşadım gerçekten hayatî gazel ile sunuldum darağacına yolda […]

Yoksulun Aşkı / İsmail Aykanat

kapıları kapattınız üstümüze bize bir öğün bile özgürlük tanımadınız kir pas içinde yattık uyanmak ihtimal dışıydı yağmurları giyindik tenlerce biz buna özgürlük dedik alın yazımız – – kabullendik bir yoksulun yağmurunu yanlış mı yaptık şair amca söyler misin şair amca siz varsıllar yüzünden uçurumlar çizdik Allah ile aramıza bilmedik nedir kulluk o sürüyle verdi bize […]

Gittin / İsmail Aykanat

gittin has bahçemizden ılık gülüşün gitti hangi köşesine koştuysam güzün bahtımda derin yara hiç gizli sevemedim âşikâre çıktık seninle kuşları vurulmuş o şehirde gittin derelerimiz aykırı yollara gitti tenha bırakıldım bütün gazellerde sensiz bensiz bahtsız bir şair ile herkeste bir tenhalık bir tenhalık ancak benim tenhalığımda kayıp gülüşün vardır dokunsam bahar gibi kımıldanışın öpüşün sarışın […]

Şairin Aşkı / İsmail Aykanat

toprak öperse bir şairi en çok seven o olur bir ceylan rüya gibi akar ardından ince bir nef’Î’dir sesim ibrahim’den kalan kehribar bir tesbih gibidir zaman mansûr bütün dillerde çatıdan itilerek tadılan büyük bir suskudur nihayet ve girer bir güz gibi gökkuşağından şair bütünleşse toprak olup güzelleşse sancılarından bir ırmak çağlar çağlar içinde tersine akan […]

Yüreğimi Kanırtan Rüzgarlar Nereli / İsmail Aykanat

bana bir bulut getir bir bulut da sulardan ıslak ıslak baksın ıslak ıslak yüzüme roza sonra bir bakraç al eline bir bakraç kırdan ağlama sızlanma geçip de yoldan irmiya şimdi saat kaçtır haberin var mı irmiya saat/siz olmuş artık bütün gecelerimiz kestaneler kavurduğumuz ince sobada aharlanmıştır belki nisan gibi evimiz bir tüfek bir duvar ve […]