Takıla Durdu / Medet Bilik

Gözlerin diyorum Bir yangının mavisi Dudak uçurtur Kara toprağa En mavisinden bir gülüş Kökü ince, dalları meyvesiz Kara toprakda Hayat dilenir Öyle mahzun öyle ümitsiz Gözlerin diyorum Mualla bir makamda Bir mavi doğurur Sancılı bir cemreyle Düşer fezaya Ne ay ne güneş ne de yıldız Orada yanlız Baki bir mavi bulunur Gözlerin diyorum Hezeyan bir […]

Isırın Dilinizi Yarınlar / Medet Bilik

Isırın dilinizi yarınlar Ne gurbetler göreceksiniz Gün aydınlığa kavuşsun hele Belki güneş doğuran bir şafakta Aydılığa yol bulacağım Yarını bekleyen çocuklara Dicle’den güneş doğuracağım Isırın dilinizi yarınlar Bugünün güneşi ihtiyarladi Taze kanlar var şafaklarda El değmemiş, öyle temiz Dicleyi, fırata kıskandırır Isırın dilinizi yarınlar Ve hey koca firavunlar Bugün Musa’lar doğdu Hepsinizi diclede boğacaklar Isırın […]

Elif, Dal ve Mim / Medet Bilik

Bir “elif” işlense gökyüzüne Kıyam ettirse yeryüzüne İnsan döner belki özüne Ay “dâl” oldu bu gece felekte Rükû eder melekler gökte İnsan rükûya vermiş sekte Bilmek istersen sırrı cihanda “Mim” olacaksın bu zamanda Aşkla yanacaksın secde anında Bir “elif” bir “dal” ve “mim” gerekir Varmak istersen huzura bu ne kir Adem gibi özünde olacaksın bakir […]

Hayli Zaman Oldu / Medet Bilik 

Durup saydım, ben takvimleri Sen gideli, nice güneşler soldu. Bir ah’a döktüm, şu mevsimleri Senden geçeli, hayli zaman oldu. İhtiyarlığa gebe, şu koca ömür Fîrakınla ömür, kahırla doldu Bıraktın anlımda, bir kara kömür O karayı sileli, hayli zaman oldu Dönme, senle istemem artık visali Kurduğum fasıllar, dizimde soldu. Bizimkisi beyhude, bir aşk misali O fasılları […]