Beyaz Arabalı Genç / M. Latif BAKIŞ

Bir zamanlar toy bir delikanlı vardı, yüreği sevgi ve iyi niyetle dolu. Kıt kanaat geçindiği dünyada ne bir beyaz atı vardı ve ne de beyaz bir arabası… Ama engîn hülyaları vardı. Kainat kadar geniş yüreğinin en ücra köşelerinde gezdirirdi sevdiklerini. Hayalini gâh kanatlı bir boynuzlu at yapıp gökyüzünden ay ve yıldızlar devşirirdi sevdiklerinin saçlarına; gâh […]

Kadın Hakkı Kavramının Tahlili / M. Latif Bakış

“Kadın Hakları” ifadesi, kadına yapılabilecek negatif ayrımcılık ve cinsiyet ayrımının başka türlü bir izahıdır. Kadını insan olarak görmemenin “kadın” adı kullanılmak suretiyle izharıdır. Menşe’ itibariyle Batılı olan bu yaklaşım tarzı, derinliklerinde yatan tarihsel vahşet ve gayr’i-insani muameleden beslenir. Ruhunun olup olmadığı; insan mı-hayvan mı olduğu; köle mi-hür mü olduğunun tartışıldığı bir toplumda, kadının da haklarının […]

Eriyen Çiçekler / M. Latif Bakış

Ocak ayının ilk haftasıydı. Kış mevsimine çoktan girilmiş olmasına karşı henüz kar yağmamıştı. Her gün güneşin, pencereden halıların üzerine serpilen ışıklarıyla aydınlığın dolduğu odada, kafesteki kuş gibi yüreğiyle küçük Zübeyir pencerenin gerisinden dünyayı seyrederdi. Her seferinde de gözüne ilişen kendince hayretengiz durumları ‘anneeeee!…’ derin çığlığıyla ve heyecanla anlatırdı bir nefeste; “anne baak! Kuşun da annesi […]

Akşamın O Son Demleri / M. Latif Bakış

Savruldu üzerimden asırların tozları Şakaklarımda kar var, kirpiğimde katresin. Donuyor bende fikir, iğreti-insicamlı Ve sen hala akşamın o son demlerindesin. İlmek ilmek acılar fosilleşti alnımda Günahların sancısı renk oldu yanağımda Ben gönlümü kapattım tozpembe sevdalara Ve sen hala akşamın o son demlerindesin. Bir hamlede demini yudumladığım çayım Kanımın sıcağında erittiğim şekersin. Zamanı durdurmuşum, ne sende, […]

Üçüncü Dünya (Sılasız Gurbet) / M. Latif BAKIŞ

Bir karanlık iklimin içindeyim ben şimdi Rahmet sağanakları izaleye yetmiyor Güneş küsmüş mü bilmem, bilmem küstüren kimdi Bu iklimde ruhlara neden ışık sızmıyor?.. Râ’d-ı Semâ ile gel titret kalp cidarımı Nemrut gibi ateş yak erit günahlarımı Haydi, uzat elini; bırakma beni bana Bûse ile muştula çatlak dudaklarımı!.. Yapraklardan hışırtıyla gel ve kulağıma dol Yağmursuz bir […]