Taze Ekmek Kokusu / Mustafa Alagöz

İlkbaharda renkarenk çiçeklerle bezenen yazın ise güneşte bozaran, bir yamaçta kurulmuş bir köyün okulunda çalışıyordum.  Köyün nüfusu arttıkça, tek katlı iki derslik ve müdür odasından ibaret olan okul yetersiz kalmış, aynı bahçede farklı tarihlerde iki ayrı derslik daha yapılmıştı. Okulun çeşmesi, bahçede olup kışın etrafa sıçrayan suların donması ile oluşan kristal bir tepenin içine gömülür, […]

Benim Dergilerim / Mustafa Alagöz

Okuldaki odamda oturuyorum. Öğretmen arkadaşlarım odama giriyor.  Ya da velilerden, eğitim camiasından birileri… Sohbet ediyoruz. Masamda güncel edebiyat dergilerinden yığınla birikmiş. Yeni sayıları gelince önceki sayıları öğretmenler odasına bırakıyorum. Arkadaşlarım okusun diye, öyle de oluyor… Odamda misafirlerim çay kahve içerken gözleri bu dergilere takılanlar oluyor. Mesel, Mavi Yeşil, Beyaz Gemi, Adam, Kün, Mor Taka, Yolcu, […]

Adalarda Mimozalar Açmış Olacak / Mustafa Alagöz

aylardan nisan adalarda mimozalar açmış olacak mimozanın sarısı beni kokusu ile sarhoş edecek masamdaki vazoda bir demet eksik olmayacak mimozanın kokusunda kimin ahı var insanı böyle çarpan hiçbir zaman belli olmayacak boğazın iki yakası sürre alayı gibi bezenmiş olacak fethi paşa korusu buram buram kokacak boğaz rengini gene benim gözlerimden alacak akşam aşiyanda, dergaha gidilecek […]

Bir Serçeler Uçuşur / Mustafa Alagöz

Görmelisin bu mevsimde güz rüzgarları soğutur yüce yaylaları, dağ içi ovalarını, kerpiç hisarlı kayısı bahçelerini… duldasıdır hayatın, duldası çürüyen arpalar geniş tarlalarda diz boyu kar var sınırlarını çim hisarların ve iğde ağaçlarının belirlediği uzak tarlalarda güz arpası ekilmiştir duldasıdır durgun aras nehrinin en kıvrımlı kıyıları yılkı atlarının bir serçeler uçuşur görmelisin, renklerini ekşitmiş yaban söğüdün […]