m_latif_bakis_0

Eriyen Çiçekler / M. Latif Bakış

Ocak ayının ilk haftasıydı. Kış mevsimine çoktan girilmiş olmasına karşı henüz kar yağmamıştı. Her gün güneşin, pencereden halıların üzerine serpilen ışıklarıyla aydınlığın dolduğu odada, kafesteki kuş gibi yüreğiyle küçük Zübeyir pencerenin gerisinden dünyayı seyrederdi. Her seferinde de gözüne ilişen kendince hayretengiz durumları ‘anneeeee!…’ derin çığlığıyla ve heyecanla anlatırdı bir nefeste; “anne baak! Kuşun da annesi […]

mlatif_bakis_0

Akşamın O Son Demleri / M. Latif Bakış

Savruldu üzerimden asırların tozları Şakaklarımda kar var, kirpiğimde katresin. Donuyor bende fikir, iğreti-insicamlı Ve sen hala akşamın o son demlerindesin. İlmek ilmek acılar fosilleşti alnımda Günahların sancısı renk oldu yanağımda Ben gönlümü kapattım tozpembe sevdalara Ve sen hala akşamın o son demlerindesin. Bir hamlede demini yudumladığım çayım Kanımın sıcağında erittiğim şekersin. Zamanı durdurmuşum, ne sende, […]

latif_bakis_ucuncu_dunya

Üçüncü Dünya (Sılasız Gurbet) / M. Latif BAKIŞ

Bir karanlık iklimin içindeyim ben şimdi Rahmet sağanakları izaleye yetmiyor Güneş küsmüş mü bilmem, bilmem küstüren kimdi Bu iklimde ruhlara neden ışık sızmıyor?.. Râ’d-ı Semâ ile gel titret kalp cidarımı Nemrut gibi ateş yak erit günahlarımı Haydi, uzat elini; bırakma beni bana Bûse ile muştula çatlak dudaklarımı!.. Yapraklardan hışırtıyla gel ve kulağıma dol Yağmursuz bir […]